Yedinci sınıftayken arkadaşlarına bu çocuğun ileride kocası olacağını söylemişti!

Yedinci sınıftayken arkadaşlarına bu çocuğun ileride kocası olacağını söylemişti.
Elif, henüz ortaokuldayken sınıf arkadaşlarına Mehmet’in kendisine âşık olduğunu ve bir gün mutlaka evleneceklerini söylemişti. Hiç kimse onunla tartışmaya cesaret edemedi.

Şimdi arkadaşları Mehmet’e bakmaya bile korkuyorlardı, çünkü Elif’in büyükannesi köyünde cadılıkla uğraşan biri olarak biliniyordu. Elif de şehirde okurken, ara sıra büyükannesini ziyaret ederek karanlık sanatların sırlarını öğreniyordu.

Peki ya Mehmet? Mehmet, Elife hiç ilgi göstermiyordu. Bütün boş vaktini bahçede geçiriyordu, çünkü orada Deniz vardı. Deniz, çocukluğundan beri engelliydi ve tekerlekli sandalyeyle hareket ediyordu.

Neden bilinmez, ama Deniz, Mehmetin kalbini çalmayı başarmıştı. Belki alçakgönüllülüğü, belki de iyi kalpliliğiydi, ama bir şekilde ona âşık olmuştu. Üstelik Deniz çok zekiydi ve onunla vakit geçirmek Mehmete keyif veriyordu. İkisi yıllardır bütün boş vakitlerini birlikte geçiriyorlardı.

Bir gün Mehmet, Denizin yanına gitmek üzere evden çıktı, ancak yolunu Elif kesti.
*”Merhaba, Mehmet.”*
*”Merhaba,”* diyerek geçmeye çalıştı Mehmet.
*”Şehirde biraz dolaşmaya ne dersin?”* diye sordu Elif.
*”Bugün olmaz,”* dedi Mehmet, *”Kusura bakma.”*

Elif, öfkeyle dudaklarını ısırdı. Mehmetin Denizin yanına gidip onunla neşeyle konuşmasını, gülmesini izlerken içi öfke ve kıskançlıkla doldu. Kimsenin görmediği zamanlarda ağladı.

Zaman geçti. Mehmet artık Denizi bazen nehre, bazen ormana, bazen de papatyalarla dolu kırlara götürüyordu. Bütün vakitlerini birlikte geçiriyorlardı.

Elif ise uzun siyah saçlı, zarif bir güzelliğe dönüşmüştü. Bütün erkekler ona hayrandı, ama Mehmetin gözü hâlâ sadece Denizi görüyordu. Artık birbirlerini çocukça değil, gerçekten seviyorlardı.

Derken bir gün, Mehmet yine Denize giderken yolu Elif tarafından kesildi.
*”Merhaba, Mehmet. Yine o topalın yanına mı gidiyorsun? Ne buluyorsun onda? Beni sev, benimle mutlu ol. Okuldan beri seni sevdiğimi biliyorsun.”*
*”Biliyorum,”* dedi Mehmet, *”Ama ben Denizi seviyorum.”*
*”O benden neyi daha iyi yapıyor?”*
*”Bilmiyorum. Ama daha iyi olduğu kesin.”*

Elif gözlerini kısarak konuştu:
*”Biliyorsun, büyükannem çok güçlü. Ama ben seni büyüyle sevdirmek istemiyorum. Kendiliğinden sevmeni istiyorum. Ne yapmam gerekiyor? Söyle, her şeyi yaparım.”*

Mehmet durdu ve Elife döndü.
*”Denizin yürümesini sağla, o zaman seninle evlenirim,”* dedi sertçe.

O günden sonra Elif, bütün vaktini Denizle geçirmeye başladı. Sabah erkenden gidiyor, gece geç saatlere kadar kalıyordu. Artık Mehmetin Denizle vakit geçirecek zamanı kalmamıştı. Deniz de itiraz etmiyor, Elifin söylediği her şeyi yapıyordu. Bitki çayları içiyor, bacaklarına kremler sürüyor, egzersizler yapıyordu.

Mehmet, Elifin bu çabasını görünce onun ne kadar derin bir aşkla bağlı olduğunu anladı.

Dört ay geçti.

Mehmet, her zamanki gibi akşam vakti bahçeye indiğinde, herkesin balkonlara çıkıp bir şeyi izlediğini fark etti.

Elif, Denizin ellerinden tutmuş, onu adım adım sandalyeden uzaklaştırıyordu. İkisi de yorgun ama mutluydular. Mehmet şaşkınlıkla onlara yaklaştı.

*”Mehmet, bir şey sorabilir miyim?”* dedi Elif, Denizden uzaklaşarak.
Mehmet yanına gitti.
*”Ne, evlenme vakti mi geldi?”* diye sordu başını eğerek.
*”Ne evlenmesi?”* diye güldü Elif.
*”Özür dilemek istedim. Büyü, gerçek aşkın yanında hiçbir şey ifade etmiyor.”*

Deniz ve Elif artık en yakın arkadaş oldular. Mehmet ve Denizin bir kızları oldu. Elif ise kimseye göstermediği, pilot olduğunu söylediği bir adamla evlendi. Ama kimse onu göremedi…

Rate article
Lifequest
Yedinci sınıftayken arkadaşlarına bu çocuğun ileride kocası olacağını söylemişti!