Ya O Kız Benim Değilse? DNA Testi Yaptırmam Lazım mı? Nihat, eşi Elif’in yeni doğan kızlarıyla nasıl tatlı tatlı ilgilendiğine dalgın dalgın bakıyor, ama bir türlü aklındaki rahatsız edici düşünceden kurtulamıyordu: Ya bebek benim çocuğum değilse? Geçen yıl Nihat iş gezisine gitmiş, İstanbul’da bir ay kalmıştı. Dönüşünden iki hafta sonra Elif ona, kendi deyimiyle, müjdeli haberi verdi: Bir bebek bekliyorlardı. Nihat başta çok sevinmişti. Ama birkaç hafta sonra, Elif’in ablası aileye ziyarete gelince hikaye bambaşka bir hale büründü. Elif’in ablası, eşinin kafasında şüphe olmasın diye oğluna gizlice DNA testi yaptırdığını anlatıyordu. — Elif, biz de bir DNA testi yaptıralım, içim rahat etsin, dedi Nihat. Eşinin tepkisi anında geldi. Evde ortalık karıştı, eşyalar fırlatıldı, komşular kapıya dayandı. — Ne var bunda? — diye üsteledi Nihat, şüpheleri giderek artıyordu. Eşi kesin onu aldatmış olmalıydı, yoksa masum bir isteğe böylesine neden sinirlensin? — Sadece emin olmak istiyorum. — Nasıl bu hale geldik? — diyerek hırçınlaştı Elif, kocasına bir yastık daha fırlattı. — Sana bir kez olsun şüphe verdim mi? — Ben bir ay evde yoktum, — acı acı gülümsedi Nihat. — O sırada ne oldu bilemem. Testi yaptırayım, sonucu göreyim ve bu konuyu bir daha açmam. Hangi kliniğe gideceğimizi ablandan öğreniriz. — Öbür dünyada, — diye tersledi Elif ve kızlarının odasına geçip kapıyı çarptı. *********************************************** — Anne, — dedi annesine dert yanan Nihat, — başka hiçbir şey istemiyorum ki, neden bu kadar tepki gösteriyor? — Demek ki vicdanı rahat değil, — dedi Hatice Hanım, oğluna kahve koyarak. — Kızın babası değilsin, korkuyor demek ki ortaya çıkacak diye. Bir de, — hafif tereddüt etti, — sen yokken bir şey olmuştu… — Ne olmuştu? — hemen atıldı Nihat. — Aman yavrum, evinize karışmak istemem, — bakışlarını kaçırdı kadın. — Sadece babanın doğum günü için konuşmaya gelmiştim. O gün Elif epeyce geç açtı kapıyı, halbuki kesin evdeydi. Açınca darmadağın haldeydi… Ve antrede yabancı bir erkek ayakkabısı vardı. — Ne dedi peki? — heyecanla sordu Nihat. Eşini hemen aldatmakla suçlamaya hazırdı. — Sözde su borusu patlamış, — gözlerini devirdi Hatice Hanım. — Daha yaratıcı bir şey uydurabilirdi. — Neden bana anlatmadın? — Eve girmedim ki, kanıtım yoktu, — dudaklarını büzdü kadın. — O yüzden aranıza girmek istemedim. — Keşke anlatsaydın! — az kalsın fincanı devirecekti Nihat. — Şimdi ne yapacağım? — Bence testi mutlaka yaptır, — dedi annesi sakin bir şekilde. Gelinini en başından beri sevmemişti. — Ya ikiniz de yaptırın ya da gizlice sen yaptır. Babası olarak hakkın. *********************************************** — Gönlün rahat olsun, — kuryeyle gelen zarfı masaya attı Nihat. — Arzu benim öz kızım. Söz verdiğim gibi bu konuyu bir daha açmayacağım. — Şunu anlamadım, — dedi Elif, zarfı şüpheyle incelerken. — Benim onayım olmadan mı yaptın bu saçma testi? — Aynen öyle, — umursamazca cevapladı Nihat. — Yürüyüşe çıkınca uğradım kliniğe, uzun sürmedi. Kızım olduğu belli, sorun yok. — Sorun var, — dedi Elif sessizce. — Üzgünüm, bunu hala anlamaman çok acı. Ertesi sabah Nihat her zamanki gibi işe gitti. Akşam döndüğünde ise tatsız bir sürprizle karşılaştı. Evde kimse yoktu; Elif’in ve kızlarının eşyaları da gitmişti. Salon masasının üstünde ise bir not vardı. “Güvensizliğinle aramızdaki her şeyi mahvettin. Bir ihaneti daha fazla kaldıramam, bu yüzden boşanma davası açıyorum. Senden hiçbir şey istemiyorum, ne ev ne de nafaka. Sadece hayatımızdan çekilmeni istiyorum.” Nihat öfkesinden deliye dönmüştü. Nasıl olur da Elif onu terk eder, üstüne kızını da alıp giderdi! Hemen telefonu eline aldı, Elif’i aramaya başladı. Telefonu bir adam açtı. Tüm hakaretleri sessizce dinledi, bir daha aramamasını istedi. — Biliyordum, aldatıldım! — Nihat öfkeyle bağırdı. — Daha evi terk etmeden başka adama gitmiş bile! Gitsin bakalım! Aklına bile gelmedi ki Elif, ailesinin evine dönmüş olabilirdi; telefonu açan da yeni uyuyan kız kardeşiyle ilgilenen ağabeyi olabilirdi. Ama Nihat tüm kararını vermişti. Boşandılar, eski eşler anlaşmalı olarak ayrıldı. Küçük Arzu annesiyle kaldı ve bir daha asla öz babasını görmedi…

