Hamile sevgilisiyle evlenmeyi reddetti. Annesi onu destekledi, ancak babası torununun hakkını savundu.

Bugün yaşadıklarımı yazmak istiyorum. Hayat bana sert bir ders verdi.

“Baba, bir haberim var. Komşumuz Aylin… hamile. Çocuk benim,” dedi Emre, eve girer girmez.

Babası Murat bir an durdu, sonra sakince cevap verdi:
“O halde onunla evlen.”

“Şaka mı yapıyorsun? Daha çok gencim. Aile kurma zamanı değil, üstelik ciddi bir ilişkimiz bile olmadı…”

“Ciddi mi?” diye babası acı bir kahkaha attı. “Kızın peşinden koşarken erkek gibiydin, ama sorumluluğunu alınca çocuk oldun. Tamam öyleyse.” Daha fazla konuşmadan eşini çağırdı: “Gülşah! Gel bir dakika!”

Gülşah mutfaktan elinde önlükle geldi:
“Ne oldu?”

“Bak. Oğlumuz, komşunun kızı Aylin’i hamile bırakmış, şimdi de evlenmek istemiyor. Bir de bana bak,” diyerek homurdandı.

Gülşah hiç şaşırmadı. Yüzü ciddileşti:
“Haklı da. İlk karşına çıkanı eve niye alalım? Bugünün kızları kurnaz paralı birini bulup hamile kalıyorlar, sonra ‘evlen benimle’ diyorlar. Belki de çocuk onun değildir. DNA testi yaptırsın. Hem Emre daha çok genç, onu zorlayamayız. Erkek olmak kolay değil, dayanamamış. Ama biz başkasının çocuğunu neden üstlenelim?”

Murat derin bir nefes aldı ve alçak sesle konuştu:
“Ya gerçekten onun çocuğuysa?”

“Öyle olsa bile? Sorumluluğu üstlenmek zorunda mıyız? DNA testi yaptırsın, sonrasına bakarız.”

Arkasını dönüp mutfağa gitti, Murat’ı ve Emre’yi öylece bıraktı.

“Bak oğlum,” diye başladı Murat. “Ben de gençtim. Birini sevdim, başkasıyla evlendim. Aşk için değil, sorumluluk için. Erkek olmak sadece tutku değil, seçimler ve sonuçlarıdır. Annen hamileydi. Onunla yaşayıp yaşayamayacağımı bilmiyordum, ama bir şey biliyordum çocuğun bir suçu yoktu. Benim kanım, benim vicdanım. Ve biliyor musun Emre, hiç pişman olmadım.”

Üç ay geçti. DNA testi sonucu belli oldu: %99,9 ihtimalle, Aylin’in bebeğinin babası Emre’ydi.

“Ee?” diye öfkeyle homurdandı Gülşah, Murat raporu önüne koyunca. “Evet, onun çocuğu. Ama bu Aylin’in bu eve geleceği anlamına gelmez. Buraya adımını atamaz! Ben kararımı verdim!”

Emre sessizce oturdu, babasına bakmadı. Yüzündeki ifade belliydi: annesinin tarafındaydı. Yumruklarını sıktı, ama tek kelime etmedi.

Murat yavaşça ayağa kalktı:
“Madem ikiniz kararınızı verdiniz, şimdi benimkini dinleyin.”

Sesi alçak ama kararlıydı:
“Ben yaşadıkça torunum hiçbir şeye muhtaç kalmayacak. Bir arsa alıp ev yaptıracağım, torunum her şeyin en iyisine sahip olacak. Ama siz ikiniz artık benden bir yardım görmeyeceksiniz. Bu utançta payım olmayacak. Emre, bugünden itibaren sen benim oğlum değilsin. Her şeyim torunumun olacak. Sana bir kuruş bile vermeyeceğim.”

Gülşah patladı:
“Delirdin mi? Kendi oğlunu mirastan mı mahrum edeceksin?!”

Murat cevap vermedi. Dönüp gitti, ardındaki bağrışmaları duymazdan geldi. Emre şaşkınlık içinde öylece kaldı. Babasının sözlerinin ciddiyetini biliyordu. Dediğini yapardı.

Bugün anladım ki, gerçek erkeklik kaçmak değil, sorumluluğu kabullenmektir.

Rate article
Lifequest
Hamile sevgilisiyle evlenmeyi reddetti. Annesi onu destekledi, ancak babası torununun hakkını savundu.