Kız kardeşim hamile olduğu için beni kendi evimden çıkmam konusunda zorluyor – böyle bir şeyin normal olduğunu düşünen var mı? Ebeveynlerimizin bize ortak aldığı iki odalı evde payım varken ve kendi gelirim zar zor geçinmeye yetiyorken, yeni bebeği için odamdan vazgeçmem mi bekleniyor? Bu durumda ne yapmalıyım?

Bir süre önce annemle babam, hem bana hem de kardeşime İstanbulda iki odalı bir daire almışlardı. Demişlerdi ki, ilerde bu daireyi satıp iki ayrı bir artı bir daireye dönüştürecekler, ikimiz de kendi evimize geçebilecektik.

Sonra kardeşim birisiyle tanıştı, evlendi. Gelip bana Senin için sakıncası olur mu, eşimle birlikte seninle bu evde yaşasak? diye sordu. Ben de olur dedim.

İlk başlarda her şey yolundaydı, ta ki kardeşim hamile olduğunu öğrenene kadar. O günden sonra hem kardeşim hem de eşi, sürekli bana taşınmamı söylemeye başladılar. Diyorlar ki, Çocuğumuz olacak, senin odana beşiği koyarız, orayı boyarız, sen de başka yere geçersin. Öyle bir rahat konuşuyor ki, sanki senelerdir o odada yaşayan ben değilmişim gibi! Yani bana sormadan, kendi aralarında karar vermişler, odayı hangi renge boyayacaklarını bile planlıyorlar!

Ama ben de bu evin yarısının sahibi sayılırım, niye çıkayım ki? Şu an üniversite okuyorum, elimde sadece burs var, bir de yarı zamanlı işten cüzi bir maaş. Kazandığım para zaten kiraya yetmez. Neden gidip binlerce lira verip ev tutayım?

İlk başta nazik nazik söylediler; sonra iyice açık açık Sen artık çık demeye başladılar. Hatta bir ara kapının yanına beşik posteri astılar, inatla.

Anneme anlattığımda gülüp geçiyor, Aman yavrum, hamileler böyle oluyor. Kafasına takma, geçer dedi. Ama nasıl takmamayım anneciğim, her gün resmen evimden kovuluyorum! Kendimi evimde yabancı gibi hissetmeye başladım.

Açıkça bakınca, kardeşim bu konuda hiç geri adım atmıyor. Bana kalırsa da bu haksızlık. Ne yapmalıyım bilmiyorum. Evin yarısı benim, hem de yıllardır orada yaşıyorum. Kardeşim ise hiç umursamadan planlar yapıp duruyor. Bunu sen olsan kaldırır mıydın? Vallahi ne yapacağımı şaşırdımSonunda bir akşam, düşündüm: Ya sonsuza dek bu gerginliğin içinde yaşayacağım, ya da bir şeyleri değiştireceğim. Korkularımı bir kenara koyup, kardeşimle ve eşiyle oturup açıkça konuştum. Burası benim de evim, dedim. Sizi anlıyorum, yeni bir aileniz olacak, rahat etmek istiyorsunuz. Ama ben de burada kök saldım. Öyle hemen, sanki hiç yokmuşum gibi karar vermeniz canımı yakıyor.

İlk başta sessizlik oldu. Ama sonra, beklemediğim şekilde kardeşim mahcup oldu, eşiyle göz göze geldi. Nihayet o konuştu: Doğru… Belki de acele ettik. Seninle daha açık konuşmalıydık.

Bir anda gecenin sıkıntısı dağılır gibi oldu. Sonra bir çözüm bulduk: Ben odamda kalmaya devam edecektim, onlar salonda bebek işleriyle ilgilenecekti. Bebek büyüyene kadar, en azından birbirimizin hakkına saygı göstererek yaşayacaktık. Sonrası için de annem ve babamla tekrar oturup, planları netleştirme kararı aldık.

O gece ilk defa uzun zamandır huzur içinde uyudum. Belki, ev paylaşmak sandığım kadar kolay değildi. Ama asıl önemli olan, birbirimizi dinlemek ve çözüm bulmaktı. Sabah uyandığımda, kapımın önünde yeni asılmış bir not vardı: Kahvaltıda senin sevdiğin omlet var. Gelir misin?

Gülümsedim. Evet, hâlâ kendi evimdeydim; ama şimdi gerçekten ait olduğumu hissettim.

Rate article
Lifequest
Kız kardeşim hamile olduğu için beni kendi evimden çıkmam konusunda zorluyor – böyle bir şeyin normal olduğunu düşünen var mı? Ebeveynlerimizin bize ortak aldığı iki odalı evde payım varken ve kendi gelirim zar zor geçinmeye yetiyorken, yeni bebeği için odamdan vazgeçmem mi bekleniyor? Bu durumda ne yapmalıyım?