Görümcemin Doğum Gününde Onu Hiç Haberi Yokken Şaşırtmıştım

Bir zamanlar, çok uzun zaman önce, güzel bir sonbahar gününde, hayatımın en acı sırrını öğrenmiştim. Benim adım Aysel Yılmaz, 58 yaşındayım ve hayatımın en büyük gururu olan oğlumla gelinimin bana yaşattığı hayal kırıklığını asla unutamıyorum.

O gün, gelinim Elif’in doğum günüydü ve onlara sürpriz yapmak istemiştim. Oğlum Emre ve Elif, benim de geleceğimden habersizdiler. “Emre ve Elif, benim de geleceğimden habersizdi” bu sır, yüreğimi paramparça etti.

Bursa’nın kenar mahallelerinden birinde, sararmış yaprakların ayaklar altında hışırdadığı o kasvetli sonbaharda, hayatım bir anda değişiverdi. Ailem, benim için her şeydi. Fakat Elif’in doğum gününde yaptığım o sürpriz ziyaret, bana acı bir gerçeği gösterdi ve o günden beri içimde bir sızı olarak kaldı.

Ailem, gururum.

Emre, biricik oğlum, her zaman çalışkan ve iyi kalpli bir çocuktu. Elif’le tanıştırdığında, onu hemen kızım gibi benimsedim. Genç, güzel, neşeli bir kızdı oğluma layık biri olduğunu düşünmüştüm. Beş yıl önce evlendiler, o günden beri de usulca bir kayınvalide olmaya çalıştım. Sadece davet edildiğimde gider, torunum Zeynep’e bakardım, ev yapımı börekler götürürdüm. Büyük, sevgi dolu bir aile olduğumuzu sanıyordum.

Elif her zaman kibar ama biraz mesafeliydi. Bunu yoğun iş hayatına bağlıyordum o bir grafiker, Emre ise fabrikada mühendisti. Hayatları doluydu, bu yüzden fazla karışmamaya özen gösterdim. Ama içimde hep daha yakın olma arzusu vardı. Elif’in doğum günü, ona ne kadar değer verdiğimi göstermek için bir fırsattı. Sürpriz yapmaya karar verdim.

Beklenmedik ziyaret.

Pazar sabahı, Elif’in doğum günü, yüzümde bir gülümsemeyle uyandım. En sevdiği lokumlardan bir kutu aldım, en güzel şalımı taktım ve habersizce evlerine gittim. Elif’in sevincini, birlikte içeceğimiz çayı, kahkahaları hayal ediyordum. Apartmanın girişinde, onların katından gelen müzik ve kahkahaları duydum. “Kutlama yapıyorlar,” diye geçirdim içimden, yüreğim ısınmıştı. Kapıyı çaldım, onları görmenin heyecanıyla.

Kapıyı Elif açtı, yüzündeki gülümseme anında söndü. “Aysel Teyze? Siz… burada mısınız?” diye mırıldandı, şaşkınlıkla. İçeri girdim ve donup kaldım. Salon tıklım tıklımdı: arkadaşlar, iş arkadaşları, hatta ailesi bile oradaydı. Masalar yemeklerle doluydu, herkes gülüyordu, Emre de şarap dağıtıyordu. Ama kimse beni beklemiyordu. Oğlum beni görünce rengi attı. “Anne, geleceğini söylememiştin,” dedi, sesinde belli belirsiz bir rahatsızlık vardı.

Yüreğimi yaralan sır.

Kendimi toparlamaya çalıştım, gülümsedim, Elif’i tebrik ettim, ama içimde bir şeyler kırılmıştı. Neden beni davet etmemişlerdi? Neden bu kutlamadan bana bahsetmemişlerdi? Kendimi bir yabancı gibi hissediyordum. Misafirler aralarında fısıldaşıyor, Elif ise benden kaçarcasına mutfağa gidiyordu. Emre ortamı yumuşatmaya çalıştı, ama şakaları zorakiydi. Yarım saat kaldım, lokumları bıraktım ve bir işim olduğunu bahane ederek ayrıldım. Sokağa çıkar çıkmaz, hıçkırıklara boğuldum.

Eve döndüğümde, o akşamı tekrar tekrar düşündüm. Onlar için bu kadar önemsiz miydim? Elif her zaman mesafeliydi, ama bunu karakterine vermiştim. Şimdi anlıyordum: bu kutlamada beni istememişlerdi. Emre, tüm sevgimle büyüttüğüm oğlum, annesini davet etmeyi bile düşünmemişti. Onların sırrı beni istememeleri yüreğime hançer gibi saplandı. Reddedilmiş, işe yaramaz, gereksiz hissettim.

Acı ve sorular.

Ertesi gün, Emre aradı. “Anne, üzgünüm, seni kırmak istemedik. Sadece Elif’in bir planı vardı, biz… düşünemedik.” Kelimeleri boş geliyordu. “Düşünemedik” mi? Kendi annelerini mi? Bu kutlamayı neden benden sakladıklarını sormaya çalıştım, ama kaçamak cevaplar verdi: “Öyle oldu işte.” Elif ise aramaya bile tenezzül etmedi. Suskunlukları, sözlerden daha çok şey anlatıyordu: ben onların dünyasının bir parçası değildim.

Tüm bu zaman boyunca iyi bir kayınvalide olmaya çalışmıştım. Hayatlarına fazla karışmamış, torunum Zeynep’e hediyeler alır, ihtiyaçları olduğunda yardım ederdim. Ama anlaşılan, Elif için ben sadece katlanılması gereken bir figürdüm. Emre ise tarafını seçmişti. Bu düşünce içimi acıtıyordu. Oğlumu kaybetmiş miydim? Sevgi

Rate article
Lifequest
Görümcemin Doğum Gününde Onu Hiç Haberi Yokken Şaşırtmıştım