Kafam öylesine karışık ki Kayınvalidemi artık eskisi gibi desteklemek istemiyorum, yaşadıklarımızdan sonra. Ama onu da yüzüstü bırakmaya elim varmıyor.
İki çocuğum var. Her ikisinin babası farklı. İlk çocuğum bir kız. Defne şu anda 16 yaşında. Defnenin babası nafakasını düzenli olarak ödüyor ve onunla sürekli iletişim içinde kalıyor. İlk eşim tekrar evlendi, üstelik iki çocuğu daha oldu ama yine de kızımızı hiç ihmal etmiyor.
Oğlum ise o kadar şanslı değil. İki yıl önce ikinci eşim hastalandı, üç gün hastanede kaldıktan sonra da vefat etti. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hala kapı çalacak ve içeri girip bana tebessüm edecek sanıyorum. Sonra oturup saatlerce ağlıyorum.
Tüm bu süreçte özellikle merhum eşimin annesi Suzan Hanım ile birbirimize çok destek olduk. Onu da anlamak zor değil, sonuçta onun da tek oğluydu. O acı dönemleri hep omuz omuza vererek atlattık. Sürekli arar, sıkça birbirimize gider gelir, eşimi yad ederdik.
Bir dönem birlikte yaşamayı bile düşündük. Ama sonra Suzan Hanım vazgeçti, nasıl geçti anlamadan tam yedi yıl geçti aradan. Kayınvalidemle aram hep iyiydi, neredeyse arkadaştık diyebilirim.
Defneye hamileyken Suzan Hanım bir seferinde, nedenini anlamadığım bir şekilde, babalık testi yaptırmanın gerekliliğinden söz etti. Meğer televizyonda bir adam yıllarca başkasının çocuğunu büyüttüğünü sonradan öğrenmiş, onu görüvermiş. Ben de hemen itiraz ettim:
Bir adam, çocuğunun kendisinden şüphe ediyorsa zaten iyi bir baba olamaz, dedim.
Kayınvalidem oğlunun çocuğuna hamile olduğumdan eminmiş gibi davrandı. Bir an, doğumdan sonra illaki test istemesinden endişelendim ama konu bir daha açılmadı.
Bu yaz Suzan Hanım çok hastalandı, hali oldukça kötüleşti. O nedenle ona daha yakın bir yerde yaşamasının iyi olacağına karar verdik. Hemen bir emlakçıyla görüştüm, onun için bir daire bulacaktım.
Ancak hastaneye yatırmak gerekliliği doğunca, emlakçıya lazım olan eşi rahmetlinin ölüm belgesini almamız gerekti. Suzan Hanım çok kötüydü, ben gidip evinde aramaya başladım belgeleri.
Ararken başka bir belgeyle karşılaştım; bu bir babalık testi raporuydu! Oğlum henüz iki aylıkken Suzan Hanım gizlice test yaptırmış ve paterniteyi doğrulatan kağıdı kaldırmış saklamış.
Çok büyük hayal kırıklığı ve öfke hissettim. Demek ki bana hiç inanmamış! Dayanamadım, hemen bu durumu yüzüne vurdum. Şimdi defalarca özür diliyor, yaşadıklarından utanıyor. Ama ben kendime gelemiyorum. O kadar yıl bir sır gibi saklamış, beni nasıl bu kadar kolayca sorgulayabilmiş?
İçimde kayınvalideme karşı yardım isteğini kaybettim. Ama oğlumun da büyükanne sevgisinden yoksun kalmasını istemiyorum. O yüzden destek olacağım, yalnız bırakmayacağım.
Ama aramızdaki o eski samimiyet, içtenlik, anlayış Bir daha asla eskisi gibi olmayacak.




