Bir Yıl Daha Beraber: Arkadi İvanoviç’in Hafızasını Kaybettiği Günden, Saat Fabrikasındaki Dostluğa ve Natalya Hanım’la Yeni Yıla Uzanırken Yaşanan Unutulmaz İstanbul Hikayesi

Bir yıl daha birlikte
Son zamanlarda Arkadi İnan hiç tek başına dışarı çıkmıyordu.
O günden beri hiç çıkmadı; bir seferinde sağlık ocağına gittiğinde, hem evinin yolunu hem de adını unutmuştu.
Bambaşka bir yola sapıp mahallede saatlerce dolandı; derken gözü tanıdık bir binaya takıldı. Meğer, bu, Arkadi İnanın neredeyse elli yıl çalıştığı saat fabrikasıymış.
Binaya bakakaldı; Burayı kesin biliyorum, diyor ama neden bildiğini ya da kendisinin kim olduğunu çıkaramıyor. Sırtına biri hafifçe dokundu o anda, dikkatini dağıtmadan sessizce yaklaşmış,
İnan Abi! Arkadi amca, ne yapıyorsun burada, özledin mi bizi? Geçenlerde senin adın geçti, ne usta ne öğretmendin Abi, beni tanımadın mı? Yahu benim, Yürek Akbulut! Sen benim iş insanı olmama vesile oldun!
Arkadi İnanın kafasında bir şeyler şak diye yerine oturdu, içi bir boşluktu sanki, bir anda hepsini hatırladı; çok şükür, Allaha bin şükür
Yürek sevindi, eski ustasını kucakladı,
Tanıdın mı? Ben bıyıkları kestim, ondan benzemiyorum. Gel bizimle içeri, millet seni görse çok mutlu olur!
Başka zaman, Yürek; bugün pek halim yok doğrusu, dedi Arkadi İnan.
Arabam burada, seni bırakayım, adresi ben biliyorum zaten, dedi Yürek, sevinerek.
Yürek eve bıraktı, ondan sonra Necla Hanım, kocası bir daha yalnız bir yere gitmesin diye, hep yanında oldu. Artık hafızası düzeldi gerçi.
Park, sağlık ocağı ya da market, hep birlikte gidiyorlar.
Bir gün Arkadi biraz hastalandı; ateş, öksürük Necla Hanım da kendini iyi hissetmiyor ama tek başına hem eczaneye hem markete gitti.
İlaçlar ve biraz temel malzeme aldı; aslında çok da bir şey yok. Fakat bir tuhaf halsizlik çöktü üstüne, nefes darlığı var Sanki market çantası taşınamayacak kadar ağır geldi. Biraz bekledi, nefes aldı, sonra çantayı eve doğru götürdü.
Bir-iki adım daha attı, ardından yeniden durdu. Ağır çantasını yeni yağan kara koydu, bir anda sessizce eve giden yolun kıyısına oturdu.
Ne diye bu kadar şey aldım ki, yaşlandık, eski akıl kalmadı! diye son düşüncesi geçti aklından.
İyi ki apartmandan komşular çıktı, kar üstünde oturan yaşlı kadını gördüler; yardıma koşup hemen ambulansı çağırdılar
Necla Hanım hastaneye kaldırıldı, komşular market ve eczane çantasını alıp eve geldiler, zile bastılar.
Kocası, Arkadi, muhtemelen evde kaldı; hastaydı galiba, iki gündür görmüyorum onu, dedi komşu Nihan Hanım, uyuyor herhalde; Necla da bazen iyi hissetmiyor kendini diyordu. İhtiyarlık işte, sonra yine uğrarım.
Arkadi İnan zile bastıklarını duyuyordu.
Ama öksürükten nefes alamıyor, ayağa kalkmaya çalışınca başı dönüyor, az kalsın yere yığılacaktı
Derken, öksürüğü geçti ve garip bir uykuya daldı; hem uyku gibi, hem de hayal gibi. Ne oldu da Necla bu kadar uzun kaldı? Gelse artık
Bir süre yarı uyur yatarken, bir anda hafif adımlar duydu. Birden karşısına karısı, Necla Hanım, geldi; İyi ki geldin, diye düşündü.
