Ricardo Salazar Uzun Süre Donuk Kaldı.

Bak hele, uzun bir vakit boyunca hareketsiz oturuyordu Kemal Şahin.

Kendini her şeyiinsanları, bir serveti, bir geleceğialabileceğine inandıran dünyası, birkaç cümleyle parçalandı; o cümleleri de çürük ayakkabılar takan bir kız söyledi.

Bunu sana kim gösterdi? sonunda fısıldadı.

Kimse, Şahin Bey, diye sessizce yanıtladı Gülbahar. Sadece anladım. Bazen diller kendi kendine konuşur bana.

Elif Yılmaz, annesi, kenarda ellerini sımsıkı tutmuş, titrememeye çalışıyordu. Bina içinde onun bakışından bile kaçınan adamın yüzünde, hiç görmediği bir şey, yani bir belirsizlik, süzülüyordu.

Yalan söylüyorsun, diye bağırdı sertçe, neredeyse kabalıkla. Bu bir numara! Beni etkilemek için bir hile.

Kalktı, masasına doğru yürüdü ve bir düğmeye bastı. Ekranda eski bir el yazması belirdi.

İşte bu. Sofya Üniversitesi profesörleri bile çeviremeyecek bir şey. Eğer bana tek bir doğru cümle söyleyebilirsen sana 20.000 TL vereceğim. Eğer söyleyemezsen annen işten atılacak.

Şahin Bey, lütfen yapmayın! diye bağırdı Elif. Bu bir çocuk!

Sus! diye kesti.

Gülbahar titremedi.

Tamam, dedi. Ama cevabını beğenmeyeceksiniz.

Ekrana doğru yürüdü ve parmaklarıyla satırları okuttu.

Bu sadece bir metin değil. Bu bir uyarı.

Ha! Ne uyarısı? dedi sinirli bir kahkaha attı Kemal.

Senin için.

Benim için mi?! sesinde artık bir hayal kırıklığıyla karışık bir sinir vardı.

Gülbahar fısıldadı:

Kendini herkesten üstün gören, gururundan düşecek. İsmi rüzgarda silinecek, evi ise alevlerde yanacak.

Sessizlik hâkim oldu.

Dışarıda bir anda şimşek çaktı. Oda yarı karanlığa büründü, Kemalin yüzü bir an için aydınlandı solgun, gerilmiş, gözleri kocaman açılmıştı.

Tesadüf sadece bir tesadüf, diye mırıldandı.

Gülbahar ona döndü.

Zeminizi süpüren insanlarla alay ediyorsunuz, ama işinizi kuran kodu kimin yazdığını biliyor musunuz?

Ne ne demek istiyorsun? sesi titriyordu.

Babam.

Elif çenesini sıktı.

Gülbahar hayır, lütfen

Evet, anne, duymanın zamanı geldi. Gülbahar gözlerini Kemalden ayırmadı. O, siber güvenlik biriminde programcıydı. Geceleri sizin sisteminizde çalışıyordu, siz ise deniz kenarında tatil yapıyordunuz. Hastalandığında, onun için işten çıkarma emrini siz imzaladınız.

Nasıl adı neydi? soruştu Kemal, artık soluk soluğa.

Ahmet Yılmaz.

Kemalin gözleri büyüdü.

O mu koruyucu kodu yazan? Alman bankasından milyonları getiren adam mı?

Evet, dedi Gülbahar. O. Ve siz onu her şeyden mahrum ettiniz.

Bir kez daha sessizlik çöktü. Tek duyulan ses, pencerelere çarpan yağmurun ritmiydi.

İntikam istemiyoruz, fısıldadı Elif. Sadece adalet ve huzur.

Bilmiyordum diye iç çekti Kemal, kelimeleri boş geldi.

Biliyordunuz, yanıtladı Gülbahar. Sadece umursamıyordunuz.

Adam koltuğuna yaslandı. Şimdiye kadar inşa ettiği her şey bir anda anlamsızlaştı.

Ne istiyorsunuz benden? Para mı? Eğitim mi? Ev mi? Hepsini vereceğim.

Gülbahar sakin bir bakışla ona baktı.

Bir şey istemiyoruz. Ama unutmayın ki Tanrı bazen görmediğiniz insanların sesini duyurur.

Annesinin elini tuttu.

Hadi gidelim anne.

Elif ona döndü.

Bugün temizlik işini bitireceğim. Sonra başka bir kadın bul.

İkisi odadan çıktı. Kapı yavaşça kapandı.

Kemal yalnız kaldı.

Uzun bir süre hiç kıpırdamadı. Sonra çekmecesini açıp eski bir dosya Ahmet Yılmaz çıkardı.

İçinde sağlık sebebiyle sözleşme uzatma talebi vardı. Altında ise imzası: Red.

Dosyayı masaya koydu, sonra saatini yavaşça kolundan çıkartıp yanına bıraktı.

Dışarıda yağmur camlara damla damla akıyordu, sanki utanmış bir suçun akışı gibi.

Ertesi gün haberler patladı:

İş insanı Kemal Şahin tüm mal varlığını ve şirket hisselerini, maddi imkânı az olan çocukların eğitim fonuna bağışladı.

Bir ay sonra Kristal Kule, İstanbul Üniversitesine satıldı, ücretsiz eğitim merkezi haline geldi.

Şehrin kenarındaki küçük bir okulda, Gülbahar adında bir kız, maddi durumu yetersiz çocuklar için yabancı dil kulübü kurdu.

Neden yaptığını soranlara sadece gülümseyerek şöyle dedi:

Bilgi güçtür. Ama gerçek güç, affetmektir.

Epilog

Elif ve Gülbahar İstanbulu terk etti. Onlardan bir daha haber gelmedi.

Kemal Şahin ise kamusal hayattan kayboldu.

Birkaç ay sonra, Kristal Kulenin en üst katında, şu yazıyı taşıyan bir tabelâ gördü herkes:

Gerçek zenginlik, kalbiyle konuşan insanlardan öğrenmektir.

Rate article
Lifequest
Ricardo Salazar Uzun Süre Donuk Kaldı.