Eşyalarını Şimdi Taşıyabilir Misin? – Eşi Önerdi

Ben, bir zamanlar bir arkadaşımın evinde otururken duyduğum bir hikâyeyi anlatayım.

Bagajını şu an taşıyacak mısın? diye sordu eşi, Elif.
Al bakalım! diye karşılık verdi.
Elif, ne demek istiyorsun? diye şaşkınlıkla soran kız, uzun bir ayrılık için hazırlanmıştı; çok hızlı bir davranıştı.
Şöyle bir şey, diye tekrar tekrarladı Sevgi.
Başka bir çanta mı? Kendi çantalarınızı kendiniz taşıyın! diye düşündü Nermin ve girişteki paspasın üzerine basarak çıktı; her şey yolunda gibi görünse de bir tat bırakmıştı.

Akşam evde bir haber patladı.
Bebeğimiz olacak! Bizim bir çocuğumuz olacak! diye haykırdı Nermin, Levente bakarak bu mutluluğu paylaşmak istediğini söyledi. Sevgili, sen de mutlu değil misin?

Nermin Şahin, üniversitenin üçüncü sınıfındayken Veli Yıldız ile tanıştı. İkisi de başka bir şehirden transfer olmuştu.

Velinin babası askeriyeye sevk edildi, aile bütün birlikte yeni bir yere taşındı. Genç adamın sevgilisi, onun peşinden giderek aynı köye geldi; Nermin gerçek bir yoldaş gibi oldu.

Fakat Veli farklı biriydi. Yeni şehirde Nermin hamile kalacağını öğrendiğinde, sevgilisi bir anda ortadan kayboldu.
Tam anlamıyla radardan silindi: ailesinden uzaklaştı, nereye gittiği bilinmiyordu; Nerminin son yılındaki tıp fakültesi belgelerini alıp telefonlara cevap vermeyi bıraktı.

Bu sırada, elinden tutan, anatomi öğretmeni Levent Hakan, Nermine hoş bir ilgi göstermeye başladı. Nermin akıllı bir kızdı; kıvırcık saçlarıyla her şeyi iyi kavrıyordu. Ancak babasına, annesine geri dönmek pek bir seçenek değildi; bu, iyi bir gelecek neredeyse vaat etmiyordu.

Kız, ailenin tek umudu olmuştu. O umutsuzluğa bir darbe daha eklenince, bir çocuğu daha taşımasının da bir yük olduğu anlaşılırdı; çok çocuktan oluşan bir aileye pek de hoş karşılanmazdı.

İşte bu noktada, otuzlu yaşlarda, ayakta durabilen bir adam ortaya çıktı. Çocuklu bir evde babalık deneyimi olmaması, artık sır değildi. Nermin, evli Levente aşık oldu. Levent, doğum kontrolüne pek önem vermiyordu; demek ki baba olmak istiyordu, başka bir yol yoktu.

Neyse Levent, hayalini gerçekleştireceğim. Sen mutlu bir baba olacaksın! diye düşündü Nermin ve harekete geçti.

Bir buçuk ay sonra sevgilisine sevinçli bir haber verilebilirdi; bebek yedi ay erken doğmuş gibi görünecekti, kim gözetleyecek? Zeki kimse söylemez, aptal ise fark etmez.

Her şey en güzel şekilde düzenlendi: önce şık bir akşam yemeği. Nermin, yalnız bir yaşlı teyze Hanımefendiden bir oda kiralamıştı, kirayı sembolik bir ücretle ödeyerek. Teyze, ilişkilerle pek uğraşmaz, sadece faturalarını karşılaması ve ara sıra lezzetli ikramlar alması yeterliydi; modern bir emekli için hayat zordu.

Levent bir kadeh şarap içerken, Nermin hafif bir yudum aldı ve sevgiline hamilelik testini uzattı; bir dizi dramaya benzer bir sahnede Bebeğimiz olacak! Sen mutlu değil misin? diye seslendi.

Levent beklenmedik bir şekilde tepki verdi: Ben hazır değilim!
Nermin hayretle sordu: Neye hazır değilsin? Sen hep piyon gibi hazırsın!
Levent cevapladı: Çocuğa.
Nermin bir gülümsemeyle, Yani çocuğa hazırsın ama sonrasına? diye sordu. Levent ise konuşmayı kesip odadan çıktı.

Nereye gitti bu zavallı öğretmen? diye bağırdı Nermin; ailesinde Rusça kibirli bir dil yoktu. Levent aslında kısırlıydı; bebek ona ait değildi. Nermin, geçmişte Veli Yıldıza aşık olduğunu da hatırladı; tüm parçalar bir araya geldi.

