Eşim eski bir kadın arkadaşından gelen mesajlara hâlâ sık sık yanıt veriyor.
Evli olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü eşim neredeyse her açıdan mükemmel bir erkek! Yine de tamamen kusursuz insan diye bir şey maalesef dünyada yok. Zamanla fark ettim ki, eşimin tek bir küçük kusuru var: Fazlasıyla sosyal, açık sözlü ve cana yakın biri olması. Belki bazıları için bu kötü bir şey değil, ama doğrusu benim için biraz sorun.
Burak kadınlarla rahatça arkadaşlık kuran bir adam. Bana hiçbir zaman mesajlarını gizlemedi, ortada bir tuhaflık da yok. Fakat yine de bu durumdan rahatsızlık duyuyorum. Yıllardır eski bir kadın iş arkadaşıyla, Zeyneple, sürekli yazışıyorlar. Zeynep yıllar önce evlenip eşiyle Almanyaya taşındı ama hayatımızdan hiçbir zaman tamamen çıkmadı. Hâlâ onun adını evimizde sıklıkla duyuyorum.
Burakın işte ya da seyahatlerinde başına bir şey geldi mi, hemen iki kadın her şeyi öğreniyor: ben ve eski arkadaşı. Önemli bir karar vermesi gerektiğinde yalnızca bana danışmıyor, Zeynepe de danışıyor. Her konuyu onunla da paylaşıyor. Zaman zaman sadece ikimizin arasında kalması gereken meseleleri bile Zeyneple konuşuyor. Bu bana gerçekten ağır geliyor.
Bir kez daha açıkça söylemek isterim ki, Burak harika bir eş. Ev işlerini aramızda bölüştük, hiçbir yüküm fazla değil. Ayrıca iyi bir maaşı var. Birlikte kaliteli zaman geçiriyoruz: Burak beni sinemaya, tiyatroya ya da güzel bir restorana götürmekte hiç aksatmaz. Ama yine de, başka bir kadınla bu kadar yakın olmaya neden ihtiyaç duyduğunu bir türlü anlayamıyorum.
Belki size biraz saçma gelecek ama artık eşimi kıskanmaya başladım. İşyerinden diğer kadın arkadaşlarına karşı bu duyguyu yaşamıyorum. Ama söz konusu Zeynep olunca içimde tarifsiz bir rahatsızlık baş gösteriyor.
Aklım almıyor, acaba ben ona yetersiz mi geliyorum? Ne eksik ki, hâlâ o arkadaşlığa ihtiyaç duyuyor? Bu sorunun cevabını bulamıyorum.




