Seni Seviyoruz Oğlum, Ama Artık Bizi Ziyaret Etme.

“Seni seviyoruz oğlum, ama lütfen artık bizi ziyaret etme.”

Yaşlı bir çift, hayatları boyunca küçük, eski bir evde yaşamıştı. Ev de onlar gibi yıpranmıştı ama başka yere taşınmayı hiç düşünmüyorlardı. Akşamları sık sık geçmişi konuşur, mutlu anılarını yâd ederlerdi. Çocukları büyümüş, kendi ailelerini kurmuştu. Kızları Ayşe, yakındaki bir köyde yaşıyordu ve sık sık gelip anne babasını ziyaret ediyor, torunları da evi şenlendiriyordu. Ama oğulları Murat, uzaklara gitmişti. Beş yıldır uğramamış, işlerine ve kendi dünyasına dalmıştı. Tatillerini hep yurtdışında geçiriyordu. Sonunda bir gün telefon açıp geleceğini söyledi.

Bu haber anne babasını çok sevindirdi. Hemen hazırlıklara başladılar: Baba Mehmet, bisikletiyle bakkala gidip alışveriş yaptı, anne Fatma ise oğluna ne pişirse diye düşündü. Muratın gelişini iple çekiyorlardı. Murat, ikinci kez evlenmişti. İlk eşi sürekli gezip eğlenmeyi sevdiği için ayrılmışlardı. Çocukları olmamıştı, şimdi yeni bir hayat kuruyordu.

Murat akşam vakti arabasıyla geldi, yemeğini yiyip hemen uyudu. Anne babası yanına oturup sessizce onu seyretti, çünkü yorgun olduğu için fazla konuşamadılar.

Baba Mehmet heyecanla,
“Oğlum güzelce dinlenir, yarın bana yarmak için odun keseriz, ahırdan gübreleri temizleriz, bir çam ağacı kesip süsleriz, senelerdir eve süs koymadık,” dedi.

Anne Fatma ekledi,
“Bir de kilerin tabanını tamir etmemiz lazım, yoksa bir gün içine düşeceğiz.”

Baba yattı ama anne, oğlunun yanından ayrılamadı. Yorganını düzeltip yastığını yerleştirdi.

Sabah erkenden kalkan baba, sobayı yaktı ki oğlu uyandığında ev ısınmış olsun. Anne de hemen kalkıp börek yapmaya koyuldu. Murat öğlene doğru uyandı, “Yıllardır böyle deliksiz uyumamıştım,” dedi. Kahvaltıdan sonra televizyonu açıp koltuğa kuruldu.

Anne sordu,
“Oğlum, babanla biraz odun kessene?”

“Anne, birkaç günlüğüne geldim, yetişemem, baba yapsın. Hem mangal da yakabilirsiniz.”

Yaşlı anne baba, sessizce kuyudan su taşıyıp mangalı hazırladılar.

Yemekten sonra baba,
“Ahırdaki gübreleri temizlememiz lazım, sen gençsin, gücün yetmez mi?” dedi.

“Ne düşünüyorsun baba? Şehirde çalışmaktan yorulmuyor muyum sanki? Dinlenmek için geldim, siz hemen işe koşuyorsunuz.”

Mangaldan sonra Murat, getirdiği rakıyı açıp hayattan şikâyet etmeye başladı. Bir yandan büyük evinden, pahalı eşyalarından bahsetti, bir yandan da safkan köpeği Karabaşı övdü. “Ama kadınlar hep beceriksiz, iş de artık zevk vermiyor,” diye söylendi.

Anne baba dayanamayıp yattı. Murat alındı, “Abla

Rate article
Lifequest
Seni Seviyoruz Oğlum, Ama Artık Bizi Ziyaret Etme.