‘Olga, niye bana sevinmiyorsun anlamıyorum?’ diyen kaynana, gençlerin evine taşınma ve tadilat planlarını açıkladı

Anlamıyorum, Ayşe, bana mı kızgınsın? diye çenesini dikti kaynana, gençlerin evinde tadilat bahanesiyle yerleşmeye niyetli olduğunu ilan edercesine.
Ne kadar kalacağımı bilemem! Belki bir ay, belki altı ay… Tadilat işte, bilirsin, aceleye gelmez!
Ayşe, kocasını ailesinden ayrı yaşamaya ikna etmek için çok uğraşmıştı.
Evlendikten sonraki ilk aylarda Murat, kesinlikle ailesinin evinden ayrılmayı reddetmişti:
Ayşe, senin derdin ne? Gayet rahatız işte! Kendi odamız var, kimse karışmıyor. Neden boş yere para harcayalım?
Murat, sen gerçekten memnun musun? Annen, affedersin, hiç sınır tanımıyor! Dün banyodayken kapıyı çalmadan içeri daldı, perdeyi çekip bağırdı: “Ne var sanki, görmediğim şey mi kaldı!”
Murat güldü:
Anne öyle alışmış işte. Kendi başına yaşıyor, kapı kilitlemeyi unutuyor.
Biraz daha sabret, dairemi satma işi neredeyse tamam. Müşteri ödemeyi iki ay erteledi, tam parayı toplayacak. Satış yapılınca, senin ailenin verdiği parayı da ekleyip taşınırız. Şimdi kira ödemeye gerek var mı?
Ayşe sabretti. Kaynanası gerçekten sınır tanımaz biriydi Neriman Hanım önce konuşur, sonra düşünürdü.
Ayşe, biraz kilo versen iyi olur, diye her sabah söylenirdi. Kalçalar sarkmış! Hiç hoş durmuyor. Ben evlenirken 43 kiloydum. İlk kocam, Murat’ın babası, belini iki parmağıyla kavrardı!
“Acaba sizi bu hale ne getirdi?” diye içinden geçirdi Ayşe. “Yok artık, insan böyle şeyleri bile isteye mi söyler? Allah’ım, bir an önce taşınsak!”
Nihayet daire satıldı, üstüne para eklenip yeni bir ev alındı.
Ayşe, kaynanasının evinden gözyaşları içinde ayrıldı. İşkencelerinin sona erdiğine inanamıyordu.
Ama huzur uzun sürmedi Neriman Hanım, oğlunu özlemiş olacak ki, sık sık ziyarete gelmeye başladı:
Murat, lütfen bu hafta sonu annesiz geçirelim mi? Dayanamıyorum artık, üç saat sonra dilimde nasır çıkıyor!
Neriman Hanım monolog değil, diyalog sever. Sürekli cevap bekler!
Ayşe, mantıklı düşün. Kapıyı açıp “Tamam, görüştük, hoşça kal!” mı diyeyim? Hem gücenir, hem de öyle davranamam. Neredeyse tek akrabamız o.
***
Ayşe hamile kalınca, Neriman Hanım çabalarını üçe katladı. Boş vakti boldu, her yerde kız gelinine eşlik ediyordu markete, hastaneye, hatta ultrasona bile:
İşte torunum! dedi gururla doktora. İki fotoğraf çeker misiniz? Bende de olsun!
Doğuma yakın, Ayşe cesaretini toplayıp kaynanasıyla konuştu:
Neriman Hanım, oğlunun hayatındaki yerimi almak istediğinizi anlıyorum, ama lütfen anlaşalım bana nasıl çocuk yetiştireceğimi öğretmeyin! Bu konuda tartışmak istemiyorum.
Neriman Hanım alındı ama itiraz etmedi. Galiba Ayşe’nin ciddi olduğunu anlamıştı.
Elif doğduğunda, kaynana uzak akrabaları toplayıp oğlunun evine davetsiz geldi.
Kimse hazırlıklı değildi Murat henüz eşini ve kızını hastaneden almıştı, herkes uyuyordu:
Ben demiştim! diye homurdandı Neriman Hanım, iki dev poşetle içeri süzülerek. Zeynep, markete uğrayalım demiştim! Beklemiyorlar bizi.
Anne, neden haber vermedin? diye inledi Murat. Kim yemek yapacak şimdi?
Annene karşı gelme, dedi Neriman Hanım. Merak etme, hemen hazırlarız. Ayşe nerede?
Dinleniyor, anne. Hastanede uyuyamadı. Lütfen sessiz olun, Elif de uyuyor.
***
Ayşe, dört yıllık evliliğinde kaynanasından çok çekmişti. Ama tadilat bahane

Rate article
Lifequest
‘Olga, niye bana sevinmiyorsun anlamıyorum?’ diyen kaynana, gençlerin evine taşınma ve tadilat planlarını açıkladı