Merhaba, ben kocanızın sevgilisiyim.
Elimdeki dergi maketini bir kenara bırakıp, ofisimin kapısında beliren gösterişli sarışını süzdüm. Hafif bir sırıtmayla ekledi:
Size hoş olmayan bir haberim var, hamileyim. Tabii ki, kocanızdan.
Oldukça profesyonel bir edayla sordum:
Raporun var mı? dediğimde çantasından beyaz, mavi mühürlü bir kağıt parçası çıkardı. Hazırlıklı gelmişti doğrusu.
Raporu iyice inceledim. Sahte değil, bildiğin resmî belge; şaşırmadım. Sonuçta, insan başkasının karısına bu haberleri vermeye cesaret ediyorsa, bir A4lük uydurma iş görmez.
Güzel, dedim sakince, sanırım gerçekten hamilesiniz. Şimdi bir de babalık testi yaptırırız, bebek gerçekten kocamdan mı, onu öğreniriz. Her şey hallolur.
Birden sarışının yüzünde bir tedirginlik belirdi, sesi kısıldı:
Hallolur derken?
Gayet eğlenceli bir şekilde açıkladım:
Kocam size nafaka bağlar, size iyi bir kadın doğum doktoru bulurum, güzel bir özel hastane ayarlatırım, gönlünüz rahat doğum yaparsınız. Hem kendiniz, hem bebek için endişelenmenize gerek yok.
Sarışın panikledi:
Ama anlamıyor musunuz? Benim çocuğum olacak, babası lazım ona!
Ben de gayet sakin bir şekilde:
Bizim üç çocuğumuz da babaya ihtiyaç duyuyor ve Allaha şükür, babaları var. Ama dert etmeyin, kocam çocuğunu da ihmal etmez, hatta zamanı gelince okula da götürür. İsterseniz ara sıra çocuğunuzu bize bırakın, şahane bakıcılarımız da var. Çocukları da çok severim ben. Size bolca boş vaktiniz olur, kendinize de vakit ayırırsınız. Malum, çocukla hayat daha zor.
Sarışının elindeki pahalı çanta dizlerinin arasında ezildi, güzelliği bozuldu:
Siz, hiçbir şey anlamıyorsunuz! Ben kocanızla beraberim. Onun çocuğunu taşıyorum. O artık sizi değil, beni seviyor!
Bir an sıkıldım. Samimiyetle bu genç kız adına biraz üzüldüm. Gerçek hayat dediğin, bu romantik hayalleri genç kafalardan o kadar hızlı kovar ki Özellikle hazır zengin kocaya konma umudu olanlarınkinden.
Tatlım, dedim, bu seninle dördüncü geliş. İlk geleniniz rapor bile getirememişti, ikincinin ve üçüncününki de uydurmaydı. Hatta bir tanesinde hamilelik gerçekti, ama babalık testi tutmadı. Benim ve kocamın kimseye yardımı esirgediği olmadı ama bu kadar bariz kandırmacalara da tahammül edecek değiliz. Kocam bile
Sarışın çaresizce bakakaldı. Konuşmaya devam ettim:
Sözde kocam sizinle beraber oluyor ya, inanın bana, benimle de oluyor; hatta başka birkaç aday daha var listede. Şimdi adama sırf zaaflarından dolayı kızacak değilim, hem bana hem çocuklara zararı dokunmuyorsa ne olmuş yani? O yüzden numaranızı bırakın, yarın arar, babalık testinin yerini ve saatini bildiririz.
Kızcağız sinirden fırlayıp çıktı. Ben de bir sigara yaktım.
Açıkçası bu ziyareti uzun zamandır bekliyordum; yeni ilgi alanını biliyordum. Öncekiler gibi bu sohbeti de zor olsa da soğukkanlılıkla atlattım. Oysa kolay olan, bir kriz çıkarıp, ortalığı velveleye verip, şu başarılı, varlıklı adamın ardına baka baka gidişini izlemekti.
Bir zamanlar, onun önceki karısına böyle gitmiştim, Hamileyim! diyerek O da ortalığı ayağa kaldırmıştı. Benim kocam ise drama hiç dayanamazdı. Benle evlendi çünkü gerçekten hamileydim. Sonra iki çocuk daha yaptım, yuvayı iyice perçinledim.
Kendi kendime biliyorum ki, başka birinin karısını böyle bırakıp bana kaçan adam bana sadık kalmayacak. Belki başka adaylar çıkacak. Ama ben asla, onun eski karısının düştüğü tuzağa düşmeyeceğim, kimseye fırsat tanımayacağım.
Dayanırım.
Başarırım.
Ve dimdik ayakta kalırım.




