Yaşlılara Böyle mi Bakılır! Kardeşim Amerika’dan Geldi.

10 Mayıs 2025

Bugün akşam evdeki atmosferi düşündüm ve bir kez daha anladım ki, yaşlıların bakımına özen göstermek ne kadar zor ama ne kadar gerekli. Uzun yıllar ABD’de, New York’ta yaşayan büyük kardeşim Mert, nadiren Türkiye’ye gelir. Onu en az üç kez gördük bu on yıl içinde. Mert, elinde hediyelerle, moda kıyafetler ve çeşitli yabancı ürünlerle geldi; annem Emine’nin gözleri bir anlık mutlulukla parladı.

Mert ABD’ye şans peşinde giderken ben, annem ve babamın yanındaydım. Şimdi geriye bakınca, o dönemde daha farklı davranmalıydım, ama o vakti fark edemedim ve pişmanım.

Kardeşimin ziyareti annemin moralini anında yükseltti. Tüm şikayetlerini bir kenara bıraktı, hemen çorba ve börek hazırlamaya koyuldu. Babam Veli, torunlarıyla oyun oynar, annem ise Eceye (kız kardeşim) nefis lahmacun ve kuzu eti pişirirdi. Bu iki hafta boyunca evimiz bir bayram şenliği gibi çalkalandı. Ece, sabahtan geceye kadar mutfakta ya da televizyon karşısında çayını içerken hiçbir zaman bir şey yapıp bize yardımcı olmayı teklif etmedi. Misafirler gittiğinde babam bir zarf içinde bir miktar para uzattı. Mert alaycı bir şekilde, ABD’de TL ne işe yarar ki? dedi ama parayı reddetmedi.

Gece olduğunda annemin kan basıncı tekrar yükseldi. Zehra (eşim) bütün akşamı onun çayını hazırlamak ve bakımını gözetmekle geçirdi. Babam, dün çakıyla odun kırmayı gösterirken, bugün bir dal parçasını bile kestiremedi ve benden yardım istedi. Zehra, mutfak, annem ve temizlik arasında bölündü; bu durum beni çok yordu.

Evlilik hayatımıza gelince, evli olduğumuz dokuz yıldır hâlâ anne babamın evinde yaşıyoruz. Onlar emekli, artık ev işleriyle uğraşmıyor; tüm sorumluluk tamamen bize, Zehra’ya ve bana düştü. Pencereleri, çatıları, çiti yeniledik; bütün masrafları kendimiz karşılayıp ödedik.

Mert çok nadiren gelir; her gelişinde herkes bir anda gençleşir, enerjik ve neşeli olur, sanki hiçbir şey acımaz. Bu yüzden, annem ve babamla birlikte yaşamaya karar verdik; ihtiyaç duyduklarında onlara kolayca yardımcı olabilmek için. Şimdi düşünüyorum ki, bu kararı alırken yanlış bir şey yapmışım. Ancak ev için harcadığımız para ve enerji o kadar büyük ki, vazgeçmek zor.

Ne yazık ki, anne babam yaptığımız fedakarlıkları takdir etmiyor; Mert’i akrabalar ve tanıdıkların önünde övüyor, bizleri ise başarısız diye niteliyor. Bu durum beni çok düşündürüyor; ne yapacağım konusunda bir çıkmazdayım.

Bugün öğrendim ki, sevdiklerimize yardım ederken, onların takdirini beklemek yerine, kendi iç huzurumuz ve aile bağlarımız için çalışmak daha değerlidir. Kendi değerimizi, başkalarının övgüsüyle değil, kendi çabamızla ölçmeliyiz.

Rate article
Lifequest
Yaşlılara Böyle mi Bakılır! Kardeşim Amerika’dan Geldi.