Oğlum seni sokağa atarsa şaşırma,” dedi kaynana, bu evin kimin olduğunu unutarak.

“Kavga edersen, oğlum seni sokağa atar,” diye bağırdı kayınvalide, bu evin kime ait olduğunu unutarak.

“Elif, yarın akşam yemeği için lahmacun yap,” dedi Sevgi Hanım, mutfağa girip masaya oturarak. “Uzun zamandır doğru dürüst bir şey yiyemedim, hep garip yemekler pişiriyorsun.”

Elif, akşam yemeği için köfte kızarttığı ocaktan başını çevirdi. Kayınvalidesi her zamanki hoşnutsuz ifadesiyle oturmuş, bildik bordo kazağını düzeltiyordu.

“Lahmacuna alerjim var, Sevgi Hanım,” diye cevapladı Elif sakin bir sesle, köfteyi çevirerek. “Yapmayacağım.”

“Ne demek yapmayacaksın?” diye keskinleşti kayınvalidenin sesi. “Sana söyledim, red mi ediyorsun? Kim olduğunu sanıyorsun da bana karşı geliyorsun? Benim zamanımda gelinler büyüklerine saygı gösterirdi!”

“Bu saygı meselesi değil,” dedi Elif, tavanın yerini değiştirerek. “Lahmacun yaparsam alerjim tutar. Bu kadar istiyorsan kendin yap.”

“Kendim mi yapayım?” Sevgi Hanım sandalyeden fırladı. “Ben senin hizmetçin değilim! Evin hanımı sensen, söylediğimi yap! Alerjin de bahane. Hamurla uğraşmaya üşeniyorsun sadece!”

“Sevgi Hanım, üşenmekle ne alakası var?” diye döndü Elif kayınvalidesine. “Her gün yemek yapıyorum, temizlik yapıyorum, çamaşır yıkıyorum. Ama lahmacun yapmayacağım çünkü fiziken yapamam!”

“Yapamaz mısın, yapmaz mısın?” diye yaklaştı kayınvalide, gözlerini kısarak. “Oğlum seninle evlendi diye bana hükmedeceğini mi sanıyorsun? Bakalım bu evde asıl söz sahibi kimmiş!”

Koridorda anahtar sesleri duyuldu Murat eve gelmişti. Sevgi Hanımın yüzü anında acı çeken bir ifadeye büründü.

“Murat, oğlum,” diye koştu ona. “İyi ki geldin. Eşin iyice küstahlaştı! Lahmacun yapmasını istedim, bana karşılık veriyor, reddediyor!”

Murat ceketini çıkarıp eşine yorgun bir bakış attı; o, ocak başında gergin bir yüzle duruyordu.

“Elif, ne oluyor?” diye sordu, ceketini dolaba asarak. “Neden anneme karşı geliyorsun?”

“Lahmacuna alerjim var, Murat,” dedi Elif sessizce. “Sevgi Hanıma açıkladım zaten.”

“Alerji mi? Ne alerjisi?” diye elini salladı Murat. “Anne, merak etme. Elif yarın lahmacun yapacak. Değil mi, canım?”

Elif sessizce kocasına, sonra zaferle gülümseyen kayınvalidesine baktı. Kalbi incinmiş bir şekilde sıkıştı.

“Hayır, yapmayacağım,” diyerek önlüğünü çıkarıp kapıya yöneldi. “Akşam yemeğini kendiniz yiyebilirsiniz.”

Elif yatak odasına gidip kapıyı kapattı. Duvardan gelen boğuk sesler Murat ve annesi sakin bir şekilde yemek yiyor, günlük işlerden bahsediyorlardı. Sanki hiçbir şey olmamış gibi. Sanki eşi üzgün bir şekilde odasına çekilmemiş, sadece buharlaşıp yok olmuş gibi.

Sabah, Elif her zamankinden erken kalktı. Sevgi Hanım hâlâ uyuyordu ev alışılmadık şekilde sessizdi. Murat mutfak masasında bir fincan kahveyle oturmuş, telefonunda haberleri okuyordu.

“Murat, seninle konuşmam gerekiyor,” dedi Elif karşısına oturarak, ellerini kenetleyerek. “Ciddi bir konuşma.”

Ekrandan başını kaldırdı, şaşkınlıkla kaşlarını çatarak.

“Ne hakkında?”

“Annen hakkında,” diye derin bir nefes aldı Elif. “Sürekli eleştirmelerinden yoruldum. Sevgi Hanım her şeyi eleştiriyor yemek yapışımı, temizliğimi, giyinişimi. Kendi bizim evimizde ona itaat etmekten yoruldum.”

“Elif, ne diyorsun?” diye telefonunu bıraktı Murat. “Annem gayet normal davranıyor. Sadece alışkanlıkları var.”

“Alışkanlık mı?” diye keskinleşti Elifin sesi. “Yetişkinlere emir vermeyi mi alışkanlık diye adlandırıyorsun? Murat, belki de annene kiralık bir daire bulmanın zamanı geldi? Ayrı yaşasın? Biz hâlâ genciz kendi alanımıza ihtiyacımız var.”

Murat fincanını tabağa sertçe bıraktı.

“Annemi sokağa mı atmamı öneriyorsun?” diye sesi metalik bir tona büründü. “Bizimle yaşamak istedi, sen onu kovmak mı istiyorsun?”

“Öyle demedim,” diye uzandı Elif ona, ama o geri çekildi. “Sadece ayrı bir yer. Kiraya yardım edebiliriz”

“Bak, bu hoşuma gitmedi,” diye ayağa kalktı Murat, işe hazırlanmaya başladı. “Annem kimseye engel olmuyor. Aksine, hayatımızı kolaylaştırıyor yemek yapıyor, ev işlerine yardım ediyor.”

“Ne zaman yemek yapıyor?” diye ayağa kalktı Elif. “Murat, gözlerini aç! Ben çalışıyorum, eve geliyorum, yemek yapıyorum, temizlik yapıyorum, çamaşır yıkıyorum. Annen sadece eleştiriyor!”

“Yeter,” diye kesti Murat, ceketini giyerek. “Bunu daha fazla duymak istemiyorum. Annem bizimle kalacak. Nokta.”

Kapı ardından metalik bir sesle çarptı. Elif mutfakta yalnız kaldı, kocasının yarım kalmış kahvesine bakarak. Konuşmanın acısı içinde soğuk bir içki gibi yayıldı. Yavaşça fincanı alıp yıkadı ve kurumaya bıraktı.

Bu adaletsizlik Elifi rahatsız ediyordu. Kayınvalidesi kendi evini kızına vermişti. Sonra da onlarla yaşamakta ısrar etmişti. Murat ise bunda hiçbir tuhaflık görmüyordu! Elif, kayınvalidesinin keskin gözleri altında yaşamaktan yor

Rate article
Lifequest
Oğlum seni sokağa atarsa şaşırma,” dedi kaynana, bu evin kimin olduğunu unutarak.