Mantık Evliliği: İşadamı Serdar Bey ve Üvey Kızı İrem’in Sıra Dışı Anlaşmasıyla Başlayan, Beklenmedi…

HESAP KİTABI EVLİLİĞİ

Kemal Bey, sizinle biraz konuşabilir miyim? Kapının kenarından sarı saçlarıyla Eda başını uzatıyor. Her zaman huysuz ve fazla konuşkan olan bu genç kız, şimdi alışılmadık şekilde sakin ve saygılı.
Ne istiyorsun? Kemal bilgisayarındaki işinden gözlerini kaldırıyor ve üvey kızına kaşlarının arasından bakıyor.
Size büyük bir ricam var, diye devam ediyor Eda, Kemal Beyin onu ofise davet etmesini beklemeden içeri girip kapıyı arkasından kapatıyor, masanın karşısına oturuyor.
Maaşını artırmayacağım! diyor Kemal sertçe, Edanın hangi amaçla geldiğini sanki tahmin ediyormuş gibi. İsteme bile! İşlerini hiç doğru düzgün yapmıyorsun. Her zaman işe geç geliyorsun, teslim tarihlerini kaçırıyorsun; hem bana hem şirkete zarar veriyorsun. Artık defalarca defa Edayla bu sorumsuzluğu hakkında konuşmuş. Kızın sürekli iş arkadaşlarıyla tartışması, ofiste fitne çıkarması Kemalin hiç hoşuna gitmiyor.
Aylardır hırçın ve sabırsız kızı işten çıkarmak istiyor ancak buna bir türlü cesaret edemiyor. Çünkü Eda, onun çok sevdiği kadının, Sibel Hanımın kızı. Kemal Bey, Sibelle on beş yıl önce tanışmış, mutlu bir evlilik yapmışlardı. Sibele iki yıl önce kanser teşhisi konduğunda hayatları alt üst oldu. Kadın vefat edeli iki yıl oldu, Kemal şimdi bu asi kıza acıyor, çünkü Eda ona Sibeli çok hatırlatıyor.
Maaş konusunu zaten anladım, Eda dudak büker. Ben bambaşka bir şey için geldim.
Neymiş o? Kemal bir kaşını kaldırır, merakla öne eğilir.
Kemal Bey, der Eda, sesi titrek ve buruk, Annemin ölümünden sonra bana ne kadar zor geldiğini biliyorsunuz. Hayatta beni en çok seven, destekleyen tek kişi oydu…
Onu hiç rahat bırakmadın ama, değil mi? Kemal kaşlarını çatar. Sibelin kızıyla ilişkisinin nasıl olduğunu çok iyi hatırlıyor. Gerçekten çok seviyordu kızını, ama Eda hep asi, dediklerine kulak asmayan bir çocuktu. Annesi de üzülüp kaygılanmaktan helak olurdu. Bunu neden anlatıyorsun? Bana acındırmaya çalışma, asıl meseleyi söyle direkt, çok işim var.
Kemal Bey, Eda sandalyesinde huzursuzca kıpırdanır, bir türlü isteğini açıkça söylemeye cesaret edemez. Maddi olarak bana yardım edebilir misiniz? Kendi işimi kurmak istiyorum ama eğitim için para lazım.
Hayır, Kemal net bir ifadeyle keser. İşe olan tutumunla bırak iş kurmayı, mezun olamazsın bile. Kaç kere söyledim: Eda, büyü artık! Ne var ki, hala o ergen hallere devam ediyorsun.
Söz veriyorum, eğer iş için bana yardımcı olursanız değişeceğim. Ben de bu belirsizlikten bıktım. Diğer insanlar gibi yaşamak istiyorum. Çalışmak, kariyer yapmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak istiyorum
Hımm, Kemal Bey şüpheyle burnunu çeker. Edaya ilginç bir şekilde bakar ve fark edilir biçimde huzursuz olur. Bir sevgili falan mı var yoksa?
Kimse yok, Eda elini sallar. Olsa burada oturmam zaten. İki kişiyle hayatta yol almak daha kolay olurdu.
Haklısın Ama herkes aynı değil, der Kemal parmaklarıyla masaya vururken. Söylemek isteyip de söyleyemediği bir şey var gibidir. Bak, şöyle yapalım, sana güzel bir hayat sunabilecek bir teklifim var.
Teklif mi? Eda şaşkınlıkla sorar, üvey babasının nereye varmak istediğini anlayamaz.
Para vereceğim ama bir şartım var, Kemal Bey gizemli bir gülümsemeyle arkasına yaslanır.
Neymiş o şart? Eda endişelenir. En kötü rüyasında bile Kemalin ne isteyebileceğini tahmin edemez.
Benimle evlenirsen sana hayal ettiğin her şeyi vereceğim, bu tuhaf fikri söylerken Kemal ellerini birleştirir, ciddiyetle bakar.
Evlenmek mi?! Eda önce şoke olur, sonra Kemalin şaka yaptığını zannederek kahkaha atar. Şaka mı yapıyorsunuz Kemal Bey? Üvey kızınıza bunu nasıl söylersiniz?
Şaka yaptığımı kim söyledi? Kemalin sert bakışı Edaya, meselede ciddiyet olduğunu gösterir. Aramızda yaş farkı var ama ikimiz de yetişkiniz, birlikte mutlu olabiliriz.
Mutlu mu?! Benim babam olacak yaştasınız! Neden ben? Eda öfkeyle patlar. Kemal Bey kırk beş yaşında. Genç ve bakımlı dursa da, Eda onun evlenme teklifini asla ciddiye alamaz. Ayrıca, neden başka kadınlar yerine kendisine evlenme teklif ettiğini de anlamaz.
Büyük bir firmayla anlaşma yapmak için şirketimi büyütmek istiyorum, biliyorsun. Kemal Edanın yüzündeki şaşkınlığı okur ve açıklama yapar: Anlaşmaya göre, mutlaka evli olmam lazım. Partnerler böyle bir kural koyuyor. Evli olmak daha güvenilir gösteriyormuş.
Ama neden ben? Başkasıyla evlenseniz ya?
Birincisi, birbirimizi yıllardır tanıyoruz ve anneni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. İkincisi, bu evliliğin formalite olduğunu her yerde anlatmazsın. Üçüncüsü, paraya ihtiyacın var. Benimle evlenirsen iş yeri senin olur, Kemal tamamen ticari bir dille konuşur.
Yani sahte evlilik? Hiçbir ilişki falan yok? Eda paraya zorlukla karşı koyar.
Sadece formalite, ilişkimiz olmayacak. O zaman, kabul ediyor musun? Kemal ciddi bir şekilde sorar.
Düşünmem lazım.
Düşün, der Kemal ve kafasıyla kapıyı işaret eder.
Eda çıkınca Kemal pişman olur gibi olur ama iş işten geçmiştir. Edanın asi karakteri her şeye rağmen evliliği kabul edebilir, ama düğünden önce vazgeçip kaçabilirdi de. Ancak yolun geriye dönüşü yoktur.
Eda, hiçbir zaman Kemali bir erkek olarak düşünmemiştir, ama baba figürü olarak da görmemiştir. Kemal onu hiç evlat edinmemiştir. İkisi de mesafeli durmuş, nadiren konuşmuşlardır.
Fakat bu konuşmadan sonra Edanın dünyasında bir şeyler değişir. Kemal Bey ona artık daha farklı ve çekici gelmeye başlar. Ama esas büyüleyici olan şey, Kemalin zenginliği ve cömertliğidir.
Sonunda Eda, teklifi kabul etmeye karar verir. Sadece kimliklerinde evli görünecekler, hayatlarını ayrı sürdüreceklerdir.

