Bir Prens Hayalinin Yıkılışı: İllüzyonun Sonu

Bir Prens Hayalinin Sonu
O, hayallerindeki prens değildi

Leyla, Emre ile askerden yeni dönmüşken tanışmıştı. Emre, tam bir dergi kapağı modeli gibiydi uzun boylu, atletik, büyüleyici yeşil gözlü ve siyah bukleli saçları vardı. Yanında Leyla sade görünüyordu, yine de sevimliydi: sarı saçlı, ince yapılı, tatlı bir gülümsemesi vardı. Şansına inanamıyordu gruptaki tüm kızlar arasından onu seçmişti.

“Ne görüyorsun sen onda?” diye fısıldıyordu arkadaşları. “Böyle yakışıklılar pek uzun kalmaz. Seni terk edecek.”

Ama Leyla sadece gülümsüyordu aşklarına inanıyordu. Sinemaya gidiyorlar, danslara katılıyorlar, arkadaşlarla buluşuyorlardı. Emre onun görünüşünü övmezdi ama hep yanındaydı ve dokunuşları Leylayı mest ediyordu. İlk kez evlerine getirdiğinde, annesi Fatma Hanım kaşlarını çatmıştı. Sonrasında, kızına usulca şöyle demişti:

“Yakışıklı erkek, başkalarının erkeğidir kızım. Nadiren sadık olurlar. Düğünden önce bekle, test et. Fazla vitrinlik gibi duruyor.”

Leyla kızmıştı. Emrenin hislerine güveniyordu, şüphe dinlemek istemiyordu. Ama annesi, kalbine bir endişe tohumu ekmeyi başarmıştı.

Yavaş yavaş, Emrenin davranışları değişti. Önce spor salonu, sonra yüzme, ardından yeni arkadaşlar Leyla da onun yanında olmak için antrenmanlara katıldı ama çekici ve kaslı kızların arasında kendini hantal hissediyordu. Emre onlara bakıyor, o da eve erken dönüp gözyaşlarını saklamaya çalışıyordu.

“Bir bebek kadar zayıfsın,” demişti bir gün Leyla yüzmeden sonra hastalanınca. “Kitap okumaya devam etsen daha iyi.”

Bu sözler onu incitmişti ve annesini hatırlatmıştı. Emrenin soğuduğunu hissediyordu. Giderek daha çok yalnız çıkıyor, onu aramıyor, davet etmiyordu. Sonra, bir anda kayboldu. Telefonlarına cevap vermez oldu.

“Seni aramıyor mu?” diye sordu annesi.

“Hayır” diye fısıldadı Leyla, yüzünü duvara dönerek.

“Hadi, kalk! Kuaföre gidiyoruz!” diye emretti Fatma Hanım. “Yeni bir saç modeli, yeni bir hayatın ilk adımıdır. Sonra sana bir elbise dikeceğiz, zaten yeteneklisin.”

Kumaş aldılar, Leyla modeller çizdi, unutmaya çalıştı. Emrenin yeni aşklarına dair dedikodular kulağına geliyordu ama dayandı. Birkaç hafta sonra, dansa yeni elbisesiyle, hafif ve ışıltılı bir şekilde geldiğinde herkes ona baktı. Fark edilmişti.

Orada tanıştığı Ahmet, mütevazı ve gösterişsiz bir genç, ona ilgi göstermeye başladı. Yakışıklı değildi ama gözleri sadece Leylaya bakıyordu sıcak ve samimi. Bir ay sonra onunla evlenmek istediğini söyledi.

“İşte gerçek erkek!” dedi annesi. “Seven, evlenir. Sen ne diyorsun?”

“Kabul ediyorum,” dedi Leyla sakin

Rate article
Lifequest
Bir Prens Hayalinin Yıkılışı: İllüzyonun Sonu