Sen zengin olduğun için hediyelerin de bunu yansıtmalı, diye dırdıra başlayan kayınvalide: Lüks bir hediye drama sebep oldu – Sıradan bir kozmetik seti mutluluk getirdi, pahalı robot ise beğenilmedi!

Bugün olanları düşünmeden edemiyorum. Sanki yıllardır süren bir gerilim bugün yine gün yüzüne çıktı Günlük tutmak bana hep iyi gelmiştir, belki içimi dökersem biraz rahatlarım.

Ankarada, evimizde sıcak bir akşam geçiyordu. Eşimle birlikte koltuğa oturduğumuzda, kafamı kurcalayan bir mesele vardı: Annemin doğum günü için ne alacağız, hiçbir fikrim yok, dedim. Melike derin bir iç çekti. Kayınvalidem Gülseren Hanıma hediye seçmek her zaman zor olurdu; başından beri aramızdaki ilişki pek sıcak olmamıştı.

Ben annemin tavrını anlar, genellikle mesafeli kalırdık. Ne o bizden ne de biz ondan borçlu hissederdik. Yılda bir iki defa aramalar ya da birlikte geçen aile günleri ile iletişimimizi sınırda tutardık.

Bu yıl Gülseren Hanım, 60ıncı yaşını büyükçe kutlamak istedi. Tüm akrabaları, hatta bizi bile davet etti. O gün Melike hatırlattı: Bak, annen yine her hediye makbul diyecek, ama sonra yüzünü asacak, dedi. Haklıydı; annemin herkese tavrı farklı olurdu. Mesela ablam Zeynep ne alsa memnun görünürdü ama bize gelince işler değişirdi.

Geçen Anneler Gününü düşündüm; ona lüks bir bakım seti almıştık. O ise gözleri dolu dolu Benim yaşlandığımı mı ima ediyorsunuz? diyerek sitem etmişti. Galiba annem hediye olarak altın ya da hemen değeri anlaşılan şeyleri seviyordu.

Yine de Belki arayıp doğrudan sorarım, dedim. Melike sadece omuz silkti: Bildiğini yap.

Annem telefonda yine her zamanki gibi, Oğlum, bana bir şey gerek değil, siz gelin yeter, dedi. İyice temkinli sordum: Gerçekten mi anne, sonra bozmazsın değil mi? Tabii tabii, getirdiğiniz her şeye sevinirim, diye güldü.

Yine de Melike tereddüt içindeydi, ama ben bu sefer kendi kararımı vermek istedim. Birlikte oturup bütçemizi hesapladık, sonunda Bir robot süpürge alalım, artık evi süpürmek zorunda kalmasın, dedi Melike. Kabul ettim; yedi bin lirayı gözden çıkardık ve içimiz rahat bir şekilde hediyemizi alıp doğum gününe gittik.

Gülseren Hanım bizi belli belirsiz bir gülümsemeyle karşıladı. Paketi açınca ise yüzündeki gülüş kayboldu: Ne bu, oğlum? Şuraya bırak bari, deyip iç çekti. Melike birkaç dakika olduğu yere mıhlanıp kaldı; hediyesi yine değer bulmamıştı.

Peşimizden Zeynep ve eşi Can geldi; Zeynep annesine sarıldı. Anneciğim, bu da sana! dedi. Annem gözlerinin içi gülerek teşekkür etti, hediye sepetlerini aldı.

Bir an duraksadım; Zeynepin ne verdiğini merak ettim. Meğer sıradan bir marketten alınmış ucuz bir cilt bakım setiymiş, en fazla yüz lira. Üstelik annem bayılmış görünüyordu. Melikeyle göz göze geldik, o da ne olduğunu göremeyince gözleriyle bana sorar gibiydi.

Reşit de durumu fark etti ve suratında öfke okunmaya başladı. Saatler boyunca suskun kaldı ama annem yine Zeynepin hediyesini övünce dayanamadı: Anne, bir konuşalım mı? diyerek annemi kenara çekti.

Annem sordu: Ne oldu, bir sorun mu var? Evet var! dedim. Daha geçen gün telefonda Her hediye makbul demedin mi? Dedim, diye yanıtladı.

O zaman neden bizimkine böyle davrandın? Senin için ne yapsak yaranamıyoruz, ucuz bir bakım setine seviniyorsun! dedim üzgünce. Annem tam beklediğim gibi, Siz Zeynepten daha zengin durumdasınız, sizin hediyelerinizin ölçüsü ona göre olmalı, dedi.

Yani illa hediye fişiyle mi gösterelim kaç lira tuttuğunu? deyince annem yüzünü ekşitti. Ne yapayım, Zeynep gönlünden kopanı veriyor, siz görev gibi yaklaşıyorsunuz, diyerek çıktı işin içinden. Bari bir kaplıca tatili alsaydınız; sizin maddi durumunuza daha uygun olurdu.

Birkaç saniye baktım anneme; sanki paramız sokakta bulunuyor! O an Melike ve ablam kapıdan bakakaldı. Zeynep hemen annemin yanında saf tuttu: Anne nemlendiricin üç gün önce bozuldu, aslında onu istiyordun. Biraz ilgilenseydiniz bilirdiniz, diye sitem etti.

Dayanamayıp Ben açıkça sordum! Dalga mı geçiyorsunuz? Artık hediye falan yok, uğraşıp karşılığında azarlanmak istemiyorum. Sizin robot süpürge değil, nem makinesi lazımmış. Pardon, beklentinizi karşılayamadık, deyip Melikeye çıkalım dedim.

Annem birden ağlamaya başladı; Zeynep onu sakinleştirirken biz sessizce evi terk ettik. O gün verdiğim karardan dönmedim: Artık ne hediye alacağım, ne de aile toplantılarına katılacağım. Kendi huzurum için elimden başka bir şey gelmiyor maalesef.

Rate article
Lifequest
Sen zengin olduğun için hediyelerin de bunu yansıtmalı, diye dırdıra başlayan kayınvalide: Lüks bir hediye drama sebep oldu – Sıradan bir kozmetik seti mutluluk getirdi, pahalı robot ise beğenilmedi!