Söz
Deniz usulca direksiyonu tutuyor, arabayı yolda güvenle sürüyordu. Yanında arkadaşı Kadir oturuyordu; iki günlüğüne İstanbuldan Bursaya iş gezisine gitmişlerdi, müdürleri göndermişti.
Kadircim, işlerimizi ne güzel hallettik, anlaşma da yüklü bir rakama bağlandı, müdür çok memnun kalacak, dedi Deniz gülerek.
Aynen, şansımız yaver gitti, dedi Kadir, ikisi de aynı ofiste çalışıyorlardı.
Eve dönmek şahane, orada seni bekleyen biri varsa hele, dedi Deniz. Benim Elif şimdilerde gebelik bulantılarıyla boğuşuyor, üzülüyorum ama ikimiz de çok istedik çocuğu, bana hepsine dayanacağını söyledi yavrumuz için.
Çocuk güzel, ama bizim Merve ile olmuyor bir türlü, çocuk sahibi olamadık. İkinci kez tüp bebek deneyeceğiz şimdi, ilki olmadı, dedi Kadir buruk bir sesle. O ve Merve yedi yıllık evliydi, çok istiyorlardı bir evlat, ama
Deniz geç evlenmişti, otuz iki yaşında. Hayatında kadınlar olmuştu, fakat başını döndüren olmamıştı. Ta ki Elifi görene kadar. Ona öyle âşık olmuştu ki başka kadınları artık görmez olmuştu.
İlk tanışmaları, sonra Denizin Kadire Elifi göstermesi, ardından düğün Kadir düğünde şahitti ve içten içe arkadaşına biraz imrenmişti. Elif güzel ve nazik bir kadındı, insan hemen vurulurdu.
Dışarıda ince bir sonbahar yağmuru cama çiselerken, silecekler ara ara çalışıyordu. İki arkadaş muhabbet ediyordu. Denizin telefonu çaldı, açtı.
Selam Elifcim, selam. Dönüyoruz tabi, iki saat sonra oradayız. Sen nasılsın? Aynı mı? Aman ağır bir şey kaldırma, ben gelince hallederim, öpüyorum, görüşürüz sevgilim.
Kadir dinlerken Elifi gözünün önünde canlandırdı, onun nasıl Denizi beklediğini düşündü. İçinden, Bizim Merve aramaz bile, hiç merak etmez beni, ona göre bana sıkı bağlıyım. O hiç Elif gibi değil, her şey onda net; iş ve ev, dedi.
Birden Deniz direksiyonu sertçe kırdı, üstlerine beyaz bir kamyon geliyordu. Çarpışma kaçınılmazdı. Son anda Denizin tarafı direğe çarptı, araç yol kenarına savruldu. Kadir kendine geldi, başı ağrıyordu, kolundan kan sızıyordu, ama kapısı açıktı. Denize baktı, kıpırdamıyordu.
Bir anda insanlar koştular, arabalar yol kenarında durdu. Kadir yavaş yavaş kendine geliyordu; başı ve kolu çok acıyordu. Arabadan dışarı, ıslak çimlere sıyrılmıştı. Ambulansı bekliyorlardı. Onu ve Denizi sedyeye aldılar. Kadir Denizin üstüne eğildi, dostu fısıldadı:
Elife yardım et
Hastaneye götürüldüler; Kadirin kolu kırık ve ağır bir beyin sarsıntısı vardı, bilinci açıktı. Hep sorup durdu doktorlara:
Deniz nasıl? Arkadaşım iyi mi?
Sonra hemşire açıkladı:
Deniz vefat etti
Kadir çöküntüye uğradı. Cenazeye de katılamadı. Merve geldi, anlattı; Denizin eşi Elif cenazede çok ağlamış, kocasının yokluğuna inanamıyormuş, tabutun yanında güçlükle ayakta duruyormuş.
Hastaneden çıkınca Kadir, Merve ile mezarlığa gitti, uzun süre dostunun mezarı başında kaldı, içinden söz verdi:
Merak etme dostum, eşini yalnız bırakmayacağım, sana söz
İki gün sonra Elifin kapısını çaldı. Elif gözyaşlarına boğuldu.
Onsuz nasıl yaşayacağım? Denizin yokluğuna alışamıyorum.
Elif, eşin bana sana yardım etmemi vasiyet etti. Birlikte atlatacağız. İhtiyacın olursa ararsın, ben gelirim.
Zaman geçti; Elif yavaş yavaş toparlandı, gebeliğin stresle sonlanmasından çok korkuyordu, doktoru da uyarıyordu. Kadir haftada iki kere geliyordu; marketten alışveriş yapıyor, vitamin getiriyor, bazen hastaneye götürüyordu; Elif onun iyiliğini fazla istismar etmiyordu, sadece zorunda kalınca çağırıyordu.
Kadir, sana zahmet veriyorum, dedi bir gün,
Hiç sorun değil, özellikle Denize söz verdim, dedi Kadir.
Kadir, Elife karşı karmaşık duygular besliyordu. O, her zaman hayalini kurduğu kadın gibiydi, ama bu durumda ne yapacağını bilemiyordu.
Elif doğum sancılarıyla uğraşırken Kadir ve Merve yine hastanelerde, analizlerde, hayal kırıklığındaydılar Çocuksuzluk yakıcı acılarıydı. Merve, Kadirin Elife destek olduğunu bilmiyordu. Kadir ona hiçbir şey açıklamıyordu. Elifin numarası telefonunda Hayırseverlik adıyla kayıtlıydı; biliyordu ki Merve görse, şüphelenirdi.
İkinci tüp bebekte de başarısız olunca, evlilikte gerilim arttı. Merve, sorunu Kadirde görmeye başladı, Kadir artık düşünmek bile istemiyordu.
