Kapı açıldığında, bir an geçmişten bir hayalet gördüğümü sandım.

Kapı açıldığında bir an önceki zamanın hayaletini gördüğümü sandım.

Vildan yavaşça içeri giriyor, sanki bir zamanlar başrol oynadığı bir sahneye adım atıyor ama repliklerini hatırlamıyor.

Gözleri, bir zamanlar soğuk ve kendinden emin olan, şimdi kararsız ve tereddütlü; sanki nerede hoş karşılandığını bilmeyen bir insan gibi.

Sibel diye fısıldıyor. Sesinde titreme var. İlk kez sesinde kibir değil, güvensizlik duyuyorum. Senin sizin

Ben burada mıyım? diye sakin bir sesle soruyorum. Yoksa eskiden düşündüğünüz gibi tuvaletleri temizlemiyor muyum?

Gözlerini aşağı indiriyor.

Saçma bir şeydi, diyor. Boş bir şaka, ciddiye almamıştım

Sanıyordun, diye fısıldıyorum. O zaman senin için üstte olmak kolaydı. Ama zamanlar değişiyor, Vildan. Otur.

O, itaatle karşımdaki sandalyeye oturuyor. Hareketlerinde artık eski özgüveni yok. Parmakları çantasının kulpunu sinirle sıkıyor, gözleri duvarlardaki çerçeveli sertifikaları, İstanbuldaki uluslararası konferansta başkan yardımcısıyla birlikte çekilmiş fotoğrafımı inceliyor.

Artık müdür oldun, diyerek sahte bir gülümseme takınıyor.

Üç yıldır, doğruluyorum. Yeni projeler için koordinatör arıyoruz. Sen de adaysın.

Beklemiyordum diye fısıldıyor. Görüşmenin seninle olacağını.

Kendinden bahset, diyerek belgeleri karıştırıyorum. Son yıllarda ne yaptın?

PRda çalıştım, çabuk yanıtlıyor. Sonra bazı kişisel sorunlar. Şimdi yeniden başlamak istiyorum.

Anlıyorum. not alıyorum. Neden bizim firmamızı seçtin?

Derin bir nefes alıyor, sanki ağır bir ağırlığı itiraf ediyor.

Çünkü başka yerden geri dönüş almadım.

Sessizlik, her türlü eleştiriden daha fazla konuşuyor.

Hatırlıyor musun Vildan, birkaç saniye sonra soruyorum, okulda bazen bazı insanların üstte doğduğunu, diğerlerinin ise onlardan sonra temizlik yapacağını söylemiştin?

Yavaşça başını sallıyor.

Hatırlıyorum. Utanıyorum.

Bir şey söylemiyorum. Ona bakıyorum; lisede tanıdığım kız değil, kendi çöküşünü yaşamış bir kadın.

Artık ona intikam almak ya da aşağılamak istemiyorum. Tek hissettiğim hüzün.

Eğer bugün o alay ettiğin kıza rastlasan, ne dersin?

Gözleri doluyor.

Beni affet derdim. Ve güçlü olmayı ondan öğrenmek isterdim.

Belgeler dosyasını kapatıyorum.

Vildan, eğitimli, deneyimlisin. İstersen burada genç uzman olarak başlayabilirsin. Ayrıcalık yok, öncelik yok, sadece iş.

Gerçekten alacak mısın beni? diye inanamaz bir sesle soruyor.

Kin tutmuyorum, diyorum. Ama unutmayacağım. Kendini kanıtla.

Başını sallıyor. Sesinde, daha önce duymadığım bir minnettarlık var.

Teşekkür ederim, Sibel. Söz veriyorum, başaracağım.

Çıktığında kapı kapanana kadar uzun uzun izliyorum.

Hayat, bizi bir zamanlar güçsüz olduğumuz yere geri getiriyor; sadece büyüyüp büyümediğimizi görmek için.

Aylar geçiyor.

Vildan erken geliyor, geç saatlere kadar kalıyor, şikayet etmiyor, parlamaya çalışmıyor. Sıkı bir şekilde çalışıyor.

Bir akşam, bir stajyere sunum hazırlamasına yardım ederken görüyorum; sakin, dikkatli, kibirden uzak.

Birkaç hafta sonra kapımı çalıyor.

Bir dakikanızı alabilir miyim? diye soruyor.

Tabii ki, gülümsüyorum.

Sadece teşekkür etmek istedim. Beni yargılamadın. Bana bir şans verdin. Her şeyi kaybettiğimi düşünüyordum belki sadece gerçeğim olmayı engelleyen şeyi kaybettim.

Bazen her şeyi kaybetmek gerekir, kendini bulmak için, diye sessizce yanıtlıyorum.

Sıcak, maskesiz bir gülümseme takınıyor. O anda anlıyorum ki, intikam istemiyorum. Gerçek zafer, değiştiğini görmekti.

Bir yıl sonra Vildan artık kendi bölümünün başında. Projeleri kâr getiriyor, ekibi ona bağlı, gençler ona saygı duyuyor.

Bir firma partisinde ona genç bir çalışan yaklaşıyor, tedirgin bir genç.

Bayan Yılmaz, yarınki sunumdan korkuyorum

Vildan gülümsüyor ve omzuna dokunuyor:

Korkma. Güçlü bir insanı kıyafetler ya da unvanlar değil, kalp ve akıl belirler.

Onu yanımdan izliyorum ve ilk defa gerçek bir huzur hissediyorum.

Geçmiş bitmiş.

Hayat da adaletini bulmuş: sessiz ama kesin.

Bu akşam eve doğru yürürken yüzümde bir gülümseme var.

Ne gururlu, ne zafer dolu; sadece sakin, gerçek bir gülümseme.

Rate article
Lifequest
Kapı açıldığında, bir an geçmişten bir hayalet gördüğümü sandım.