Aşk Arayışında: Var ya, Ne Yapıyorsun? – Kocası Rıza, Eşinin Ona Şort ve Atlet Uzatmasına Şaşkınlıkl…

Fadime, hayırdır, noluyor? şaşkın gözlerle baktı kocası, eşinin eline tutuşturduğu şort ve tişörtü görünce.
Hiçbir şey! Sen burada keyif çatarken, piyasadaki bütün sevgilileri kapanacak neredeyse! Fadime yorganı hızla çekip aldı, titremekten tüyleri diken diken olan Koray kendini savunmasız hissetti.
Ne demek şimdi bu yine?
Dün dedin ya, “gün gelir, ben de sevgili yapmaz mıyım!” diye… Ben de düşündüm: Gün geldi! Sabah beş buçuk: Kalk bakalım, seni manita arayışına çıkarıyorum.
Amanın, ben onu şaka olsun diye söyledim. O kavgadan sonra. Unuttun mu? Hadi affet beni, boş konuştum.
Yo, sen haklıydın. Asıl suçlu benim. Bizim aşk ocağının ateşini söndürdüm, tüm yakıtı kendimde harcadım. Şimdi külleriyle patates bile közleyemezsin, o kadar sönmüş. Toparla biraz. Kalk kalk kalk!
Yani, beni gönderiyorsun mu diyorsun şimdi?
Senden kurtulmaya çalışmıyorum canım, tam aksine: Senin yağlarını erite erite çalıştıracağım. Sevgili eşi gibi göbeğiyle uğraşmaz, Michelin maskotu yanında gezdirmez. Hadi, kalk artık!
Fadimenin peşini kolay bırakmayacağı belliydi, Koray da çaresiz yatağından sürünerek kalktı, pişmanlığın fitness haliyle şortlarını güç bela çekti.
Hatırlat da sana düzgün mayo alalım. Bu şortla sevgiliye gidersen, rüzgârın azizliğine uğrarsın valla.
On dakika boyunca binanın çevresinde Fadime Hoca gözetiminde dolandıktan sonra, canı çıkmış Koray eve kendini zor attı. Yere kapaklandı, sürüne sürüne yatağa varmaya çalıştı.
Hayırdır, nereye? Fadime anında müdahale etti.
Yatakta huzur içinde ölmek istiyorum.
Ölmek yok. Biz manita arıyoruz, öldü patoloji uzmanı ararız. Hadi duş! Bundan sonra iki duş şart. Beni düşünmedin, bari o garibanı kokularınla cezalandırma. Dişler de her sabah akşam fırçalanacak! Kapıdan sesleniyordu artık. Saçını da güzel yıka, bugün fotoğraf stüdyosuna gideceğiz.
Hayda, neden?
Düzgün bir profil fotoğrafı lazım. Ben çekemem, seni o kadar iyi biliyorum ki, objektifte yine bira göbekli, makarna seven Korayı görürüm. Ama bize taş gibi bir alfa lazım.
Off Fadime, yeter artık…
Esirgeme bu akşamki cümlelerini, onları sevgilinin zarif kulaklarına sakla. Hadi, aday seçiyoruz.
Burada Koray bayağı keyiflendi: Ne zaman canı sıkılsa, zararsız bir flört oyunu olarak arkadaş sitelerini kurcalamayı severdi; şimdi ilk kez resmî, cezai şartı olmayan bir ortamdaydı. Parmağıyla seçmeye başladı.
Mesela şu olabilir mi?
Şaka yapıyorsun herhalde.
Nesi varmış?
Koray, senin sevgilini görünce ben kendimden utanmalıyım, senden değil. Bir bak Allah aşkına; tıpkı bizim eski Şahinin satmadan önceki hali. Kapısına Dikkat: Sökülen parça olabilir! diye tabela asılır.
Şunu denesek?
Şunu mu dedin? Allahım, sonra akraba, konu komşu görürse eşim bana bununla mı ihanet ediyor diye ben nereye kaçacağım? Bak, şu harika!
O mu? Hayatta bana bakmaz ki…
Off Allahım! Bu utangaçlığınla bana on beş yıl nasıl dayandın, hala anlamış değilim. Neyine tav oldum?
Mizahım sayesinde mi ki acep? dedi Koray bir umut.
Koray, gülmek ömür uzatıyorsa senin esprilerine dayanmak için ben balayında dul kalırdım. Sorgulamayalım, hemen alışverişe gidelim, takım elbise alalım. Sevgiliyi canlı yemle yakalayacağız resmen!