Merve, Kadirde bir gariplik sezdi; dalgın, bazen hırçın, sürekli ufak tefek işlerle uğraşıyordu. Aldatıyor olma ihtimali aklına gelmemişti, aralarında cinsellik açısından bir soğuma olmamıştı.
Kadir, özel hayatı sorunlu olsa da işte başarılıydı. Deniz ile başladıkları projeye tekrar döndü, tek başına bitirdi, çok başarılı bir anlaşma imzaladı.
Elif ise, gebelik ilerledikçe daha güçsüzleşti. Ailesi Erzurumda uzaktaydı, İstanbulda ona yakın kimsesi yoktu. Baş ağrıları, ayak şişlikleri vardı, ama Kadire pek şikayet etmiyordu.
Bir gün Kadir market alışverişiyle geldiğinde Elifi küçük bir merdivenen tırmanırken buldu, yeni perde asmaya çalışıyordu.
Camı sildim, dedi güler yüzle, yeni perdeleri takıyorum.
Hemen in oradan, dedi Kadir ciddi bir şekilde, karnına bakıp, düşersen bebeğe yazık edersin, şaka değil bu.
Ona yardımcı oldu, merdivenden indirdi. Çok yaklaştılar, Kadirin bütün vücudu titredi onu yanında hissedince.
Teşekkürler Kadircim; dedi ama hemen banyoya koştu, bulantısı tutmuştu yine.
Kadir nefes aldı, alnındaki teri sildi, içinden düşündü:
Deniz şimdi beni görüyor mudur? Kendi istedi, ben de yardım ediyorum.
Sonra Elif dedi ki:
Kadir, bebek odasını hazırlamaya yardım eder misin? Sonra vaktim olmayacak. Yürüyüşte güzel duvar kağıdı gördüm, onu istiyorum.
Kadir işe girişti, hamile Elif’i yalnız bırakmaya gönlü el vermedi. Beraber tadilat yaptılar, Elif daha çok moral destekçisiydi tabii. Nihayet oda hazır oldu, Kadir bir yanda depresif karısı, bir yanda Elif; bir yangın diğerine çarpıyordu. Merve yine çocuk konuşmaya başlamıştı, Elifin ise doğum zamanı yaklaşmıştı.
Merve iç sesini dinleyip, aileyi korumak için işe daha sıkı sarılması gerektiğine karar verdi. Kadın dergilerine makaleler yazıyordu. Bir gün büyük bir dergiden köşe yazarlığı teklif edildi. Sevinçle kabul etti, kendini oyalayacaktı. O işten iyi bir ücret aldı, eve bir koli lezzetli yiyecek ve iki şişe şarapla döndü.
Ee, hayırdır, kutlama mı var? dedi Kadir işten dönüşte.
Evet, güzel bir ödeme aldım, kutlayalım. Bu anlaşmayı uzun süredir bekliyordum.
Masaya atıştırmalıklar dizildi, şarap açıldı, televizyonda en sevdikleri film dönüyordu, şaraplarını yudumladılar.
Birden Kadirin telefonu çaldı. Merve ekranı görüp Hayırseverliki okudu. Kadir telaşla mutfağa geçti.
Ne oldu, diye fısıldadı.
Kadir, affet, sanırım doğum başlıyor Ambulans çağırdım.
Ama daha erken değil mi?
Yedi aylık, olur böyle, dedi acıyla konuşuyordu.
Tamam, hastaneye geliyorum.
Kadir hızla giyindi. Merve tedirgin baktı.
Nereye gidiyorsun?
Evet, dedi aceleyle bir yalan uyduruyordu. Müdürüm aradı, hayır işiyle ilgili görüşmek istiyormuş. Sonra anlatırım. İnan bana, şart.
Ama Merve inanmıyordu.
Ne hayır işi, ne müdürü, Kadir yine oyunlar çeviriyor, dedi içinden.
Kadir apartmandan çıktı, arabaya atladı ve hastaneye sürdü, yol uzundu. Vardığında Elifi çoktan götürmüşlerdi. İki saat bekledi. Hemşire haber verdi: Elif bir oğlan doğurdu. Kadir derin bir nefes alıp yorgun kafasıyla eve döndü, kendi kendine,
Şükür, atlattık, çok endişelenmiştim, dedi.
Merve uyumamıştı, bakışları Kadiri delip geçiyordu; onun ne kadar yorgun ve perişan olduğunu hemen fark etmişti.
Hayırseverlik seni çok yormuş, dedi sivri bir sesle.
Kadir koltuğa çöktü, üstünü bile çıkarmadan.
Evet, Merve. Elif yeni doğum yaptı; Denize söz verdim ona destek olacağım diye. Kadıncağız tamamen yalnız, dedi dürüstçe.
Anladım Her şey yerine oturdu Şimdi sırada Elifin oğluna yardım etmen var değil mi?
Evet, dedi Kadir içtenlikle.
Öyleyse Beni tanıyorsun, buna asla razı gelmem, zamanını başkasının çocuğu için harcamanı istemem, hem zaten bizim kendi çocuğumuz olamayacağı belli. Boşanacağım, sen de ne yaparsan yap. Belki başka biriyle tanışır, ondan bir çocuk sahibi olurum.
Kadir ona şaşkın gözlerle baktı, hâlâ çocuk olmamasından kendisini suçladığını gördü.
Kararın senin, Merve, kendimi anlatmayacağım. Elifin bebeğine yardım etmeliyim.
Zaman geçti. Merve boşanma davası açtı. Kadir, Elifin yanına taşındı, minik Ömere destek oldu. Bir süre sonra evlendiler. İki yıl sonra da bir kızları oldu.
Okuduğunuz, desteğiniz ve aboneliğiniz için teşekkürler. Hayatta başarılar dilerim!




