Teyzem bana evi bıraktı, fakat ailem buna karşıydı. Onlar evin satılmasını ve paranın onlara verilmesini, benim ise sadece payımı almamı istiyorlardı. Hep birlikte, bu evde hakkım olmadığını söylediler.

Teyzem Emine bana evini miras bıraktı, ama anne babam buna hiç sıcak bakmadı. Evizi satıp parayı onlara verip, bir kısmını da kendime saklamamı istediler. Hep aynı sözle, bu evde benim hakkım olmadığını söyleyerek ısrar ettiler.

Bazen en yakın insanlar düşman gibi davranabilir. İnanması zor ama annem baba, beni gerçekten sevmiyor gibi hissediyorum. Bazen onlarla aynı ailede olduğumuzu sanmıyorum. Küçük kız kardeşim Nazlı ise bambaşka; biz hiç benzemeyiz ve onun tavırları bana hiç çekici gelmez. Yine de anne babam, Nazlıyı örnek göstermeye çalışıyor.

Nazlı sekiz sınıfa kadar okudu, büyüklerine karşı daima kabalık yapıyor ve kendi işine bakmıyor. Kendim neye örnek alacağımı bilemiyorum… Ben ailede en büyük çocuğum olsam da, Nazlı yeni kıyafetler alırken ben eski, kullanılmış elbiseler giyiyorum; o da artık istemediği şeyleri bana veriyor.

Kimse kardeş olduğumuzu sanmadı. Ben düzenli ve nazikken, Nazlı çirkin ve durulsuzdu. Tek sevgi gören kişi, babamın kız kardeşi olan teyzem Emine oldu. Çocuğu yoktu, bu yüzden bana bakan tek kişi oydı ve dürüst olmak gerekirse, ona babam ve kız kardeşimden daha çok bağlandım. Eminemizle çok vakit geçirirdik; bana bildiğim her şeyi öğretti. Onun yanında kendimi evimde gibi hisseder, bir daha eve dönmek istemezdim.

Bugün söyleyebilirim ki, teyzem beni büyüttü. Kendisi terziydi ve dikiş tutkusunu bana miras bıraktı. Emine, ölümcül bir hastalığa yakalanınca ailesini kurmaya vakti kalmadı. Okulu bitirdiğimde vefat etti ve küçük evini bana bıraktı.

Fakat bu miras, sevdiğim birinin kaybının acısını dindirmedi. Bana kaderin bir armağanı gibiydi; sonunda bu dertli çukurdan çıkıp sakin bir hayat sürme şansı bulmuş oldum. Tek endişem, babamın bu evin gerçek varisi olduğunu düşünmesiydi. Büyük bir ihtilaf çıkacağını zaten hesaba katmıştım.

Tahminlerim gerçekleşti; anne babam ve Nazlı evin durumu öğrenince hemen harekete geçtiler. Evi satmamı, parayı onlara vermemi ve sadece bir kısmını bana bırakmamı istediler. Tekrar aynı sözle, bu evde bir hakkım olmadığını söylediler.

Argümanları bana etkili olamayınca, acıma duygusuyla aile bağlarından bahsetmeye başladılar. Ama ben artık kendi kararımı veriyorum: Evi satacağım, ama sadece onlardan mümkün olduğunca uzakta bir ev alabilmek için. Silahım olsa dahi yeni adresimi onlara söylemeyeceğim. Onlarsız mutlu bir hayatı hak ediyorum.

Bu işi bir an önce bitirip yeni bir hayata başlamayı istiyorum.

Rate article
Lifequest
Teyzem bana evi bıraktı, fakat ailem buna karşıydı. Onlar evin satılmasını ve paranın onlara verilmesini, benim ise sadece payımı almamı istiyorlardı. Hep birlikte, bu evde hakkım olmadığını söylediler.