Tamam Fadime, barışalım artık.
Ne barışması? Başarılı erkeğin sevgilisi olur, onun karısı da statü sembolüdür. Belli ki tek manitayla yetinmeyeceğiz.
AVMde Fadime Korayı aldı, en havalı mağazaya soktu, manken üzerinde ne varsa denetti.
Fadime, bu pantolon ceket kombinasyonu kış lastiğinden daha pahalı! diye homurdandı Koray.
Merak etme, lastik de alırız; ister yazlık, ister kışlık! Hem yedekli al, ben hiç hediye falan istemem. Virus paketli!
Fadime!
Nolmuş? Önlemli olmak iyidir. Mesele paten almak değil, bizim yamuk üçgenin hipotenüsü olacaksın. Patronunu aradın mı bu arada?
Neden arayacakmışım?
Para için tabii. Yoksa iki kadını hangi maaşla idare edeceksin? Ben tamam, evde makarna çorbası içerim ama o sevgili lüks ister! Beton karışımı gibi: Bir akşam yemeği, üç kadeh şarap, beş yıldız otel; eksik olursa temel kayar.
Koray sonunda takımını giydi, kravatı düzeltti.
Vay mübarek, düğün günü gibi gözleri doldu Fadimenin.
Çok yakıştı, dedi yan kabinden başka bir kadın.
Alacak mısınız? Bizde sevgili arıyor bu bey.
Yo, teşekkürler, benim zaten üç sevgilim var! diyecek kadar rahat o kadın.
Koray, aman diyeyim, sen öylelerini isteme. Bize sadık lazım; başka banka kartı gibi, gerektiğinde güvenle para aktarırsın. Hadi şuraya parfüm sıktıralım da uçuşa hazır ol.
Bir saat daha AVM turu atıp, Fadime alnını şevkle onayladı.
Tamam Koray, oldun! Fotoğrafa bile gerek yok. Hadi, matizi sattığımız gündeki o öz güvenle git bakalım, sana sevgili bulmaya!
Fadime mutfağa geçip domates çorbasına otururken, Koray da o uzun hazırlık gününün ardından kader manitasını aramaya gider.
Bir saat geçmeden apartmandaki akıllı zilden bir ses gelir.
İyi günler hanımefendi. Kocanız evde mi? Yabancı, ahenkli ve bir o kadar da ateşli bir ses. Hoparlörden bile içi kıpır kıpır etti Fadimenin.
Ay… Kaşığı elinden düştü Fadimenin şaşkınlıkla. Yok, kocam sevgiliye gitti.
İçeri alır mısınız, size teklifim var!
O ateşli tonda Fadime önce yerini yadırgadı, sonra bir üşüdü, ateş bastı, neredeyse grip ilacı alacaktı ki, dayanamayıp üç kez zile bastı. Kapıda üç dakika sonra elinde kocaman kırmızı bir buketle Koray belirir. Hafifçe Fadime’nin beline dokunarak içeri girer. Sıcaklık bir anda yükselir.
Gözlerin mi kıpkırmızı, ağladın mı yoksa? sorar Koray.
Biraz, düşününce saçmalamışım, ama galiba o odun da lazımmış, ateşi için.
Öyleyse, siz de akşamı eğlenceli ve karizmatik bir beyefendiyle geçirmek ister misiniz? Korayın gözleri hem aşk hem cesaret bir de galiba elli gram rakı parlıyordu. Sizi şahane bir restoran davet ediyorum. Güzelliğinizin destanını baştan yazacağım, belgesel gibi ama eğlenceli bir anlatımla!
İs-ter-im… diyen Fadime, oyuna dalmış, hemen tencereyi kapayıp rimelimi çekeyim.
Ben de taksi çağırırım, dedi Koray.
Nereye gidiyoruz? Fadimenin yüzünden aptal bir sırıtış eksik olmuyor.
Beş yıldızlı restoran!
Bizim burada öyle yer yok, maksimum Beş Peynirli Pizzacı.
O zaman orası olsun. Benim manitama en iyisi yakışır.
Eşiniz kızacak mı peki sevgiliye bu kadar ilgiye?
Elimizden geleni yapalım da kıskansın, kıs kıs güldü Koray.

Rate article
Lifequest
Aşk Arayışında: Var ya, Ne Yapıyorsun? – Kocası Rıza, Eşinin Ona Şort ve Atlet Uzatmasına Şaşkınlıkl…