Annem diyor ki, Elif çok zayıfmış, sonunda güç bela söyledi kocam. Ona daha çok yardım etmek lazımmış, çünkü kocası yokmuş. Bizde ise, hani her şey tıkırında gibi
Tıkırında mı? Vildan arkasını döndü. Samet, ben doğumdan sonra on beş kilo aldım. Belim doğrulmuyor, dizlerim çatırdıyor. Doktor Ya sağlığına bakacaksın ya da bir sene sonra Egeyi kucağına alamayacaksın dedi. Spor salonuna gitmem lazım, haftada iki gün, bir buçuk saat. Sen zaten işten kafanı kaldıramıyorsun, mesain saat başı değişiyor. Oğlanı kime bırakacağım? Senin annenin torun istemeye niyeti yok, zaten bir torunu var!
Samet sustu.
Gerçekten, kime bırakacaklardı?
Vildan alnını soğuk pencere camına yasladı, kayınvalidesinin eski model Doğanı apartmandan çıkarken ağır ağır ilerliyor, arka lambalar sanki el sallıyor gibi yanıp sönerek köşe başında gözden kayboluyordu.
Mutfaktaki duvar saatine baktı: Tam yedi.
Aysel Hanım tamı tamına kırk beş dakika kalmıştı.
Salonun köşesinde Samet, bir yaşındaki oğlunu oyalamaya çalışıyordu. Küçük Ege, plastik kamyonun tekerleğini döndürüp duruyor, ara ara kapının arkasında kaybolan babaannesine merakla bakıyordu.
Gitti mi? Samet boynunu ovuştura ovuştura mutfağa sarktı.
Uçtu gitti! dedi Vildan, yüzünü bile çevirmedi. Ege çok yorulmuş, nazlanmaya başladı, dedi, uyku düzeni bozulmasın diye gitmesi lazımmış.
Valla iki kez mızıldadı kucağına alınca, Samet zoraki gülümsedi.
Mızıldar tabii, kadın gelince tanımadı ki! Üç haftadır görmüyoruz, üç!
Vildan camdan bir hareketle geri dönüp kupa ve bardakları evire-çevire lavaboya doldurdu.
Boşver Vildan, Samet arkadan yanaşıp belinden sarılmaya çalıştı ama Vildan süngeri kaptığı gibi kıvraklıkla sıyrıldı. Annem şey Lalin alışkanlığı var onda.
Çocuk dört yaşında artık, daha kolay.
Daha kolay değil, Samet. Daha eğlenceli! Lalin Elifin kızı. Elif ise, canım annesinin bir tanesi. Biz ise Arada kaynamışız. Naftalin kokulu yelek gibi
Geçen cuma da neredeyse tıpatıp aynısı yaşandı.
Aysel Hanım bir uğrayıverdi, Egeye şöyle uyduruk bir çıngırak verdi, bir sağa bir sola bakıyor, kaçacak delik arıyor.
Samet daha Cumartesi şantiyeye gideceğim, anne imkanın varsa Vildan eczaneye, markete kaçarken iki saat Egeye baksana diyemeden
Olamam asla, Sametçiğim! bir el çırptı Aysel Hanım. Lalinle kukla tiyatrosuna gideceğiz, sonra Elif de aldı mı onu, bütün hafta sonu onda kalacak. Yazık yavruma, çalışmaktan pert oluyor, hayata karışacak daha
Sametin kız kardeşi tek başına çocuk büyütüyor, ama o tek başına biraz hikaye. Elif kendini bulurken ve sevgilileriyle gezip tozarken, Lalin haftalarca babaannesiyle yaşıyor. Babaanne hem kreşten alıyor, hem dans kursuna götürüyor, hem en pahalı montları alıyor, çocuk odasındaki tüm bebeklerin adını bilip hepsinin üstünü örtüyor.
Şu annemin attığına baktın mı? Vildan masadaki telefona işaret etti. Ne paylaşmış gör!
Samet isteksizce telefonu aldı, ekrana biraz kaydırdı.
Bir fotoğraf galerisi: Lalin dondurma yiyor, babaanne salıncakta sallıyor, beraber oyun hamurundan bir şeyler yapıyorlar.
Altında not: En büyük mutluluğum, neşem
Bütün hafta sonunu onlarla geçirmiş, Vildan içini çekti. Bize on dakika uğramış Orada aile saadeti, buraya zoraki uğrama.
Samet, Ege de onun torunu. Senin oğlun! Neden Egeye öyle uzak?
Samet sustu, çünkü cevabı yoktu.
Aklına gece yarısı annesi musluk bozuldu, sel bastı diye arayınca, pijamasıyla şehrin öteki ucuna fırlayıp sorunu nasıl çözdüğü geldi.
Annesinin yeni telefonu için Elifin doğum gününde çektiği krediyi gizlice kapattığı geldi.
Mayıstaki her hafta sonu tırnakları bahçede toprak içindeyken Elifin ve Lalinin şezlongda çatlamadığı geldi.
Anneni bir daha rica etsek mi ki, mahcup sordu Samet. Açıkça anlatayım, konu sağlık, keyfe keder değil.
Vildan cevap vermedi. Sonunun ne olacağını çok iyi biliyordu.
***
Konuşma salı akşamı gerçekleşti. Samet telefonu hoparlöre aldı, Vildan duysun diye.
Anneciğim, selam. Konu şu
Vildanın spor salonuna gitmesi gerekiyor, doktor şart koştu, beli çok fena
Aman Samet, ne sporu! Aysel Hanımın sesi neşeli, arka planda Lalinin kahkahası. Evde de egzersiz yapar, niye uğraşıyor. Biraz az börek yesin, bak beli de iyileşir!
