“Annem bizimle yaşamazsa boşanıyorum!” Ve öyle de yaptı…
“Annemi yanımıza almazsan boşanmak istiyorum” dedi ve istedi…
Bir erkeğin sana ettiği sevgi ve sadakat yeminleri bir anda yok olabilir. Özellikle seni bir seçimle karşı karşıya bıraktıklarındaaileyi korumak mı, yoksa kendini tam bir çöküşten kurtarmak mı? Ben bunu yaşadım.
Kaan’la evlendiğimizde kendi evimiz yoktu. Onun ailesiyle birlikte yaşıyorduk. İki odalı, dar ama idare edilebilir bir apartman dairesi. Ta ki bir gün üvey babası eve geldiğinde kayınvalidemi bir sevgiliyle yakalayana kadar. Daha genç, daha küstah, “kurtarıcı” havalarında biriydi. Ona yeni ufuklardan, “altın dağlarından” bahsetmiş. Ama bir şart koşmuştu:
“Evini sat. Başka bir şehre taşınıyoruz. Orada yeni bir hayata başlayacağız.”
Ayşe Hanım’ı uyarmaya çalıştık:
“Aldatacak sizi. Barınacak yeriniz kalmayacak.”
Ama o bize kızdı:
“Kıskanıyorsunuz siz beni. Karışmayın işime.”
Bir hafta sonra, bebeğimi kucağımda sokakta buldum kendimi. Ev satılmış, biz kovulmuştuk. Kaan iki işte birden çalışıyordu, ben doğum iznindeydim ve geceleri ek iş yapıyordum. Zar zor kira ödüyorduk ama gelecek için çabalıyorduk.
Mortgage kredisi çekmek istedik ama kader bize bir şans verdi: Çocuksuz ve yalnız yaşayan teyzem vefat etti. Vasiyetinde bana başka bir şehirde geniş, aydınlık, bahçeli bir daire bırakmıştı. Biriktirdiğimiz peşinat parayla tadilat yaptık. Uzun zamandır ilk kez rahat nefes aldım.
Ama huzur uzun sürmedi.
Bir akşam yemekten sonra bulaşıkları yıkarken kapı çaldı. Ayşe Hanım’dı. Yüzü gözyaşlarından şişmiş, gözleri dövülmüş bir köpeğinki gibiydi.
“Kızım oğlum beni kovdu Her şeyimi kaybettim. Sadece bir bavulum kaldı. Yardım edin”
Kaan’la göz göze geldik. Onun yüzündeki merhameti gördüm. Omuzlarından tuttu, mutfağa oturttu, çay doldurdu. Ben ise orada öylece durdum, içimde sadece keskin bir acı hissettim. Onu uyardığımı, yalvardığımı biliyordum. Ama dinlemediği gibi, henüz iyi durumdayken bizi bebeğimizle sokağa attı.
Kaan bana baktı:
“Yalnız kalamaz. Onu bırakamayız. O benim annem.”
Dudaklarımı sıktım:
“Bizi çöp gibi attı. Şimdi onu bu eve mi alacaksın? Daha yeni rahat nefes almaya başlamışken?”
Ayşe Hanım susmadı:
“Oğlum, sokakta kalamam Yardım et Anladım, bir daha olmayacak”
Ve sonra beni paramparça eden cümleyi söyledi:
“Annemin bizimle kalmasına izin vermezsen boşanmak istiyorum.”
Gözlerim karardı. Yüreğim kanasa bile sakin bir sesle cevap verdim:
“Öyleyse boşanmak tek çözüm, çünkü aşkımıza şartlar koyan biriyle asla yaşayamam.”




