Sevgili kayınvalidem,
Sana, eşimin (Ali) ile evliliğimizden edindiğim tecrübenin bir özetini sunmak istiyorum ve onu sana geri veriyorum.
Öncelikle, seni annecim olarak adlandıramadığım için üzgünüm; evlendiğimizde bu ismi kullanmak istiyordum. Ben de çok evlenmek istiyordum; en yakın dostlarım uzun zamandır evli ve onlara kıskançlıkla bakıyor, eşleriyle birbirlerine saygı ve sevgi gösterirken birbirlerini desteklemelerini izliyordum.
Hayalim, her zaman yanımda olacak, bana destek olacak bir adam, büyüyen çocuklarımız ve onlarla birlikte sorumluluk paylaşacağımız bir aileydi. Ayrıca eşime değer göstermek, sevgimi hissettirmek ve her şeyi onunla paylaşmak istiyordum.
İlk kez senin evladının sana karşı tutumunu gördüğümde, Böyle bir erkeği bana sunmuşsun, diye düşündüm. Düğün öncesi bir cümle söylemiştin, geleceğimle ilgili bir izlenim bırakmıştı; belki unuttun ama ben hâlâ hatırlıyorum ve o sözlere hak ettikleri değeri vermediğim için pişmanım. Şöyle demiştin: Oğlum sadece bir kadına alışkın. Bu küçük cümle, ona çocukluğundan beri neler kattığının özeti gibiydi.
Ali, senin için eczaneden ilaç almaktan asla vazgeçmez, bir iki sokak ötedeki eczaneye bile koşar; eczane evinin hemen yanında, ilaç almak ise zor bir iş değildir. Kapının gıcırtısı varsa, bir anda yağ sürer, senin bu ciddi sorununla uğraşmaz; evimizdeki tüm kapıların farklı tonlarda gıcırdaması ona hiç takılmaz, dolap kapakları da aynı.
Ali beni eve bırakıp gitmek istediğinde, parkta yürüyüşe çıkmak yerine sen bir dram çıkarıp beni bencil, tembel ve rahat bir hayata alışkın olduğumla suçladın. Neden olmasın, arabayla seyahat etmek trenle gitmekten daha rahat, ağır çantaları tek başına taşımak da pek akıllıca bir fikir değil. Ama senin de temiz havaya ihtiyacın vardı.
Ali harika bir evlat. Gece yarısı uykusuz kaldığında ve rahatsızlığını bana anlattığında, sabah işe gitmek zorunda olduğumuzu düşünmeden hemen taksiye bindi; akşam bir şeyler içmişti ve ehliyeti riske atmak istemedi. Sana teşekkür etmen yerine, Eşinle alkol almaktan kaçınmak zorunda değiliz, annen gece yardıma ihtiyaç duyarsa dedin. Tabii ki, sadece alkolden değil her şeyden kaçınabilirsin; o senin oğlun, ben ise sadece onun karısıyım.
Sana, oğlunla ilişkimizde alanıma dokunmadığın için tebrik ederim; bir erkeği paylaşmak zor olur. Sen onunla kimseyi paylaşmak istemiyorsun.
Tanrıya şükür ki çocuğumuz yok; hemen babasını sormazdılar, çünkü anneye öncelik verilir. Senin duyarlı oğlun, gerçekten ihtiyacım olduğunda beni desteklemedi, benim yerine arkadaşım Nazan, depresyonun beni yıpratmayacağını söyleyerek yardımcı oldu. Birkaç kelime, biraz anlayış ve merhamet beklemiştim, ama o yine senin yanına koştu.
Evet, yenildim; onun yerine senin gibi olamadım, ama çok çabaladım. Bütün çabalarımın onun gözünden kaçtığına üzüldüm. O gerçekten tek bir kadına âşıktı sana. Bana söylediği aşk sözleri sadece bir protokol, nişanlılık töreni gibi bir formaliteydi.
Ben bir erkeğe ihtiyaç duyuyorum, parlayan, mükemmel bir koca istemiyorum; işlerini sıkı bir düzende tutan, ara sıra iş arkadaşlarıyla bir şeyler içen bir adam değil, beni sevinçlerimde ve başarımda mutlu edecek, başarısızlıklarımda ise yanımda olacak bir adam istiyorum.
Ali’nin hiç de benim hayal ettiğim tipte bir insan olmayacağını fark ettim, bu beni rahatlattı. Çocuk da yapmadık çünkü duygusal bir yoğunluk ihtiyacımız yoktu; o, sadece senin kalbini korudu, başkasınınkini değil. Bu tasarruf beni hamile kalmaya itti. Şimdi hayatımda ikinci bir insan ve üç ay içinde doğacak bir erkek evladımız var.
Bu çocuğu, senin tanımadığın bir gerçek erkeğe yetiştireceğim. Kayınvalidem, eşimin bana kattığı deneyimler için teşekkür eder, onu sana geri verirken hâlâ sağlıklı, şefkatli ve sorumluluk sahibi bir adam olarak bırakıyorum. Mutlu olun.
Eski gelinin.




