Bana ödeme yapmak zorundasın, çünkü babam da aynısını yaptı. Bu konuda her hakkım var!

20Aralık 2025

Bugün yine aynı eski tartışmanın içine düştüm. Babam, eski eşine her ay düzenli olarak 2000TL nafaka gönderiyor; ben de bu paranın bir kısmını oğlumun ihtiyaçları için harcayabileceğimizi düşündüm. Ancak Elifin (benim) Benim hakkım bunlar! diye bağırması, işleri daha da karmaşık hâle getirdi.

Oğlum, 12yaşındaki Ahmet, bir sabah çorap alması gerektiğini söyledi. Baba, bu çoraplar senin hesabından ödenecek mi? diye sordu, sanki babamın gönderdiği para sadece onun için mi ayrılmış gibi. Ben ise ona Baban, bir süredir eski eşine nafaka gönderiyor, ona da gerekli giysileri alması söylenmişti dedim. O da Peki, bu parayı sadece senin ihtiyaçların için mi harcıyorsun? diye karşılık verdi.

Ben bu soruya net bir cevap veremedim. Babamın hesabından gelen nafaka, aslında eski eşine ve onun çocuğuna yöneliktir. Oysa şimdi Ahmet, bu parayı kendi kıyafetlerine harcamak istiyor. Gözlerim doldu; çorapları tekrar raflara koydum. Bu güzel bir sweatshirt, denemek istiyorum, diyerek giyinme kabinine girdim. Ahmet de Bir kaç sweatshirt alalım, hangisi bana yakışır görebiliriz dedi.

Mağazada, sweatshirt fiyatının 1200TL olduğunu öğrendim. Diğer kıyafetleri de saydıkça, toplam harcama 4500TLye ulaştı. Nafaka kesinlikle yetmiyordu; ek bir miktar bulmamız gerekiyordu. Ahmet Bu benim favorim! diye koşarak giyinme kabininden çıkıp ürünü bir sepetin içine koydu.

Kasiyer Toplam 5300TL lütfen, dedi. Ben sadece 4000TLyi cebimde bulabildim. Şimdilik ihtiyacın olmayan şeyleri bırak, sonra alırız, diyerek Ahmete öneride bulundum. Ahmet ise Ben babamın bana destek olması gerektiğini söylüyorum. Kanun da bana bunu veriyor! diyerek ısrar etti.

Elif ise (ben) cüzdanımı çıkardım, bütün paramı kasaya koydum. Bu bir ayın harcaması, dedim, kıyafetlerini öde, ama yemek masraflarını da unutma. Başka bir şey vermeyeceğim. Ciddiyetle mağazadan çıktım.

Akşam eve geldiğinde Ahmet, markalı mağazalardan alınmış bir sürü çanta ve yeni ayakkabılarla dolu bir çanta taşıyordu. Ayakkabılar çok şık, bu gece çoraplar yerine ayakkabılar giyeceğim, dedi. Buzdolabında yiyecek kaldı mı? diye sordu. Artık deri ayakkabılar var, sen de pişir, diye yanıtladım.

Ben bir an bile aldırmadım: Şaka yapıyor musun? diye sordum. Ahmet, Babamı arayacağım, çünkü senin söylediklerin mantıksız, dedi. Hayırlı şanslar, diyerek gülümseyerek yanıt verdim.

Akşam olduğunda Ahmet, Baba, bir ay kadar kalabilir miyim? Neden tatile çıktın? En azından bir miktar para gönder, diye mesaj attı. Babam Şimdi mi? Belki daha sonra, diye yanıtladı. Konuşma kısa ve soğuktu.

Ertesi sabah Ahmet hüzünlü bir yüzle odasına çekildi; ardından babamın eski eşini aradı. Aranız ne oldu? diye sordu. Ahmet, Bugün her şey bana ait ve biz ona bakacağız, diye bağırdı. Nöbetçi bir çocuğa ne kadar para lazım? Kafanı boş tut, babamın parasını alacağız, dedi.

Üç saat sonra evde internet birden kesildi. Ahmet bağırdı: Şimdi internete kim ödeyecek? Babamın dediği gibi, sen artık şımarıksın. Sonra Gelecek ay babamın yanına taşınacağım, diye ekledi. Üç çocuğu olan bir ailede yer bulur musun? diye sordu. Söz veriyorum, orada kalacağım, dedi.

Ben ona, Gelecek ay sana hiç nafaka vermeyeceğim. Babamın bana verdiği parayı daha sonra nafakadan düşeceğim, dedim. O da Ben de annemin harcamasını az tutmaya çalışacağım, diye yanıtladı.

Anne olarak, aile bütçesinin bir ay boyunca 6000TL civarında olduğunu, nafakanın ise sadece 2000TL olduğunu fark ettim. Bu farkın farkına varınca, Ahmetin tutumunun haksız olduğunu anladım. Özür diledi, babasına da yarı zamanlı bir iş buldu; böylece annesine bir nebze de olsa maddi destek olacaktı.

Bu günün sonunda, ne kadar zorlandığımı, ama aynı zamanda bir anne olarak ne kadar sorumluluğum olduğunu bir kez daha hissettim. Her ne olursa olsun, aile bağlarımızı korumak ve çocuklarımıza doğru yolu göstermek için çabalamalıyım.

Elif.

Rate article
Lifequest
Bana ödeme yapmak zorundasın, çünkü babam da aynısını yaptı. Bu konuda her hakkım var!