Romantik Arayışlar: Var-yok Arasında Aşk ve Macera Peşinde Bir Türk Çiftinin Komik ve Duygusal Hikâyesi

Derya, hayırdır ya? diye gözlerini faltaşı gibi açtı Volkan, eşinin şortunu ve tişörtünü uzatmasına şaşırarak.
Ne olacak? Burada miskin miskin yatarken herkes sevgili bulacak, sen kalacaksın ortada! deyip battaniyeyi üstünden çekiverdi Derya, Volkanın tüylerini diken diken eden bir serinlikle.

Ne saçmalıyorsun sen şimdi?
Dünkü laflarından sonra, hani yakında ben de sevgili yaparım demiştin ya, bekledim, bekledim; ha işte, o an geldi. Sabahın altısı, hadi kalk bakalım, çapkınlık meydanına yol alıyoruz!

Yahu Dalga geçiyordum, tartışınca saçmaladım işte. Kusura bakma, cidden hata ettim.
Yok yok, çok doğru dedin aslında. Benim suçum. Aramızdaki aşk ateşini söndürmüşüm, bütün benzinimi kendime harcamışım. Orası şimdi küllük gibi, ne ateş yanar, ne patates közlenir. Hadi, kalkıyorum işte.

Beni evden mi atıyorsun yani?
Yok, tam tersi. Seni spora başlatıyorum. Her gün spor yapacaksın, şu göbeğin gidene kadar. Sevgili dediğin, Michelin bebeğiyle gezmeye razı olmaz. Kalk, kalk diyorum!

Eşinin ciddi olduğunu gören Volkan, mecbur uysalca yataktan kaydı, günah işlerini fiziki ibadetle temizlemek istercesine aile boyu donunun üstüne şortu zor bela geçirdi.

Bak, unutma da sana havuz şortu alalım. Böyle paraşüt gibi şortla, sevgili yatağında camdan uçarsın valla.
On dakika bahçede, Deryanın gözlerinin önünde, zor nefesle koşan Volkan, eve dönünce kendini yere attı, güç bela sürünerek yatağa ulaşmaya çalıştı.

Hop, nereye?
Yatakta huzur içinde ölmek istiyorum.
Ölme, daha sevgili bulacağız; mezarcıya ihtiyacımız yok şu aralar. Hadi duşa. Bugünden sonra günde en az iki kere yıkanıyorsun. Bana acımadın bari başka kadıncağıza rahatsızlık verme ter kokunla. Bir de artık sabah-akşam diş fırçalanacak! diye Derya kapı aralığından seslendi. Saçını da iyice şampuanla, bugün fotoğrafçıya gidiyoruz.

Niye ki?
Sitenin profiline düzgün bir fotoğraf lazım. Ben sana güzel foto çekemem, çünkü seni ezbere biliyorum; ne kadar uğraşsam, kamerada yine makarna canavarı, bira büstü ve eski hamal Volkanı göreceğim. Ama bize tam bir alfaya yakışır profil resmi lazım.

Derya, yeter bence…
Sen lafını idare et, kelimelerinde tasarrufa git artık. O enerjini kızlara sakla. Hadi, aday seçiyoruz.

O an Volkanın keyfi yerine geldi; zira zararsız hayaller için orada burada sevgili adaylarının fotoğraflarına bakıyordu. Ama bugün resmi olarak bakıyordu, kaçırılmayacak fırsat! Parmağıyla ekranda gezinmeye başladı.

Bak, şu olabilir mi?
Yok artık…
Neyi var?
Volkan, senin sevgilini görünce benim kendimden utanmam lazım, senden değil. Şuna bak, eski vosvosun satış öncesi daha iyi görünüyordu yahu. Resmen dikkat, dış cephe dökülüyor tabelası hak bu kadına.

O zaman bu?
BU mu dedin? Aman Allahım Volkan, benim kocam bana böyle biriyle aldatırsa… Yani ben apartmana, komşuya nasıl kafa kaldırırım? Bak şu kız güzel işte!

Ne yaptıysa beni sallamaz ki…
Offf… Neydi ben bu özgüvensiz Pinokyodan hoşlandım ya? Biz nasıl on beş yıl idare ettik sevgili kocacığım?

Mizah anlayışımla? diyerek ümitlendi Volkan.
Yok canım, vallahi eğer gülmek ömrü uzatsaydı şu an karışım mezarda hala balayı için bile dul kalmıştım. Hadi, bahane arama; çıkıp sana adam gibi takım elbise alalım, sevgiliyi canlı yemle yakalayalım.

