AİLE BAĞLARI

Akraba varsa, onunla uğraş da vardır (türküden bir atasözü).
Elif, köyde doğmuş, çocukluğundan buradan kaçmayı hayal eder. Kendini sütçenin ya da çoban kadının yerinde görmez; 16yaşına bastığında çantasını toplar, Ankaraya giden otobüs biletini alır ve bir daha asla bu sessiz köye dönmeyeceğim diye kendine yemin eder.

Üniversiteye girer, yurt odasına yerleşir. İki yıl sonra inşaat firmasında vinç operatörü olarak işe girer.

Şimdi evlenme vakti gelmiştir. Hafta sonları Elif, arkadaşlarıyla şehir parkında dansa gider. Orada Kaanı tanır; ikisi de eş arayışındayız der ve pek uzatmadan evlenirler.

Elif, köydeki annesine mektupla haber verir: Anne, baba, evleniyorum! Gelin! Ancak anne ve baba, bir gün önce büyük kızlarını evlendirmiş oldukları için köye gelemez; annesi sadece daha sonra torunları göreceğiz der.

Düğün gerçekleşir, gündelik hayat başlar. Elif, Kaanın evinde, üç odalı bir evde oturur; Kaanın annesi, kız kardeşi ve oğlu, amcası ve eşi de aynı çatı altında yaşar. Ancak Elif ve Kaan mutludur; onlara ufak bir oda tahsis edilir. Kayınvalidesi, gelinin uysal, çalışkan ve sözünün kısasını saklamayan biri olmasından memnundur. Kayınvalidesinin beş çocuğu var; iki kız evli, ayrı evlerde yaşar.

En küçük kız kardeş, Lale, sürekli sorun çıkarır. Bir çocuğu dünyaya getirir, ama babası bir anda izah etmeden kaybolur. Kaan, Lalenin çocuğunu doğumdan alır; hemşire Artık amca, yeğenini büyüteceksin der. Kaan gülümser, Ne şaka bu! diyerek durumu hafifletir.

Bir gün Lale, Kaanı evine getirir; Lale hemen Elifi kıskanır. Uzak bir köyden gelmiş, kocamı çalmış! diye dişlerini sıkar. Elif hiçbir kavgaya girmeden sessizce dayanır, Kaana da söylemez. Kayınvalide ise Elife, Lale sadece yalnızlık ve kıskançlıktan dolayı sana haset ediyor, seni incitme der, Kaana bir şey söyleme ki intikam almasın.

Elif sessiz kalır; Lale annesine bağırıp hakaret ettiğinde, Elif mutfağa oturmuş gözyaşlarını silen kayınvalideyi korur.

Elif ve Kaanın bir sürede kızları Lalenin doğmasıyla anne olma mutluluğu artar. Lale, bu sefer daha da sinirlenir; her gün kavga çıkar. Elif artık susmaz, bir aslan dişi gibi çocuğunu korur. Bir tartışmada Elif, Kaana şikayet eder; Kaan, çabuk bir karar verip ütüyü Laleye doğru yöneltir. Lale kaçırır, ama Elif korkudan donar. Neyse ki Lale kaçırır, kırılır ve bir daha sessizleşir.

Lalenin sevgilisi de olur; o, çocuğunu sık sık annesine bırakıp buluşmalara gider. Ancak bu sevgililer uzun sürmez; Lale, oğlu Duranı bir yük olarak görür, yalnızlığının suçunu ona atar. Elif bir gün öfkeyle bağırır: Çocuğunla ilgilen, küçük bir suçlu büyüyor! Duran, henüz dokuz yaşına girmemişken, annesine bağırır, para çalar, okuldan kaçar, ceplerinde çınlayan bozuk para olur.

Lale, Evlenip Durana bakacağım. Sıcak bir yatağa girmekten sıkıldım, sen kocanla sarılıp uyuyorsun! der.

Elifin anne ve babası torunlarını görmek için gelir; evi, dar alanı ve kavgaları görürler. Baba, Elif, gel biz de babanın evine gidelim; burada çöküleceksin diyerek kızını teselli etmeye çalışır. Anne ise kulağına fısıldar: Elif, dön. Vanya bizim bahçeye gelir, sen ve Laleyi memnuniyetle karşılar. Sevginiz hâlâ var, unutma.

Elif, Ben şehre gelmişken traktörcü birine dönüşmek istemiyorum. Sabrediyorum, Kaan mühendis olarak bir daire alacak. der.

Kaanın iş yerinde üç yıl sonra daire verir; mutluluk taşar. O sırada Elif ve Kaanın bir oğlu doğar. Aile yeni evine taşınır; ev boş ve soğuk olsa da artık evleri olur.

Bir yıl sonra Kaanın annesi vefat eder. Lale, annesinin ölümünden sonra saçları beyazlaşır, kendini kınar, küçük kavgalar ve annesine karşı kaba davranışları için pişman olur. Gözyaşları boğar, her gün mezarın başına gider, çit kapısını kapatıp uzun süre oturur, tek bir noktaya bakar, mezarı kıskançlıkla temizler, fısıldar. Çevresindekiler ona Kapıyı kapatma, orada kalırsın der, o ise Umrumda değil yanıtını verir.

Zaman, yaraları sarar; hayat devam eder. Lale ciddi bir ilişkiye girer, evlenmek üzere olur. Lale, Elifi aynı eve davet eder; çay içer, sohbet eder, gülüşürler. Elif evden ayrılmak üzereyken Lale ona tutar: Dur Elif, bir şey söylemek istiyorum. Sana karşı kıskançlık besledim, ama şimdi anlıyorum ki Kaana gerçekten sevgi duyuyorsun. Onunla mutlu olduğunu görmek beni sevindiriyor. Sen benim için en değerli insansın, bil.

Elif şaşkınlıkla bakar: Ne güzelsin Lale! Lale hüzünlü bir gülümseme yapar ve Elifin yanakına bir öpücük kondurur. Elif bu itirafla şaşkınlık içinde evine yürür.

Ertesi sabah Kaanın küçük kardeşi telefonla haber verir: Kaan, Lale uyanmadı! Uyku içinde öldü. Lale 37 yaşında, kalp hastalığından vefat eder. Annesinin yanına, aynı çitin içinde gömülür.

Lalenin mezarının başında bir yıl boyunca çiçekler konur; kocası çiçekleri tazeler, sonra yapay gül buketi koyar. Çiçekler bir daha solmaz.

Duran, 14yaşında yarı yetim kalır. Onun nereye gideceği sorulur. Gerçek babası bulunur, ama yeni bir ailesi vardır ve Durana yer yoktur. Akraba, Duranı yetimhaneye vermek ister; çünkü Duran zor ve huzursuz bir gençtir, devlet onu eğitsin derler. Kaan karar verir: Hiç yetimhane yok! Akrabalar, sizin gibi bir akraba, ne zaman birine el uzatmaz? Akraba varsa, uğraş da vardır. Duran bizimle yaşayacak! Vasi alması sağlanır.

Akrabalar rahat bir nefes alır: Tanrıya şükür, günah işlemedik, yetim çocuğu bize verdi. Kaan ve Elif, Duranla birlikte yaşamaktan çeşitli sıkıntılar çeker; hırsızlık, kabalık, tehditler olur, ama atlatılır.

Duran büyür, evlenir; iki çocuğu olur: birine Lütfü, diğerine Kaan adını verir, koruyucularına ithaf eder. Akrabalar şaşırır: Ne güzel yetişmiş Duran!

Yine Lalenin mezarının başında Duran taze çiçekler koyar.

Rate article
Lifequest
AİLE BAĞLARI