Neden Oğlum ve Gelinimle Birlikte Kalmayı Kabul Ettiğimi Anlayamıyorum?

Neden oğlum ve gelinimin benimle yaşamasına izin verdim? Hâlâ bilmiyorum. Ben Vera Yılmaz, İstanbulun sessiz bir semtinde iki odalı bir dairede yaşıyorum. Altmış üç yaşındayım, dulum. Emekli maaşım mütevazı, ama idare ediyorum. Oğlum Emre iki yıl önce evlendiğinde, her anne gibi çok sevindim. O gençotuz bir yaşında, gelinim Elif ise biraz daha genç. Evlendiler, hayatlarını birleştirdiler, ama kendilerine ait bir evleri yoktu. “Anne, bir süre seninle kalacağız. Kısa sürede mortgage için peşinat biriktirip çıkacağız,” dediler.

Ben, saf gibi, sevindim: torunlarıma bakacağım diye düşündüm. Ve onları eve aldım. Ama şimdi bu durumdan nasıl kurtulacağımı bilemiyorum. Çünkü o “bir süre” iki yıl oldu ve hepimizin hayat kalitesi sıfırlandı.

Başta karışmamaya çalıştım. Gençler, evlilik hayatına alışıyorlar. Rahatsız etmedim, yemek yaptım, çamaşır yıkadım, her şeyi yoluna koydum. Sonra Elif hamile kaldı. Erken olduğunu düşündümAllah böyle istediyse bir hikmeti vardır dedim. Torunum Can doğdu. Şirin mi şirin bir çocuk. Ama onun doğumuyla tüm birikimlerim eridi. Çocuk büyütmenin ne kadar pahalı olduğunu herkes bilir: bezler, mamalar, kavanozlarhepsi uçuk fiyatlı, hem de Elif sadece marka ürünler, hep taze, hep ithal istiyor.

Yardım etmeye hazırım. Ama ben hizmetçi değilim. Yine de bakıcı, aşçı ve hizmetli birden oldum. Genç anne “çok yorgun” görünüyor. Sanki Can onu uyutmuyor. Öğlene kadar yatakta, telefonuna yapışmış halde. Bebek parkta, o kanepede. Televizyon açık, öğle yemeği hazır, yerler silinmiş, torun yıkanmış. Elif ise “bitkinim” diye sızlanıyor.

Peki ya oğlum? Emre işe gidip suratı asık dönüyor, ağzını açmıyor. Konuşmak istediğimde kaçıyor. “Anne, karışma,” diyor. Elif ise evin sahibi gibi davranıyor. Bir kelime diyorum, o üç laf ediyor. Hem de hep yüksek sesle. Sonra Emre gelip karısını “ezdiğimi” söylüyor. Ezmek! Bu kadar yardım eden ben!

Artık ne yapacağımı bilmiyorum. Emreye “Oğlum, kiralık bir ev bulun. Yoruldum,” diyorum. “Paramız yok anne,” diyor. Daireyi değiştirmeyi teklif ettim: ben küçük bir stüdyoya geçerim, onlar da peşinat biriktirip yetişkin gibi yaşarlar. Kendi hayatlarından sorumlu olurlar. Torunuma da gücüm yettiğince yardım ederim. Ama hayır, oğlum başını sallıyor, hiçbir şey değişmiyor.

Genç olduklarını anlıyorum, zor tabii. Ama ben de demirden değilim. Tansiyon sorunlarım var, eklem ağrılarım, uykusuzluğum. Bir ihtiyaçları olunca hemen koşuyorum, hastane, iğneler, torunla günler geçiriyorum. Yorgunum dediğimde bana ihanet etmişim gibi bakıyorlar.

Geçenlerde büyük bir tartışma çıktı. Sabah kalktım, mutfağı topladım, torunuma muhallebi yaptım, her zamanki gibi. Elif kalkıp “Niye yine bunu yaptın? Hazır olanları istediğimi söylemiştim!” dedi. Dayanamadım. Dedim ki, ben anneannArtık sessizce bir karar verdim: yarın sabah bavullarını kapıya koyacağım ve kendi hayatımı geri alacağım.

Rate article
Lifequest
Neden Oğlum ve Gelinimle Birlikte Kalmayı Kabul Ettiğimi Anlayamıyorum?