Eşimin ailesi hâlâ huzur bulamadı; sürekli eski eşiyle barıştırmak için uğraşıyorlar. Sen anlamıyor musun, onların ortak bir oğulları var! diye dert yanıyor kayınvalidem.
Ben, kocamın ikinci eşiyim ve ailesi hâlâ oğullarının boşandığını kabullenemiyor. Oysa bu olayın üzerinden dört yıldan fazla geçti. Hâlâ onları barıştırmaya uğraşıyorlar. Ben ve Arda üç yıl önce evlendik. Mutlu bir hayatımız var.
Kayınvalidem, Arda’nın ani ve yanlış bir hamle yaptığını düşünüyor. Ne yapıp edip eski ailesiyle ilişkileri düzeltmeliymiş. Sonuçta onların ortak bir çocukları var.
Arda ile tanıştığımda o zaten boşanmıştı. Söylediklerine göre anlaşmalı bir şekilde ayrılmışlar. Eski eşi de tekrar evlenmiş. Zaten ayrılmalarının sebebinin onun hayatında biri olması olduğu söyleniyor.
Belki hata yaptık evlenerek, diye düşündü Arda da. Annem çok baskı yaptı, evlenmemizi istedi. Eski eşi hamile kaldı, ben âşık bile değildim, sadece görüşüyorduk. Hamileliği olmasaydı asla evlenmezdim onunla, dedi bana.
Eski eşinden hiçbir korkum yoktu. İlk başlarda Ardayı daha iyi tanımak istedim. Zamanla anladım ki eski evliliğine dair hiçbir özlem duymuyor, eski eşine karşı tamamen kayıtsız. Eski eşi de aynı şekilde. Kadın yeniden evlenmiş, sadece oğullarıyla ilgili iletişim kuruyorlar.
Ama kayınvalidem bu duruma bir türlü alışamadı, kayınpederim de öyle. Sürekli aileyi bir araya getirmek için uğraşıyorlar. Bizim evliliğimizi de hiç olumlu karşılamadılar.
Siz daha çok gençsiniz, önünüzde koca bir hayat var. Neden başkasının yarım kalmış hayatına dahil olasın ki? diye sormuştu bana baş başa kaldığımızda.
Ben de, Arda evli olsaydı zaten karışmazdım. Ama şu an bekar, dedim. Kayınvalidem bir şey daha söyleyecekti ki Arda içeri girdi ve sustu. O an anladım ki, onunla asla iyi ilişkilerim olmayacak. Pek de umursamadım açıkçası.
Evlendik ve aynı evde yaşamaya başladık. Kayınvalidemle hiç görüşmüyordum, sadece bayramlarda veya aile yemeklerinde bir araya geliyorduk. O zaman da sürekli Arda’nın eski ailesiyle ilgili şikâyetlerini dinlemek zorunda kalıyordum. Arda annesini susturmaya çalışıyordu, çünkü o da bu durumdan mutsuzdu. Ama sonra her şey yeniden başlıyordu.
Henüz çocuk sahibi olmayı düşünmedik. Kendimi anne olarak görmüyordum, hem Arda’nın zaten bir oğlu vardı. Kayınvalidemse bundan memnundu zaten.
Arda boşandıktan sonra kayınvalidem hemen kolları sıvadı. Eski gelinini bayramlara davet etti, ona övgüler yağdırdı. Onların çok yakışan bir çift olduğunu söyleyip durdu.
Eski eşi ise bu konulara tamamen kayıtsızdı, sırf çocukları için geliyordu. Onun tavırlarından hiçbir beklentisi olmadığı belliydi.
Kayınvalidem, Ardayı eski eşine karşı kıskandırmaya, beni de Ardayı kıskandırmaya çalıştı. Beni sık sık aradı, Kocanın nerede olduğunu biliyor musun? diye sordu. Bilmiyorsam, hemen eski eşindedir diye düşündü ya da Ardayı özellikle oraya gönderdi. Bu tarz garip hareketler…
Hiçbir zaman kıskanç biri olmadım ama bütün bu davranışlar sinirlerimi bozuyor. Dışarıdan bakınca Arda ile eski eşi arasında en ufak bir şey yok, bundan sonra da olmaz. Ama ortak çocukları olması işleri zorlaştırıyor. Arda düzenli şekilde nafaka ödüyor. Ara sıra oğluyla konuşuyor, ziyaretine getiriyor. Eski eşi asla sorun çıkarmıyor, para istemiyor, iletişime engel olmuyor, gayet olgun davranıyor. Herkes yoluna devam etmiş, birbirlerine de saygı gösteriyorlar.
Fakat kayınvalidem bunu anlamak istemiyor. Sürekli kafasında planlar kuruyor, ortalığı karıştırıyor. Bunlar ne zaman bitecek, acaba aklını başına ne zaman toplayacak? Arda, bir gün ona torun verdiğimde her şeyin normale döneceğini düşünüyor. Ama ben buna pek inanıyorum diyemem.




