Kaderin Yazgısı

Bugün günlüğüme yazmak istiyorum çünkü hayatımın en dokunaklı hikayesini paylaşma ihtiyacı hissediyorum. Her şey, beş yıl önce eşimi kaybetmemle başladı. Ayşe’yi uzun ve zorlu bir hastalık sürecinin ardından toprağa verdim. Kırk sekiz yaşında dul kalmıştım. Herkes “Daha gençsin, yeniden evlen, mutlu ol” diyordu ama ben hep aynı cevabı veriyordum: “Ayşe gibi birini bir daha bulamam. Belki daha iyileri vardır, belki daha kötüleri ama onun gibi birini asla…”

Küçük kardeşim Serhat’la aramızda on beş yaş fark var. Annem uzun yıllar ikinci çocuğu doğuramamış, sonunda umudu kesmişken Serhat dünyaya gelmişti. Ona adeta bir baba gibi baktım. Anne babamız vefat ettiğinde Serhat henüz yirmi birindeydi. Onu okutup evlendirdim. Ama kader garip şeyler yazmış olacak ki, ben eşimi kaybederken Serhat de karısından ayrıldı.

Her akşam evimin yanındaki parkta yürüyüş yapardım. Ayşe’yle de böyle akşam yürüyüşleri yapardık. Bir akşam parkta gözyaşları içinde bir genç kız gördüm. Yanına oturdum. “Adın ne kızım?” diye sordum. “Elif” dedi titreyen bir sesle. Anlattığı hikaye yüreğimi parçaladı. Annesi alkol bağımlısı olmuş, evlerine gelen yabancılar yüzünden evini terk etmek zorunda kalmıştı. Hemşirelik okuyordu ama artık gidecek yeri yoktu.

O gece Elif’i evime götürdüm. “Bana kızım gibi bakabilirsin” dedim. Gerçekten de öyle oldu. Ev işlerini üstlendi, yemekler yaptı. Akşamları sohbet ederdik. Zamanla hislerim değişti. Bir gün yemekte “Seni seviyorum Elif, benimle evlenir misin?” diye sordum. O da bu duygulara karşılık verdi.

Bir yıl sonra oğlumuz Deniz doğdu. Hayatım anlam kazanmıştı. Ta ki Serhat ziyarete gelene kadar… Kardeşim Elif’i görür görmez ona aşık oldu. Aralarında gizli bir gerilim oluştu. Serhat bir gün “Bizim aramızda bir şey olamaz, abimi incitmemeliyiz” diyerek aniden ayrıldı.

Sonra talihsiz bir gün, işten hastaneye kaldırıldığım haberi geldi. Kalp krizi geçirmişim. Elif hastaneye koştu ama doktorların söyleyecek bir şeyi yoktu. Serhat hemen geldi, cenazemi organize etti. Elif onu geri gönderdi. Bir gece rüyamda gördüm Elif’i ve Serhat’i. Elimdeki yüzüğü çıkarıp Serhat’e verdim. Sanki onları kutsuyordum.

Ertesi gün Elif, Serhat’i aradı. Beraber mezarlığa gittiler. Mezar taşındaki fotoğrafta gülümsüyordum sanki. “Bak Serhat, abim bize kızmıyor” dedi Elif. Bir yıl sonra kızları Defne dünyaya geldi. Deniz küçük kardeşine bayılmıştı, ona oyuncaklarını veriyor, “Ne zaman benimle oynayacak?” diye soruyordu. İşte böyle… Kader bizi böyle birleştirdi. Şimdi huzur içinde yatıyorum, çünkü biliyorum ki sevdiklerim mutlu.

Rate article
Lifequest
Kaderin Yazgısı