Artık hepinize yemek yapmıyorum! Sadece kendime ve Ayşeye. Bu da ne? diye tepindi Mehmet. Çünkü bizim ailede herkes kendi başının çaresine bakıyormuş, anladım ki. Öyleyse öyle yaşayın!
Anne, kahvaltı nerede? Elif izinsiz yatak odasına daldı. Okula geç kalacağım!
Leyla yataktan kalkmaya çalıştı, ama başı dönüyordu. Termometre otuz sekiz buçuğu gösteriyordu. Boğazı yanıyor, göğsü hırıldıyordu.
Elif, hasta oldum Dolaptan bir şeyler al.
Dolapta hiçbir şey yok! Sadece Ayşenin yoğurtları var! Kızı kapıda kollarını bağlamış duruyordu. Hep onu düşünüyorsun!
Çocuk odasından ağlama sesi geldi. Ayşe uyanmıştı. Leyla kendini zorlayarak ayağa kalktı. Bacakları tutmuyor, gözlerinin önü kararıyordu.
Leyla, benim gömleğim nerede? Mehmet banyodan başını uzattı. Çizgili mavi olan?
Dolapta olmalı
Yok! Dün ütülemiş miydin?
Leyla duvara yaslandı. Dün bütün gün ateşler içinde küçük kızıyla ilgilenmişti.
Hayır, yetişemedim.
Kahretsin! Toplantım var! Mehmet sinirle banyo kapısını çarptı.
Ayşe daha da hızlı ağlıyordu. Leyla yavaşça çocuk odasına gitti, kızını kucağına aldı. Küçük kız hıçkırarak annesine sarıldı.
Anne! Elif mutfaktan bağırdı. Burada hiçbir şey yok! Ekmek bile yok!
Masanın üstünde para var, yolda bir şeyler al.
Markete uğrayamam! Sınavım var! Hem bu senin görevin, aileyi doyurmak!
Leyla sessizce mutfağa gitti, Ayşeyi kucağında tutarak. Dondurucudan köfteleri çıkardı, tavayı ocağa koydu.
Makarna da pişir! diye emretti Elif, telefonuna gömülmüş halde.
Kahvaltı hazırlanırken, Mehmet buruşuk gömlekle yatak odasından çıktı.
Bunu giymek zorunda kaldım. Dilenci gibi görünüyorum. Teşekkürler!
Leyla susuyordu. Konuşmak acıtıyordu, açıklama yapacak gücü de kalmamıştı.
Zeynepin bugün doğum günü, diye haber verdi Elif, tabağına makarna doldururken. Okuldan sonra onlara gideceğim. Geç döneceğim.
Elif, çok hasta hissediyorum. Belki evde kalırsın? Kardeşine yardım edersin?
Hadi canım! Bu partiye altı aydır bekliyorum! Hem ben kardeş istemedim ki! Bu sizin probleminiz!
Kızı çantasını kapıp kapıyı çarparak çıktı.
Mehmet telefonundan haberleri okuyarak kahvaltısını bitirdi.
Mehmet, belki bugün erken gelirsin? Gerçekten çok kötüyüm.
Olmaz. İşten sonra ekip yemeği var. Sorumluluklar, anlarsın ya.
Ama hastayım
Bir şeyler iç işte. Parasetamol falan. Yatalak değilsin sonuçta.
Alnından ter içindeki sıcak alnından bir öpücük kondurup gitti.
Leyla üç yaşındaki kızıyla tek başına kalmıştı. Ayşe ilgi, yemek, oyun istiyordu. Leyla otomatik olarak gerekeni yapıyor, ama gücünün tükendiğini hissediyordu.
Öğlene doğru ateşi otuz dokuza çıktı. Leyla zorla çocuğu doyurdu, yatırdı ve kendini kanep