Ya düşün ki, kızım aslında benim değil mi? DNA testi yaptırmam lazım.

Mert öyle dalgın dalgın karısı Sevginin yeni doğan bebekleriyle ilgilenişini izlerken, kafasından atamadığı bir düşünce vardı: Acaba bu bebek kesin onun kızı mıydı?

Geçen sene iş için Ankaraya gitmişti, tam bir ay kaldı. Eve döndükten birkaç hafta sonra Sevgi, heyecanla güzel (!) bir haber verdi: Bebek bekliyorlarmış.

Mert önce sevindi ama sonra, Sevginin ablası misafirliğe geldiğinde her şey değişti. Kadıncağız, kocası zamanında DNA testi yaptırmış, çünkü kocası çocuğundan emin olamamış.

Sevgi, hadi biz de yaptıralım, kafam rahat etsin.

Sevginin tepkisi gecikmedi, resmen yer yerinden oynadı. Kadın ne bulduysa fırlatmaya başladı, bir ara apartman sakinleri bile kapıya dayandı.

Ne var bunda yani? diye üsteledi Mert, iyice şüphelenerek. Sadakatinden şüphen yoksa sakin ol, sadece emin olmak istiyorum. Hepsi bu.

Sen bunu nasıl akıl ettin ya? dedi Sevgi, kocaman bir yastığı adama fırlatarak. Hayatımda bir kere mi şüphelendin benden?

Bir ay evde yoktum, diye acı acı güldü Mert. O arada ne yaptığını nasıl bilebilirim? Testi yaptırırız, sonucu görürüm, bir daha bu konuyu açmam. Ne zaman gidiyoruz? Ablandan öğreniriz adresi.

Cehenneme kadar yolun var! deyip kapıyı çarpıp çocuk odasına geçti Sevgi.

***************************************************

Mert annesine içini döktü sonra:
Anne, ben fazladan bir şey istemiyorum ki. O niye sinirlendi böyle?

Vicdanı rahat değil tabi, dedi Ayşe Hanım bir fincan kahve koyarken. Bak oğlum, bu kız sana yalan söylüyor gibi. Benim içime sinmedi baştan beri. Hem geçen sene sen yokken bir olay oldu

Ne oldu? Anlat hemen! diye atıldı Mert.

Bak oğlum, yuva yıkan kadın olmak istemem. Sadece, babanın yaşgünü için konuşmak üzere gitmiştim. Kapıyı bir türlü açmadı Sevgi, evdeydi halbuki. Sonra açtı ama perişan haldeydi. Bir de antrede erkek ayakkabısı vardı.

