Eşimi hiç sevmedim ve bunu ona defalarca söyledim. Onun hatası değildi aslında gayet iyi geçiniyorduk.
Ne kavga ederdi, ne de bir şeyi yüzüme vururdu her zamankinden daha şefkatli ve nazikti. Ama mesele değişmiyordu: aşk yoktu.
Her sabah, “Bugün gideceğim,” diye uyanıyordum. Gerçekten sevebileceğim bir kadın hayal ediyordum. Ama kaderin işleri nasıl altüst edeceğini tahmin bile edemezdim.
Ayşe ile rahattım. Ev işlerini mükemmel yapmasının yanında, bir de bakımlı ve güzeldi. Arkadaşlarım beni kıskanıyor, “Bu kadın sana mı kaldı?” diye şaşırıyorlardı.
Ben de şaşırıyordum aslında. Sıradan bir adamdım, diğerlerinden farkım yoktu. Yine de o beni seviyordu Nasıl olurdu bu?
Onun bu sevgisi ve bağlılığı içimi kemiriyordu. Daha da beter eden, gidersem yerime birinin geçeceği düşüncesiydi. Daha zengini, daha yakışıklısı, daha başarılısı
Onu başka biriyle hayal ettiğimde deli oluyordum. Benimdi, sevmesem de! Bu sahiplenme duygusu aklımı bastırıyordu. Ama sevmediğin biriyle ömür boyu yaşanır mı? “Ben yaparım,” diyordum ama yanılıyordum.
“Yarın her şeyi anlatacağım,” diye karar verdim, yatağa uzanırken. Sabah kahvaltıda cesaretimi topladım.
“Ayşe, otur, konuşmamız lazım.”
“Tabii canım, dinliyorum.”
“Farz et ki boşanıyoruz. Gidiyorum, ayrı yaşıyoruz”
Ayşe güldü:
“Ne tuhaf fikirler bunlar! Oyun mu oynuyoruz?”
“Beni sonuna kadar dinle. Ciddiyim.”
“Tamam, farz ettim. Sonra?”
“Dürüstçe söyle: gidersem başka birini bulur musun?”
“Mehmet, sana ne oluyor? Niye gitmeyi düşünüyorsun ki?”
“Çünkü seni sevmiyorum, hiç sevmedim.”
“Ne? Şaka mı yapıyorsun? Hiçbir şey anlamadım.”
“Gitmek istiyorum ama gidemiyorum. Başka biriyle olacağını düşünmek içimi acıtıyor.”
Ayşe bir an düşündü, sonra sakince cevap verdi:
“Senden daha iyisini bulamam zaten, merak etme. Git, kimseye gitmem.”
“Söz mü?”
“Elbette,” dedi Ayşe.
“Bekle, ama nereye gideceğim ben?”
“Gidecek yerin yok mu?”
“Yok, hep beraber yaşadık. Galiba yine senin yakınında durmalıyım,” dedim buruk bir ifadeyle.
“Üzülme,” dedi Ayşe. “Boşandıktan sonra bu evi satıp iki küçük daire alırız.”
“Öyle mi? Bana böyle yardım edeceğini beklemezdim. Neden yapıyorsun bunu?”
“Çünkü seni seviyorum. Seven insan, sevdiğini zorla tutmaz.”
Aylar geçti, boşandık. Kısa süre sonra anladım ki Ayşe sözünü tutmamış. Başka birini bulmuş, büyükannesinden kalan daireleri paylaşmak gibi bir niyeti de hiç yokmuş. Bir de baktım, ortada kalmışım.
Şimdi kadınlara nasıl güveneyim? Hiçbir fikrim yok.
Ne dersiniz, Mehmet’in davranışına?
Press «Like» and get the best posts on Facebook ↓



