Evim Benim Krallığım: Kayınvalidemin Ziyaretlerinden Neden Bıktım?

“Burası benim evim, benim kurallarım geçerli” diyorum ama kayınvalidemin ziyaretleri beni bitiriyor.

Her geldiğinde ardında bir enkaz bırakıyor, toparlanmam günlerimi alıyor. Abartmıyorum. Kayınvalidem, kendi fikirlerinin tek doğru olduğuna inanıyor, her şeyi kendi bildiği gibi yapmaya çalışıyor. Ve her gelişinde evimiz bir savaş alanına dönüyor. En kötüsü? Benden bunun için teşekkür bekliyor.

Her şey, eşimle birlikte büyükannemin İstanbul’daki eski evine taşındığımızda başladı. Ev bakımsızdı, tadilat gerekiyordu, ama tüm kalbimizi koyduk işe: yeni pencereler, duvar kağıtları, mobilyalar, beyaz eşyalar… Tam evimiz bizim tarzımızı yansıtmaya başlamışken, kayınvalidem haber vermeden kapıya dayandı.

“Neredeyse bitmek üzere, biraz daha bekleseniz” dedik, ama dinlemedi. Uçağa atlayıp valiziyle geldi. Daha ilk günden sürprizini yaptı. GidipAllahım90lar filmlerindeki gibi dev desenli duvar kağıdı almış ve oturma odasının bir duvarına kendisi yapıştırmıştı. Hiç sormadan! Oysa biz banyodan başlamayı planlamıştık, her şey sırayla olacaktı. O ise her şeyi altüst etti.

İşten döndüğümüzde gördüğüm manzara karşısında donakaldım. Eşim bütün akşam beni sakinleştirmeye çalışırken, kayınvalidem ertesi gün bana nankörlük ettiğimi söyledi. “Bunları sizin için yaptım, hâlâ surat asıyorsun?” diyerek gitti. Eşim sonra duvar kağıdını söküp yerine yenisi yapıştırmak zorunda kaldı.

Anlayacağını sanmıştık. Ama hayır. Tadilat biter bitmez yine geldi. Bu sefer de düzenimizden memnun değildi. Dolabımızı boşaltıp her şeyi “doğru şekilde” katladı. İç çamaşırlarıma el attığında şok oldum. Üstüne bir de bana nasihat çekti:

“Dantel pek hoş değil, pamuklusu daha iyi!”

Neredeyse, “Bana külot da alın o zaman, denize düşen yılana sarılır misali!” diyecektim ama kendimi tuttum. Gider gitmez her şeyi eski haline getirdim. Eşime, onunla konuşması için yalvardım. Denedi faydası olmadı.

Sonraki ziyaretler de aynıydı. Havlular yanlış katlanmış, bebek bezleri “zehirli” diye çöpe atılmış”Torunumu bu kimyasallarla zehirletmem!” Bir keresinde bezleri gerçekten çöpe attı, eşim onu uzaklaştırmasaydı patlayacaktım.

Belki ondan nefret ettiğimi düşünebilirsiniz. Hayır. Uzaktan harika bir kadın: yardımsever, ilgili, her zaman faydalı tavsiyeler verir. Ama kapımızdan içeri adımını attığı anda her şey değişiyor. Kendimi evimde misafir gibi hissediyorum.

Konuşmak işe yaramıyor. Kendi oğlu bile ona bir şey diyemiyor. Tüm uyarıları görmezden geliyor. Ona göre kötü bir ev kadınım çünkü bulaşıkları onun gibi yıkamıyorum ya da havluları renklerine göre katlamıyorum. Artık yetti. Kavga etmek istemiyorum, aramızı bozmak da istemiyorum. Ama bu müdahalelere daha fazla dayanamıyorum.

Ona nasıl anlatacağım? Biz artık ayrı bir aileyiz, kendi kurallarımız, kendi düzenimiz var. “İyiliğimiz için” bile olsa, bize kendi doğrularını dayatma hakkı yok. Sınırları nasıl koyacağım, ilişkimizi zedelemeden? Bilmiyorum

Rate article
Lifequest
Evim Benim Krallığım: Kayınvalidemin Ziyaretlerinden Neden Bıktım?