Ne dedi peki sana? Mertin sinirleri iyice gerildi.

Suyumuz patladı dedi. Bari başka bir bahane bulsaydı! dedi kadın göz devire devire.

Bunu niye bana o zaman söylemedin?

Ben eve çıkmadım, kesin kanıt yoktu. Anlatıp canınızı sıkmak istemedim.

Hata etmişsin! Bir an kendini zor tuttu Mert. Ne yapacağım şimdi?

DNA testini yaptır, haklıysan ortaya çıkar zaten, dedi annesi sakince, gülmemek için kendini zor tutarak. Sevgi, başından beri içini ısındıramamıştı zaten.

************************************************

Bir müddet sonra bir kargo geldi, Mert gülerek paketi çöpe fırlattı:
Rahat ol artık, sonuç geldi. Elif benim kızım. Bir daha bu konuyu açmam dedim ya!

Ben çok anlamadım, diye çıkıştı Sevgi, Mertin açtığı zarfa bakıp. Sen benden habersiz mi yaptırdın bu lanet testi?!

Yani evet, kızımla parkta oynarken uğradım, on dakikalık işti. Zaten baba benim, sıkıntı yok.

Yani sıkıntı büyük, dedi Sevgi sessizce. Ve ne yazık ki sen bunu hiç anlamıyorsun.

Ertesi sabah Mert işe gittiği gibi döndü, akşam evde ne Sevgi vardı ne de kızı Elif. Valizler, bebek eşyaları yoktu. Ortada sadece bir not duruyordu.

Güvensizliğinle, aramızdaki her şeyi bitirdin. Bir hainle bir ömür geçiremem. Boşanma davası açıyorum. Benden hiçbir şey isteme, ne ev, ne nafaka. Hayatımdan çıkmanı istiyorum.

Mert delirdi adeta. Nasıl olurdu, Sevgi hem onu hem de kızını bırakmıştı! Telefonu kaptı aradı, aradı, aradı.

Telefonu bir adam açtı. Bağırıp çağırdı Mert, adam hiçbir şey demedi. Sonunda durumu açıkladı: Bir daha arama!

O kadar biliyordum! Kesin aldatmıştı! Daha valizleri toplamadan bir adamın yanına gitmiş! Mert zıvanadan çıktı.

Hiç aklına gelmedi ki Sevgi kendi ailesine gitmiş olabilirdi. O telefonu açan da belki yeni uyuyan kardeşiydi. Ama Mert kafasında bitirmişti.

Hızlıca anlaşmalı boşandılar, Elif annesiyle kaldı ve hayatında bir daha babasını hiç görmedi…

