Kocam başka bir kadın için beni terk etti, ama bir kaza geçirdiğinde kayınvalidem, onu tekrar ailemize kabul etmem gerektiğini söyledi.

Benim eşim, Mehmet Yılmaz, bir yıl önce beni başka bir kadına bıraktı. O da, Elif Deniz, başka bir kadınla tanıştım, ona aşığım dedi ve bana artık sevgi hissetmediğini, beni hiç gerçekten sevmediğini söyledi. Şimdi de, bir an önce gerçek bir aileye kavuşmak istediğini iddia ediyor.

Elif hâlâ çalışamıyordu; en küçük oğlumuz Can, henüz bir buçuk yaşındaydı. Büyük oğlumuz Ali de anaokuluna gidiyordu ve geçimimizi sağlayacak bir şeyimiz kalmamıştı. Tek yakınım, İstanbulda yaşayan kız kardeşim.

Endişelenme, sen ayakta kalacaksın, dedi kayınvalidem Fatma Hanım. Dairen senin, en azından bir çatı altında olacaksın. Oğlum da sana nafaka ödüyor.

Evet, o da ödüyordutam maaşının dörtte birini.

Mehmet boşanma davası açmamıştı ve ben de zamanı bulamıyordum. İki küçük çocuk, uzaktan çalışma, bir de birikintiyi ayakta tutmaya çalışmak… Hepsi çok ağır geliyordu.

Kayınvalidem ayda bir kez torunları ziyarete geliyordu, bazen meyve de getiriyordu. Çocukların babası ise artık onların eğitimine katılmıyordu. Başka çocuklar edineceğim, diyordu.

Böyle bir yıl geçirdik, ben ve çocuklar yaşam mücadelesi verdik.

Yıl sonunda anaokulunda bir yer açıldı ve Can kaydoldu. Ben tekrar işe dönebildim, biraz nefes alabilirdik.

Mehmet çok yakında baba olacak, diye bir gün telefonla sevinçle duyurdu kayınvalidem. Acelela boşanmayı tamamla, torunlarımızın evlilik dışı doğmasını istemiyorum.

Elifin sevgilisi sekizinci haftada hamile kalmıştı. Ben de boşanma davasını açtım.

Bir hafta sonra Mehmet bir trafik kazası geçirdi. Hız ve tehlikeli sollama tutkusu onun başına gelen felaketti.

Evlilik sırasında aldığımız araba tam bir hurdaya döndü, Mehmet hastanede pek çok yarayla yattı. Doktorlar, bir daha yürüyemeyeceği konusunda umutlu değildi.

Kayınvalidem telefonda ağladı. Ben de ona acıdım; sonuçta Mehmet hâlâ eşimdi. Ama onun talebi beni şaşırttı:

Mehmeti hastaneden alıp ona bakman gerekiyor, dedi.

Ben mi? Neden ben? diye kızdım.

Sen onun eşi, henüz boşanmadınız, dedi. Kız arkadaşı dün hamileliği sonlandırdı. Engelli bir baba istiyor değil. O hâlde sorumluluk senin, eşin olarak!

Boşanma hâlâ kesinleşmemişti; mahkeme duruşması, hastalığı nedeniyle ertelenmişti.

Kayınvalideme, Benim eş olarak sorumluluğum, seni evlat edinen adamı bıraktığında bitti, dedim. Bir yıl boyunca beni ve çocukları umursamazdı. Beni ve çocukları aldattı.

Bu bir tesadüf, dedim, yakında halledeceğim. Mehmet hâlâ annesini seviyor, annesi de ona çok değer veriyor.

Kayınvalidem bana, Benim oğlumla ilgilenmemi mi bekliyorsun? Ben ona çocukken bakmıştım, şimdi eş sorumlu! Sen kalpsiz, nankorsun. Torunlarıma, anneleri baba hastalandığında onu terk etti diye anlatacağım, dedi.

Şimdi herkes bana, bir yıl önce Mehmeti bıraktığımı, aslında onun bizi terk ettiğini söylüyor.

Kayınvalidem sonunda Mehmeti hastaneden çıkardı. Yavaş yavaş iyileşiyor, doktorlar artık kötümser değil. Boşanma davası nihayet sonuçlandı.

Bu arada eski kayınvalidem, İzmirdeki komşularına şöyle anlatıyor: Şimdi yaşlılıkta hasta oğluma bakmak zorunda kaldım! Karısı onu bırakıp, çocukları da gitti! Adam sağken para kazanıyorsa hoş, hastalandığında ise dışarı atılıyor!

Birçok kişi de ona katılıyor, başını sallar. Oysa Mehmet, sağlığını kaybettiğinde, beni ve çocukları terk etmişti.

Arkadaşım, daireyi satıp başka bir yere taşınmamı önerdi. İstanbuldaki kız kardeşim beni evine davet etti. Sanırım oraya gideceğim.

Siz ne dersiniz?

Rate article
Lifequest
Kocam başka bir kadın için beni terk etti, ama bir kaza geçirdiğinde kayınvalidem, onu tekrar ailemize kabul etmem gerektiğini söyledi.