Beklenmedik Bir Geldili ve Asla Keşfetmek İstemedim Gerçek

Beklenmedik Bir Gelişme ve Asla Bilmem Gerekmeyen Gerçek

Kızımın evine haber vermeden gittim ve asla öğrenmek istemediğim şeyi öğrendim.

Bazen mutluluğun; çocukların sağlıklı, hayatta, düzenli bir hayatı olup kendi ailesini kurması olduğunu düşünüyorum. Kendimi hep şanslı saydım: sevgi dolu bir eş, yetişkin bir kız, tatlı mı tatlı torunlar… Zengin değildik ama huzurumuz vardı. Daha ne isterdik ki?

Elif erken evlendi 21 yaşındaydı, kocası 30unu geçmişti. Eşim de ben de onayladık: olgun bir adam, sabit işi, kendi evi. Şu sorumsuz öğrencilerden değildi yani. Düğünü o ödedi, balayını o ayarladı, pahalı hediyelerle boğdu kızımı. Kuzenler bile, “Elif masal gibi bir hayata atladı,” diyordu.

İlk yıllar her şey mükemmeldi. Yiğit ile Zeynep doğdu, Çeşme’deki villalarına taşındılar, hafta sonları bize gelirlerdi. Ama zamanla Elifin sessizleştiğini fark ettim. Nadir gülümsemeler, kısa cevaplar. “Her şey yolunda,” diyordu ama sesi boş geliyordu. Bir annenin kalbi aldanmaz.

Bir sabah aradım cevap yok. Mesajlarım yanıtsız kaldı. Şans eseri uğramaya karar verdim. “Özledim de,” dedim kapıyı açınca.

Kaşlarını çattı, gülümsemedi. Torunlara sarıldım, mutfağı toparladım. Gece orada kaldım. Akşam geç saatte Ozan geldi. Yakasında pembe bir leke, üstünde pahalı bir parfüm kokusu. Onu öpmek istedi Elif yüzünü çevirdi.

Geceyarısı balkonda onu duydum: “Hallederim, aşkım anlamaz o.” Bardağı o kadar sıkı tuttum ki neredeyse kırılacaktı.

Sabah direkt sordum: “Her şeyi biliyorsun, değil mi?” Gözlerini kaçırdı: “Anne, boş ver. Kontrolüm altında.” Tek tek saydım. O ise mekanik bir sesle, “Kuruntu yapıyorsun. İyi bir baba. Bize her şeyi veriyor. Aşk zamanla değişir,” dedi.

Banyoda gözyaşlarımı sakladım. O anda damadı değil, kızımı da kaybettim. O, sevgiyi güvenlikle değiştirmişti. O da suskunluğundan faydalanıyordu.

Akşam Ozanla yüzleştim. Tereddüt bile etmedi:

“Ne olmuş yani? Ailemi terk etmiyorum. Faturaları ben ödüyorum, evdeyim. O da böyle istiyor. Siz kendi işinize bakın.”

“Ya herkese anlatırsam?”

“Zaten biliyor. Hayatını sürdürmek için görmezden geliyor.”

İzmire dönerken içim paramparçaydı. Eşim uyarıyor: “Karışma, kızını kaybedersin.” Ama onu zaten her gün biraz daha kaybediyorum. Hepsi “dergilerdeki gibi” yaşamak istediği için. Şimdi ruhuyla ödüyor.

Dua ediyorum, bir gün aynaya bakıp daha fazlasını hak ettiğini görür. Saygının marka çantalardan değerli olduğunu anlar. Sadakatin lüks değil, gereklilik olduğunu fark eder. Belki o zaman bavullarını toplar, çocuklarının ellerini tutar ve gider.

Ben burada olacağım. Şimdi uzak dursa bile. Bekleyeceğim. Anne asla vazgeçmez. Dünya yıkılsa bile.

Rate article
Lifequest
Beklenmedik Bir Geldili ve Asla Keşfetmek İstemedim Gerçek