Oğlum babasına geldi: “Boşanma davası açıyorum, bıktım! Annenin hakkı – karım tembel. Kendim ne kadar daha kazıma yapabilirim?”

Mehmet, İstanbulun sisli sokaklarından birinde babası Ahmetin yanına yürüdü:
Boşanıyorum. Annemi, yani Ayşeyi artık dayanamıyorum. O kadar tembel ki, her şeyi tek başıma kazıyorum!
Affet beni, evladım dedi Ahmet, gözleri bulutlu bir gökyüzü gibi.

Neden?
Çünkü annene karşı hep nazik davranamadım. Bu benim suçum; içindeki karanlık köşe, boşanma düşüncesiyle besleniyor
Ne, boşanmayacak mıyız?
Hayır, asla Bu düşünceyi bir daha aklından bile geçirme.
Sonuna kadar dayanacak mıyım?
Dayanmak zorunda değilsin Sen onu dayanmıyorsun, ona karşı tutumun bozuk. Kendini değiştir, etrafın da değişir.

Nasıl değişirim?

Tanrının öğrettiği gibi eşine bak. O, senin için bir lütuf, bir neşe kaynağı Çocukların annesi, narin bir çanak, Tanrının ellerinde sana verilmiş, nazikçe tutman, koruman gereken bir şey. Diğer her şey önemsiz!
Eğer bugün bir işi yapamıyorsa, zamanla öğrenir. Sen de hâlâ her şeyi bilmiyorsun, öğrenmen gereken çok şey var
Bir şey yetişmezse, onun zayıflığını kendi gücün ve sevginle sar. Bilmediği bir şey varsa, akşam çay fincanının buğusunda, omzuna nazikçe yaslanıp anlat. Yolunuz sadece size ait, sevginiz sadece size. Sana nefretle bakan gözler evinizin düşmanıdır.

Bu düşman annenden, kardeşin Candan ya da en yakın dostun Aliden bile olabilir. Onları yargılama. Bağışla. Her birine, eşin için, sevgin için, gerektiğinde düşünmeden ölecek kadar kararlı olduğunuzu, ama ailenize asla kötü bir sözle dokunmayacağınızı hissettir.

Senin ve annen de ayrılmak mı istediniz?
Biz de zaman zaman, yardımsız da olsa, çok kavga ettik.
Saçma ve gururlu idik Siz başka bir hayat yaşıyorsunuz. Tanrı sizi kimse kovmaz. Ondan hikmet isteyin. Birbirinize taviz verin Birbirinizi acıyan ve neşelendiren olun Sevgi, eğer bilmezseniz, zamanla büyür. Onun büyüklüğünü, kıymetini sadece derin bir yaşlılıkta, akşamları aynı eşinizi omzunuzda nazikçe sararken, kelimelere ihtiyacınız kalmadan göreceksiniz.

Bonus

Mehmet bir an için sustu. Uzun bir sürenin ardından, karısına bir sorun gibi değil, aynı yorgunluk, aynı zayıflık ve aynı sıcaklık ve destek bekleyen bir insan olarak baktı.
Kendini, sadece kusurları gördüğü için utanıyordu, oysa gözlerinde bir zamanlar sevincin ışığını yakan o güzel gözleri görmemişti.

O gece, evine dönerken bir kelime bile söylemedi. Sadece yaklaştı, Elifi kucakladı ve fısıldadı:
Beni affet. Sana hayatımın en değerli hediyesini görmemiştim.

Elif şaşkına döndü, ama gözlerinde bir kıvılcım belirdi bir zamanlar kalplerini birleştiren o aynı ışık.
Çok söz gerekmedi. Sadece sessizlik, bir dokunuş ve hâlâ birlikte olduklarını hissetmek.

Çünkü gerçek sevgi yok olmaz; bazen birikmiş kırgınlık ve günlük dertlerin altında uyuyakalır. Ama ona ilgi, sabır ve şefkatle su verirsen, yeniden uyanır ve ilk günkü kadar, hatta daha da güçlü olur.

Rate article
Lifequest
Oğlum babasına geldi: “Boşanma davası açıyorum, bıktım! Annenin hakkı – karım tembel. Kendim ne kadar daha kazıma yapabilirim?”