Düğünün hemen ardından, Kemal sözünü yerine getirir: Edaya geniş bir daire, iş için sermaye ve eğitim parası verir, yaşam masraflarının tümünü karşılar.
Eda da yükümlülüklerinden kaçmaz. Her toplantıya sahte eşiyle katılır, mutluymuş gibi davranır.

Evleninceye kadar boş ve umursamaz bir hayat yaşayan Eda, şimdi olgunlaşır, Kemale bambaşka gözle bakmaya başlar. Onun hem zeki, hem şefkatli hem cömert biri olduğunu fark eder. Birlikte zaman geçirip seyahat ettikçe ayrılmak istemez olur. Annesinin Kemal Beye neden aşık olduğunu şimdi anlar.
Bir yıl boyunca Eda, kararından hiç pişman olmaz.

Bir yıl dolunca artık bir arada yaşamayan çift boşanmaya karar verir. Kemal, ihtiyacı olan anlaşmayı yapmıştır; örnek bir aile babası imajına artık gerek yoktur. Fakat ikisinin arasındaki ilişki değişmiştir artık. Kemal, Edayı artık eski asi üvey kızı gibi görmez, Eda da önceden hor gördüğü bu adama alışmaya başlamıştır.
Teşekkür ederim, bundan sonra kendi başına devam edebileceğine inanıyorum, der Kemal. Söz verdiğim gibi, özgürsün.
Boşanmak istediğine emin misin? diye sorar Eda, Zeytinburnu Nüfus Müdürlüğünün önünde, sahte eşiyle yan yana dururken.
Ya sen? Kemal bakar, Edanın gözlerinde samimi bir üzüntü görür.
Ben istemiyorum, Eda dürüstçe söyler.
Ben de istemiyorum, Kemal gülümser ve Edayı kendine çeker. Ama evli kalacaksak, bu sefer gerçekten evli olacağız.
Kabul ediyorum.
Çift, nüfus müdürlüğüne girmeden, kapıda boşanmaktan vazgeçer.

Rate article
Lifequest
Mantık Evliliği: İşadamı Serdar Bey ve Üvey Kızı İrem’in Sıra Dışı Anlaşmasıyla Başlayan, Beklenmedi…