Anne, konu ciddi. Doktor egzersiz ve masaj önerdi. Salı ve perşembe, altıdan sekize Biz gelip bırakırız Egeyi, olur mu?
Telefon suskunlaştı.
Sametçiğim, takvimimi biliyorsun. Beş gibi Lalini kreşten alıyorum. Sonra kursumuz var, sonra parka gidiyoruz. Elif geç çıkıyor, bana güveniyor. Senin Vildanın spor niyetine Egeyle vakit geçiremem!
Ege de senin torunun. Ayda bir görüyorsun!
Başlama yine. Lalin bana çok düşkün, kız çocukları öyledir. Sever, sarılır. Ege daha bebek, anlamaz ki. Sonra bir bakarız. Şimdi Lalinle resim yapıyoruz. Kapattım.
Samet telefonu masaya bıraktı.
Duydun mu? Yani, oğlum büyüyüp ilgi kazanana kadar beklesin mi? Level atlasın mı lazım?
Samet, böyle olacağını biliyordum zaten! diye patladı Vildan. Doğumhaneden çıktığımız gün saatlerce beklettik, çünkü Laline acil tayt almak gerekmiş! Kendime üzülmüyorum, ister kilolu desin ister tembel. Ama Ege için üzülüyorum. O büyüyüp soracak: Anne, neden babaanne hep Lalinle, benimle hiç değil? Ne diyeceğim? Teyzen favori, baban anahtarlık, kasadan çıkan bozuk para?
Samet mutfağın içinde bir ileri bir geri yürüdü, sonra birden durdu:
Hani konuşuyorduk ya, annemin mutfağına sürpriz yenileme yapacaktık hani.
Vildan başını salladı.
Yarım yıldır para biriktirip, Aysel Hanıma doğum günü hediyesi mutfak yaptıracaklardı. Takımı ayarlanmış, tadilatçı bulunmuş, indirim bile koparılmış.
Toplam, Vildana bir yıllık havuzlu fitness merkezi, üstüne özel eğitmen aboneliği parası ediyordu.
O iş yattı, dedi Samet kararlı. Yarın arayıp siparişi iptal ediyorum.
Ciddi misin? Vildan şaşkındı.
Evet, ciddiyim. Annemin sadece bir torununa vakti varsa, sorunlarını da tek başına çözecek. Ya da Elif halletsin. Musluk da Lalinle Elif çözer artık. Parayı da kendi evimiz için, Egeye bakıcıya harcarız.
***
Bir sonraki sabah Aysel Hanım aradı.
Sametçiğim, bu hafta mutfak davlumbazı için gelecektin ya? Duman eve siniyor, Lalin de seni sorup duruyor: Dayım nerede?
Samet, ofiste kahvesini karıştırırken gözlerini kapadı.
Önceden olsa hemen kalkıp Koçtaşa dalardı ama şimdi
Gelemem anne, dedi sakinlikle.
Nasıl yani? annesi hemen kırılma modunda Davlumbaz? Evi duman basacak!
Elife sor ya da yeni sevgilisine. Biz artık Vildanın sağlığı için plan yaptık, benim tüm boş vaktim oğlumla.
O kadar saçma iş için mi yani? Karından dolayı ananı sattın öyle mi?
Kimseyi sattığım yok, dedim öncelikler değişti. Senin Elif ve Lalinin önceliğin varsa, benim de Vildan ve Ege var. Gayet adil.
Bana böyle mi konuşacaksın! Ben seni büyüttüm, adam ettim! Böyle mi ödüllendiriyorsun!?
Ne büyütmesi anne? Sadece Elife yardımsa, benim paramla yapılanlar, ben çapalarken onlar şezlongda yattıktan sonra Neyse. Ayrıca mutfak takımını da almayacağız. O para bizim ihtiyacımıza gidecek. Bakıcı işine.
Üç saniye sonra Aysel Hanımın sesi volümü patlatmıştı:
Nasıl cüret edersin! Ben anne değil miyim! Siz iyice azıttınız Vildanla! Lalin babasız büyüyor, ilgiye muhtaç! Sizin Egeniz keyfine bakıyor, neden onu da sevmek zorundaymışım ki? Benim kalbim Lalincikte, o benim hayatım! Nankör evlat, hiç arama bir daha!
Samet telefonu kapadı.
Ellerinde hafif bir titreme vardı, ama ruhu garip şekilde hafifledi. Olay yeni başlıyordu, biliyordu.
Şimdi annesi Elife çıngar koparacak, kız kardeşi mesaj bombardımanı açacak, yazık!a, vicdan!a sarılacaklar.
Ve öyle de oldu.
Akşama doğru eşi Vildan kapıda onu karşıladı. Her şeyden haberi vardı kayınvalide beş dakikalık bir sesli mesajda bile evin baş belası gibi ithamlar savurmuştu.
Doğru mu yaptık gerçekten? diye sordu Vildan masada sessizce, Ege uyuduktan sonra. Sonuçta annen yine de.
Anne herkese sevgi gösteren insandır, Vildan. Favori seçip kalanları kasiyer gibi kullanmak anne olmak değil. Yıllarca göz yumdum. Karakter dedim. Ama sağlığın umurumda değil, Lalinle işim var dediği an Yetti.
**
Kavga uzun sürdü.
Ne Elif, ne annesi, düzenli yardım kesilince Samet ve Vildanın telefonları susmadı: Hakaret, rica, intikam, vicdan turu.
Ama çift pes etmedi, telefon ve mesajlara bakmadı.
İki hafta sonra, Elif kapıya dayandı.
Kükrüyordu, Samete pantolonlu paspas diye bağırdı, annesine harçlık, alışveriş ve ilaç parası acil talep etti.
Samet ise kapıyı suratına kapadı. Yeterince fedakar evlat olmuştu, kendine ayıracak huzuru vardı.




