Bir zamanlar, “Annem bizimle yaşamazsa boşanıyorum!” dedi Ve öyle de yaptı
“Annemi yanımıza almazsan boşanıyorum” diyen bir adam, bir anda yabancıya dönüşebilir. Hele ki seçim yapmak zorunda kaldığındaaileyi korumak mı, yoksa kendini tam bir çöküşten kurtarmak mı? Ben bunu yaşadım.
Mehmet’le evlendiğimizde kendi evimiz yoktu. Onun ailesiyle, İstanbul’un daracık iki odalı bir dairesinde yaşıyorduk. Katlanılır gibiydi, ta ki bir gün üvey babası eve geldiğinde, kayınvalidem Fatma Hanım’ı bir sevgiliyle yakalayana kadar. Daha genç, kendinden emin, “kurtarıcı” havaları olan biriydi. Ona yeni ufuklar ve “altın dağlar” vaat etmişti. Ama bir şart koşmuştu:
“Evi sat. Başka şehre taşınıyoruz. Orada yeni bir hayat kuracağız.”
Fatma Hanım’ı uyarmaya çalıştık:
“Seni kandıracak. Sonunda barınacak bir yerin bile kalmayacak.”
Ama o suratını astı:
“Sırf kıskanıyorsunuz. Karışmayın işime.”
Bir hafta sonra, bebeğim kucağımda sokakta kalmıştık. Ev satılmış, biz de kapı önüne konulmuştuk. Mehmet iki işte birden çalışıyor, ben ise doğum izninde gece vakti ek işler yapıyordum. Kira zor ödeniyordu ama gelecek için didiniyorduk.
Konut kredisi almayı düşünüyorduk ki kader bize bir şans verdi: çocuksuz ve yalnız yaşayan teyzem vefat etti. Vasiyetinde bana İzmir’de geniş, aydınlık, bahçeli bir daire bırakmıştı. Biriktirdiğimiz parayla tadilat yaptık. Uzun zaman sonra ilk kez rahat nefes aldım.
Ama huzur uzun sürmedi.
Bir akşam, yemekten sonra bulaşıkları yıkarken kapı çaldı. Karşımda ağlamaktan şişmiş yüzüyle Fatma Hanım duruyordu. Gözleri dövülmüş bir köpeğinki gibiydi.
“Kızım oğlum beni attı Her şeyimi kaybettim. Sadece bir bavulum kaldı. Yardım edin”
Mehmet’le göz göze geldik. Onun yüzündeki şefkati gördüm. Omuzlarından tutup mutfağa oturttu, çay doldurdu. Ben ise orada öylece durdum, içimde keskin bir acıyla. Onu uyarmıştım, yalvarmıştım bu saçmalığı yapmaması için. Ama dinlemediği gibi, henüz her şey yolundayken bizi bebeğimizle sokağa attı.
Mehmet bana baktı:
“Yalnız kalamaz. Onu bırakamayız. O benim annem.”
Dudaklarımı sıktım:
“Bizi çöp gibi attı. Şimdi de onu bu eve almak mı istiyorsun? Daha yeni rahat nefes almaya başlamışken?”
Fatma Hanım susmadı:
“Oğlum, sokakta kalamam Yardım et Anladım, bir daha olmayacak”
İşte o zaman Mehmet’in sözleri yüreğimi paraladı:
“Annemin burada yaşamasına izin vermezsen, boşanıyorum.”
Gözlerim karardı. Yüreğim kanarken sessizce cevap verdim: “Öyleyse boşanmak tek çözüm, çünkü aşkımıza şart koşan biriyle asla yaşayamam.”