Leventin çocuklukta geçirilen kabakulak ya da su çiçeği hastalığı, kısırlığa yol açmıştı. Üç yıllık evlilikten sonra çift, eşini doğurmakta zorlanıyordu. Sperm analizinde, çok az ve hareket etmesi zor spermler bulunmuştu. Uçuş için bir tane yeterliyken, düş için yeterli sayıda yoktu.

Bu sırları sadece ikisi biliyordu, gizli tutuyorlardı. Belki ileride bir yetimhane çocuğu alacaklardı; şimdilik yalnız yaşamak da fena değildi.

Leventin babası Yusuf, kanserle mücadele ediyordu; torun bekliyordu. Hastalık ilerledi ve Levent ile Sevgi, babanın huzur içinde gitmesini istedi; fazla bilgi acıyı artırırdı.

Levent ve Sevgi birbirini çok seviyordu; bir aldatma bile evliliği güçlendirebilir, kim bilir? Nermin hamile olduğunu duyunca Leventin ona olan ilgisi azaldı. Bu durum, bir öğretmenin öğrenciye karşı sorumluluğunu unutmaması gerektiğini gösterdi.

Sonunda Nermin, evlenmek yerine Leventi evine davet etti; evdeki tek gerçek aşkı ortaya çıkarmak istedi. Ancak Sevgi, birden Al çantayı! dedi. Başka bir çanta mı? Kendi çantalarınızı kendiniz taşıyın! diye düşündü Nermin ve paspas üzerine basarak çıktı; her şey yolunda gibi görünse de bir tat kalmıştı.

Akşam evde bir tartışma çıktı.
Sana kim inanıyor, Sevgi? diye bağırdı Levent. Üzerimde herhangi bir delil yok! Beni tanıyor musun? Ben örnek bir aile babasıyım!

Levent gerçekten örnek bir aile babasıydı; skandalları yoktu. Sevgi ise Levente tamamen güvenmişti ve bu kez de sorular tükendi. Kimse çanta ile gelmedi.

Öğrenci İrem Şahin, sevgilisini beklerken dekanlığa gitmedi. Nermin, zamanın artık eskisi gibi olmadığını çok iyi anladı. Biz başka bir yola gideceğiz! derken, tarihi bir sözden ilham alarak Yürürken babasının evinin adresini internetten buldu.

Yusuf, ilaçlar yüzünden bir durumdaydı; bir anda hamile bir kız gördü, Torun olacak! diye sevinçten çığlık attı. İlk fırsatta, Nermine aylık otuz bin lira yardım teklif etti. Çocuk henüz karar vermediği için zamanla karar versin, dedi. Yusuf, torununa destek olmaktan vazgeçmedi.

Nermin, bu maddi destekle hayatını yeniden inşa etti. Üniversiteye devam etti, hatta uzaktan eğitim alarak bir hemşire olmaya karar verdi. Meslek yüksekokulunda telefonlara yanıt verirken, hemşirelik eğitimine de devam etti. Altı aylık kızını kreşe yatırdı.

Yıl sonra, Yusuf vefat etti; hastalık onu yendi. Nermin, cenazeye gitti, ama eski komşular onu davet etmedi; sadece bir bakıcı gerçekleri ortaya çıkardı. Nermin otobüse binmek istediğinde, sürücü kapıyı kapattı; otobüs hızla hareket etti, Nermin kapıyı çarparak koştu.

Bununla birlikte, Nermin biriktirdiği para, aylık otuz bin lira, annelik maaşı ve tek ebeveyn yardımı sayesinde yetecek kadar olmuştu. Bir iş buldu, bir çağrı merkezinde çalıştı ve uzaktan eğitimle hemşirelik diplomasını tamamladı.

Altı aylık kızını kreşe yerleştirdikten bir yıl sonra, Sevgi hamile kaldı! Leventin spermleri yeniden canlandı; bir mucize gibi. Güneş altında insanlar nasıl çılgınlaşır, sperm de aynı şey!

Levent ve Sevginin bir erkek çocuğu dünyaya geldi; mutluluktan havalara uçtular. Bazen Sevgi, Nerminin bir gün onun eşine hamile kalmış gibi geldiği anı hatırlıyordu; ama o da artık geride kalmıştı.

Levent, artık şefkatli, sevgi dolu ve nazik bir baba; tıpkı evlendiği kadın gibi. Diğer detaylara bakmaya vakti kalmadı.

Rate article
Lifequest
Eşyalarını Şimdi Taşıyabilir Misin? – Eşi Önerdi