Rate article
Lifequest
Ya O Kız Benim Değilse? DNA Testi Yaptırmam Lazım mı? Nihat, eşi Elif’in yeni doğan kızlarıyla nasıl tatlı tatlı ilgilendiğine dalgın dalgın bakıyor, ama bir türlü aklındaki rahatsız edici düşünceden kurtulamıyordu: Ya bebek benim çocuğum değilse? Geçen yıl Nihat iş gezisine gitmiş, İstanbul’da bir ay kalmıştı. Dönüşünden iki hafta sonra Elif ona, kendi deyimiyle, müjdeli haberi verdi: Bir bebek bekliyorlardı. Nihat başta çok sevinmişti. Ama birkaç hafta sonra, Elif’in ablası aileye ziyarete gelince hikaye bambaşka bir hale büründü. Elif’in ablası, eşinin kafasında şüphe olmasın diye oğluna gizlice DNA testi yaptırdığını anlatıyordu. — Elif, biz de bir DNA testi yaptıralım, içim rahat etsin, dedi Nihat. Eşinin tepkisi anında geldi. Evde ortalık karıştı, eşyalar fırlatıldı, komşular kapıya dayandı. — Ne var bunda? — diye üsteledi Nihat, şüpheleri giderek artıyordu. Eşi kesin onu aldatmış olmalıydı, yoksa masum bir isteğe böylesine neden sinirlensin? — Sadece emin olmak istiyorum. — Nasıl bu hale geldik? — diyerek hırçınlaştı Elif, kocasına bir yastık daha fırlattı. — Sana bir kez olsun şüphe verdim mi? — Ben bir ay evde yoktum, — acı acı gülümsedi Nihat. — O sırada ne oldu bilemem. Testi yaptırayım, sonucu göreyim ve bu konuyu bir daha açmam. Hangi kliniğe gideceğimizi ablandan öğreniriz. — Öbür dünyada, — diye tersledi Elif ve kızlarının odasına geçip kapıyı çarptı. *********************************************** — Anne, — dedi annesine dert yanan Nihat, — başka hiçbir şey istemiyorum ki, neden bu kadar tepki gösteriyor? — Demek ki vicdanı rahat değil, — dedi Hatice Hanım, oğluna kahve koyarak. — Kızın babası değilsin, korkuyor demek ki ortaya çıkacak diye. Bir de, — hafif tereddüt etti, — sen yokken bir şey olmuştu… — Ne olmuştu? — hemen atıldı Nihat. — Aman yavrum, evinize karışmak istemem, — bakışlarını kaçırdı kadın. — Sadece babanın doğum günü için konuşmaya gelmiştim. O gün Elif epeyce geç açtı kapıyı, halbuki kesin evdeydi. Açınca darmadağın haldeydi… Ve antrede yabancı bir erkek ayakkabısı vardı. — Ne dedi peki? — heyecanla sordu Nihat. Eşini hemen aldatmakla suçlamaya hazırdı. — Sözde su borusu patlamış, — gözlerini devirdi Hatice Hanım. — Daha yaratıcı bir şey uydurabilirdi. — Neden bana anlatmadın? — Eve girmedim ki, kanıtım yoktu, — dudaklarını büzdü kadın. — O yüzden aranıza girmek istemedim. — Keşke anlatsaydın! — az kalsın fincanı devirecekti Nihat. — Şimdi ne yapacağım? — Bence testi mutlaka yaptır, — dedi annesi sakin bir şekilde. Gelinini en başından beri sevmemişti. — Ya ikiniz de yaptırın ya da gizlice sen yaptır. Babası olarak hakkın. *********************************************** — Gönlün rahat olsun, — kuryeyle gelen zarfı masaya attı Nihat. — Arzu benim öz kızım. Söz verdiğim gibi bu konuyu bir daha açmayacağım. — Şunu anlamadım, — dedi Elif, zarfı şüpheyle incelerken. — Benim onayım olmadan mı yaptın bu saçma testi? — Aynen öyle, — umursamazca cevapladı Nihat. — Yürüyüşe çıkınca uğradım kliniğe, uzun sürmedi. Kızım olduğu belli, sorun yok. — Sorun var, — dedi Elif sessizce. — Üzgünüm, bunu hala anlamaman çok acı. Ertesi sabah Nihat her zamanki gibi işe gitti. Akşam döndüğünde ise tatsız bir sürprizle karşılaştı. Evde kimse yoktu; Elif’in ve kızlarının eşyaları da gitmişti. Salon masasının üstünde ise bir not vardı. “Güvensizliğinle aramızdaki her şeyi mahvettin. Bir ihaneti daha fazla kaldıramam, bu yüzden boşanma davası açıyorum. Senden hiçbir şey istemiyorum, ne ev ne de nafaka. Sadece hayatımızdan çekilmeni istiyorum.” Nihat öfkesinden deliye dönmüştü. Nasıl olur da Elif onu terk eder, üstüne kızını da alıp giderdi! Hemen telefonu eline aldı, Elif’i aramaya başladı. Telefonu bir adam açtı. Tüm hakaretleri sessizce dinledi, bir daha aramamasını istedi. — Biliyordum, aldatıldım! — Nihat öfkeyle bağırdı. — Daha evi terk etmeden başka adama gitmiş bile! Gitsin bakalım! Aklına bile gelmedi ki Elif, ailesinin evine dönmüş olabilirdi; telefonu açan da yeni uyuyan kız kardeşiyle ilgilenen ağabeyi olabilirdi. Ama Nihat tüm kararını vermişti. Boşandılar, eski eşler anlaşmalı olarak ayrıldı. Küçük Arzu annesiyle kaldı ve bir daha asla öz babasını görmedi…