Arkadi, bana elini ver, bana tutun, kalk! Kalk! dedi karısı. O da onun buz gibi ve zayıf eline tutunarak ayağa kalktı.
Şimdi kapıyı aç, aç hemen! dedi Necla sessizce.
Neden ama? şaşırdı Arkadi ama karısı isteyince açtı, bir anda içeri komşusu Nihan Hanım ve genç iş arkadaşı Yürek girdi,
İnan Abi, neden açmadın kapıyı, hem zil hem kapıyı tıklattık!
Necla? Necla nerede peki, biraz önce buradaydı? diye sordu solgun dudaklarıyla Arkadi İnan, Karım niye kayboldu? diye düşünüyor.
Necla hastanede, yoğun bakımda, şaşırdı Nihan Hanım.
Bence ateşten sayıkladı, dedi Yürek, az daha bayılacak olan ustasını güçlükle tuttu
Komşu ve Yürek hemen ambulansı aradı, sıcaklık ve bitkinlikten bayılmış
İki hafta sonra Necla Hanım hastaneden taburcu oldu.
Yürek arabayla eve getirdi, bu süre boyunca hem Yürek hem komşu Nihan, Arkadi İnanla ilgilendi, iyileşmesine yardımcı oldu.
En önemlisi, hâlâ birlikteydiler.
Arkadi İnan karısıyla baş başa kaldıklarında ikisi de gözyaşlarını zor tuttu.
Şükürler olsun ki iyi insanlar tükenmemiş; bak, Nihan ne iyi kadın, hatırlıyor musun, çocukları okuldan sonra hep bize gelirdi? Onlara yemek yapardım, beraber derslerine bakardık. Sonra Nihan işten gelir, götürürdü.
Evet, ama herkes yapılan iyiliği hatırlamaz, o ise kalbini hep temiz tuttu, böyle insanlar iyi ki var, dedi Arkadi İnan,
Bir de Yürek, genç bir delikanlıydı, ona hep yol gösterdim. Gençler yaşlıları tez unutur, ama o unutmamış, bak!
Birkaç gün sonra yeni yıl; Arkadi, ne büyük mutluluk yine beraberiz, diyerek kocasına sarıldı Necla.
Necla, bana söyle, hastaneden nasıl geldin de kapıyı açtırdın, beni kurtaranlara? Sen olmasan, ben burada kalırdım, cesaret etti sonunda Arkadi İnan, karısına sormaya.
Korktu, karısı aklın yine karıştı diyecek diye ama Necla şaşkın gözlerle baktı,
O gerçekten oldu mu? Benim de bana klinik ölüm geçirdin dediler. O sırada sanki yarı uykuda sana geldim. Yoğun bakımda beni gördüm, kendimi bir şekilde evde buldum, sana geldim
Demek yaşlılıkta başımıza ne mucizeler geliyormuş! Ama seni eskisi kadar, hatta daha da çok seviyorum, dedi Arkadi İnan, karısının ellerini kavradı; ikisi bir süre sessizce birbirlerine baktılar.
Sanki tekrar bir şey ayrı düşürmesinden korkardı insan
Yeni yıl arifesinde Yürek uğradı, evden börekler getirmiş eşi hazırlamış.
Derken komşu Nihan da geldi, birlikte çayla börek yediler, herkesin içi sıcacık oldu.
Yeni yılı Necla Hanım ile Arkadi İnan baş başa karşıladılar.
Bak, ben dilek tuttum. Eğer bu yeni yılı birlikte geçirirsek, demek ki bizim yılımız. Daha çok beraber yaşarız, diye kocasına gülümsedi Necla Hanım.
O an neşe ile ikisi de güldüler.
Bir yıl daha hayat, bir yıl daha birlikte… Ne büyük mutluluk.

Rate article
Lifequest
Bir Yıl Daha Beraber: Arkadi İvanoviç’in Hafızasını Kaybettiği Günden, Saat Fabrikasındaki Dostluğa ve Natalya Hanım’la Yeni Yıla Uzanırken Yaşanan Unutulmaz İstanbul Hikayesi