Her Şeye Rağmen İhanet: Buz Gibi Soğuk ve Şık Bir İntikam

Her Şeye Rağmen İhanet: Soğuk ve Zarif İntikam

Otuz beş yıl birlikte yaşadılar. Neredeyse bir ömür. Cemal ve Aylin. Her şey eski aşk romanlarındaki gibi başlamıştıyağmur altında danslar, şafaklara dek süren sohbetler, bahçeli bir ev hayalleri. Aylin, narin, sessiz, ama içinde çelik gibi bir irade taşıyordu. Cemal ise hırslı, gözleri tutkuyla yanan, hep daha fazlasını isteyen biriydi.

Yoklukla, borçlarla, şehir değiştirmekle, kayıplarla sınandılar. Cemal işini sıfırdan kurarken, her şeyi Aylin üstlendievi, çocukları, faturaları, hastalıkları. Nihayet başarı geldiğinde, rahata ve huzura kavuştuklarında, Cemal… yeniden âşık oldu. Yeni sekreterine, uzun bacaklı, şakalarına kahkaha atan, koluna bir an fazla dokunan kadına.

Hızlı karar verdi. Pahalı avukatlar tuttu, evi alabilmek içino birlikte tuğla tuğla ördükleri, dört elle yeniledikleri, Aylin’in güller diktiği, nakış işlediği evi. Bir zamanlar ikisinin de hayali olan yuvayı.

Mahkeme evi Cemale verdi. Ayline taşınması için iki ay süre tanındı. Ama o iki günde gitti. Gözyaşı dökmeden, dram çıkarmadan. Sessizce. Eşyalarını topladı, nakliyecileri aradı. Ve vedalaşmak için, evin her köşesine haşlanmış morina parçaları bıraktıperdelerin arasına, pervazların altına, havalandırmalara. Kendi için hazırladığı veda yemeğinin artıklarıydı bunlar, tek başına oturduğu boş masadan kalanlar.

Cemalin yeni aşkı, “hayallerinin evine” birkaç gün sonra taşındı. Her şey mükemmel görünüyordu: ışık, ferahlık, şömine, balkon. Ama 24 saat içinde, dayanılmaz bir koku duvarları sardı. Temizlik, tütsü, tadilathiçbiri işe yaramadı.

Koku gitgide keskinleşti. Yerler yıkandı, halılar değişti, pencereler ardına kadar açık bırakıldı. Hava temizleyiciler alındı. Boşuna. Arkadaşlar ziyarete gelmez oldu. Kimse dayanamıyordu.

Cemal satmaya çalıştı. Ama mahalledeki dedikodular yayılmıştı. Alıcılar on dakika içinde kaçıyordu. Emlakçılar işi reddetti. Ev bir lanete dönüşmüştü.

Çift, yeni bir ev almak için ağır bir kredi çekti. Paraları tükendi. Derken Aylin aradı:
“Nasıl gidiyor, Cemal?”
“Berbat,” diye itiraf etti, yıkılmış bir halde. “Ev satılmıyor. Battık.”
“Ne garip,” dedi Aylin, sakin. “Biliyor musun, o evin özlemini çekiyorum. Bana satar mısın? Mesela… değerinin %10una?”

Cemal neredeyse rahatlamış gözyaşlarına boğulacaktı. Hemen kabul etti. Yüzde on mu? Bu kabustan kurtulmak için her şeyi verirdi.

Ertesi gün, Aylin noterle geldi. Kağıtlar dakikalar içinde imzalandı. Çift yeni evlerine taşındı. Aylin, boş eve girdi, derin bir nefes aldıve yıllar sonra ilk kez gülümsedi.

Ama hikaye burada bitmedi.

Çift, eski evdeki her şeyi almaya karar verdi: mobilyalar, perdeler, hatta perde askılarını bile! Özellikle perde askılarını. Cemal eski eşine hiçbir şey bırakmayacaktı. Kendi elleriyle söktü onları. Ve onlarla birlikte… kokunun kaynağını da taşıdı.

Yeni evde, koku ertesi sabah ortaya çıktı.

Aylin bunun olacağını biliyordu. Ve bir daha asla aramadı.

Şimdi, kendi evinde, sessizliğin, temiz duvarların ve açan güllerin keyfini çıkarıyor. Cemal ise kendi diktiği lanetin içinde yaşıyor. İhanet, gurur ve yanında kimin olduğunu unutmanın bedeli…

Rate article
Lifequest
Her Şeye Rağmen İhanet: Buz Gibi Soğuk ve Şık Bir İntikam