Bırak artık Derya, barışalım işte.
Ne kavgası Volkan! Sevgili sahibi olmak, Türk erkeğinin başarısıdır. Başarılı adamın karısı da marka olur. Hatta tek sevgili de yetmez bence.

Alışveriş merkezinde Derya, Volkanı en lüks mağazaya çekti, mankenlerin üstündekileri tek tek denetiyor.

Derya, bu takım takım elbise, Honda Civicin dört lastiğiyle yarışıyor resmen.
Merak etme, lastiği de alırız. Hem yazlık hem kışlık, ister çift katlı, yeter ki güvenli olsun. Evime garip-ürik çiçekler istemem.

Derya!!!
Ne Deryası! Güvenlik önemli. Scooter almıyoruz, açık hipotenüs ekleyeceğiz bizim üçgende. Patronunu aradın mı bu arada?
Niye ki?
Maddi mevzular canım. Maaş artışı almadan nasıl iki kadına bakacaksın? Ben eve banaly çorba yaparım, sevgiliyeyse öyle olmaz; maliyetin formülü beton gibi: bir akşam yemeği, üç kadeh şarap, beş yıldızlı otel; biinden kısmaya görün, temel yıkılır.

Volkan sonunda giyindi, kravatı düzeltti.
Ay tam evlendiğimiz günkü yakışıklılığın valla Deryanın gözleri doldu.
Ne kadar da güzel durmuş yan kabinden bir hanımefendi onayladı.
Alacak mısınız? Biliyor musunuz, eşim sevgili arıyor da…
Yok canım sağ olun, bende üç tane var dedi kadın arsızca.
Volkan, sakın ona bakayım deme, dedi Derya ciddi, bizimkisi bankalar arası transfer kartı gibi güvenilir olacak, hesabı gönül rahatlığıyla aktaralım. Hadi, parfümeri! Biraz sıkalım, fırlayalım ortama.

Bir saat kadar AVMde turladılar. Derya, Volkana onay verince:
Hazırsın Volkan! Fotoğrafa bile ihtiyaç yok. Hadi git, unutma: Kendine güven, nazik ol, azıcık da serseri, aynen o eski vosvosumuzu satarkenki gibi.

Derya eve gidip çorbasını yaptı, Volkan ise gün boyu hazırlandığı sevgili arayışına koyuldu. Aradan bir saat geçti, Deryanın evinde kapı zili çaldı.
Merhaba güzel hanım. Eşiniz evde mi? dedi bariton, bıçkın, aşık bir adamın sesi. Sadece kapı zili değil, kulakları da bir başka çaldı Deryanın, birinci tonda aşk başlarken.
Şey, eşim sevgiliye gitti… dedi, o sırada kepçeyi elinden düşürdü.
Belki içeri alırsınız, bir teklifim var size.

Sesten terledi, buz gibi oldu Bir Tylol Hot içsem mi? dedi, ama vazgeçti, domofonun tuşuna art arda bastı. Volkan, üç dakika sonra kapıda belirdi. Elinde kocaman kırmızı bir çiçek buketi. Yavaşça Deryanın belini tuttu. Koridorda bir anda sıcak hava esti.

Ağlamışsın gibi?
Azcık… Baktım odun kırmışım, ama anladım ki o oduna ihtiyacımız varmış, ateşi için…

Eee, bu akşamı nefis bir sohbet eşliğinde geçirmeye ne dersiniz güzel hanımefendi? Volkanın bakışında vahşi bir arzu ve cesaret için yudumladığı elli gram rakı parlıyordu. Sizi restorana davet ediyorum, güzelliğinizin öyküsünü anlatacağım. Belgesel ama çok hoşunuza gidecek.
İiiiistiyorum dedi Derya, oyuna ısınmış bir tatlı sarhoşlukla çorbayı tavadan alıp kirpikleri rimellerim hemen.
Ben de hemen taksi çağırayım dedi Volkan.
Nereye gidiyoruz?
Beş yıldızlı restorana!
Şehrimizde öyle yer yok ki. Beş peynirli pizzacı var kötü ihtimal.
O zaman oraya. Sevgilin için en iyisi!

Karınız kıskanmayacak mı?
İkimiz de çok uğraşırız, mutlaka kıskansın! diyerek göz kırptı Volkan.

Rate article
Lifequest
Romantik Arayışlar: Var-yok Arasında Aşk ve Macera Peşinde Bir Türk Çiftinin Komik ve Duygusal Hikâyesi