28Kasım 2025
Bugün evliliğimizin bittiğini bir kez daha hissettim; eski eşim artık çok mutlu görünüyor. Kendisi, beni sınırlayıp normal bir hayat sürmemi engellediğimi kanıtlayarak adeta bir çıkış yolu bulmuş. Benden daha çok inciten hiç kimse yoktu; bu acıyı sadece o verir gibi hissettim.
Üç ay oldu onu görmedik. Son kez, kızım Şebnemi hafta sonu ona bırakmak için arabayla götürdüğümdeydik. Sadece on iki hafta geçmiş ve her şey değişmiş gibi. Yıllarca ona kilo vermesini söylemiş, ama o fast food ve gazlı içecekleri bırakmak istememişti. Boş zamanlarını kanepede geçirir, dışarı çıkmasını ya da spor salonuna gitmesini imkânsız hâle getirirdi. Şimdi ise küçük dairesinin en göze çarpan köşesine bir yoga matı koymuş; yeni bir saç kesimi var, kıyafetleri tertemiz, sanki bakımını kimseye borçlu değilmiş gibi.
Eskiden çamaşır makinesini doldurup çalıştırmayı ona öğretemezdim; şimdi birden her şeyi kendi başına halledebiliyor. Bir kez oturup konuştuk
Yeterince dinledim; bana Yıllarca evlilikte beni küçümsedin, seni şu kadar aptal yaptım dedi. Artık ben ve Şebnem onun planının bir parçası değil. Yeni bir ilişkisi var, bu ilişkide kendine, bedenine, karakterine ve kazancına çok değer veriyor. En çok da bu değişim beni sarstı. Ne benim ne de kızım için bir şey yapmadı; bir kadın için kendini tamamen yeniledi.
İnsanlar Nasıl istiyorsan, o kadar ver der; ama eşim aynı ölçüde cevap veremedi. Onu sevdim, saygı duydum, ara sıra eleştiride bulundum; ama değişmesi gerektiğine inanmıyordu. Ben ise ondan hiçbir şey almadım
Ayrılıştan sonra bile önceliği kendisi oldu; uzun süredir görmediği kızını düşünmedi bile. Keşke bir gün onun yerine ben olsaydım, çaba gösterseydi ve karşılığında benden beklediği şeyi alsa. Kim bilir
Bugün öğrendim ki, kendine değer vermeyen birinin hayatına fazla müdahale etmeye çalışmak, sadece kendi yorgunluğunu artırır. Kendi yolumu çizmeyi ve iç huzurum için sorumluluğu üstlenmeyi seçiyorum. Bu, bana en büyük ders oldu.




