Teyze Reyhanın yemek takımı kırıldı. Hem de tamamen.
On iki kişilik düğün yemek takımı.
Elveda altın yaldızlı kenarlar ve her bir parçanın arkasında Made in Germany damgası enişte Kadir, sandığıyla birlikte üst raflardan aşağı düştü.
Ah! Teyze Reyhan bir an irkildi, sesi çıksa da şaşkın.
O porselendi!
Sanki porselen kırılmazmış gibi. Sonra esas felaketi hissedip koltuğa yığıldı:
“Nihat, hemen dil altı ilacı getir!” Herkesi aradı, bana bile ulaştı şehirlerarası, yasını tuttu gençliğinin: binlerce küçük parçaya dağılmıştı sanki anıları.
Yirmi yıl önce ailemiz hediye etmişti bunu. Dokunmadık, özel bir gün için sakladık, Allah affetsin, porselen yıldönümü için bir umut.
Sonra ne oldu? Babam vefat etti, Kadirin ayak bileği çıktı, benim de tansiyonum fırladı.
Ve inan, bir kere bile o tabaklar kullanılmadı.
Ne saçma!
Düşünmeye başladım.
Neden yemek takımlarını, takıları, canlı duyguları özel bir gün için saklarız?
Neden aromalı mumları özel bir geceye, pırlanta küpeleri kutuya, çocuk sucuk çalmasın diye tokadı, sevgili sözleri de Sevgililer Gününe erteleriz?
Bugünün, şu anın öbür günlerden ne eksiği var?
Gerçekten daha zamanı var mı?
New Yorktaki İkiz Kulelerden yapılan acil aramaların neredeyse tamamında insanlar seni seviyorum diyordu.
Yakınlarına mesaj bırakıyorlardı.
Ben. Seni. Seviyorum meğer Dünyada yapılacak en önemli şey buymuş.
Ansiklopediye göre gerçeklik, şu anda var olan demek, yani geçmişle gelecek arasındaki o an.
Biriktirmeye, üst rafa kaldırmaya, belki bir gün diyerek ertelemeye gerek yok; ne keyif veriyorsa, ne mutlu ediyorsa, ne gülümsetiyorsa, şimdi yaşamak lazım.
Yarın yok. Sadece bugün var; bugün de 31 Aralıktan, ya da sekiz Marttan eksik değil.
O yüzden acele edelim. Barışalım. Denizi görelim. Oğlumuzla oynayalım, kızımızı sıkıca saralım, annemize bir şişe daha Chanel No. 5 parfüm alıp sadece bayramda değil, her gün kullan diye verelim.
Yetişmek lazım. Kitap okumaya, deniz kestanesi çorbası ya da fırında çekirge tatmaya, en sevdiğimiz filmi izleyip lavabodaki bulaşığı unutmaya
Teyze Reyhana yeni bir yemek takımı alıp muhteşem bir akşam yemeği vermek lazım.
Ve sevdiğimizi, daha filmin son jeneriği gelmeden, hemen söylemek lazım.
Teyze Raziye’nin Porselen Takımı Kırıldı: 12 Kişilik Alman Düğün Takımına Veda, Antrede Düşen Kutunu…




