Kardeşim beş yıldır evliydi ama eşini hiç tanımamıştık. Bir gün bana, eşiyle birlikte iki günlüğüne bize geleceklerini söyledi. Geldiler ama ben o kadını asla çekemedim

Kardeşim Burak, üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulduğu için Ankara’dan ayrılıp İzmire taşındı. Aslında orada sadece bir yıl kalacaktı, biraz para biriktirip geri dönüp kendine bir ev almak niyetindeydi. Fakat hayat ne isterse o oluyor, planlar her zaman tutmuyor. Orada bir kızla tanıştı ve nişanlandılar. Burak İzmirde kalmaya karar verdi. Biz ise yengemi hiç tanımıyorduk. Evlilikleri sırasında ben hamileliğimin son ayında olduğum için seyahat etmeme kararı aldık. Babam ise işten izin alamamıştı, haliyle düğüne sadece annem katıldı. Annem de doğrusu gelinine pek yakınlık kurmamıştı, sadece görüp tanışmış, o kadar. Düğünden sonra balayına gittiler, annem birkaç gün sonra eve döndü. Annem gelini için güzel yüzlü, güleryüzlü ve sempatik biri derdi ama biz yengemi yıllarca hiç tanıyamadık.
Fakat bu yıl Buraktan güzel bir haber aldık. Çok aşamalı bir yolculuk planlamıştı. Önce eşiyle beraber bize uğrayacak, ardından Burakın üniversiteden bir arkadaşının düğününe gidecekler, sonra da eski sınıf arkadaşlarıyla buluşacaklardı. Daha sonra aile büyükleriyle deniz kenarında buluşup en son evlerine döneceklerdi. Bizde iki gün kalacaklardı. Evimiz küçük ama Allahtan kayınvalidemlerin yazlığı vardı, orayı kullanmamıza izin verdi. Gerçi o yazlık yıllardır elden geçmemişti ama kalmak için yeterliydi. O gün oldukça keyifliydim, konuklarımızı bekliyordum. Nihayet geldiler. Tam da o andan itibaren sıkıntılar başladı. Kardeşim tanıştırdı, daha ilk dakikada yengem şikayet etmeye başladı; yolculuk çok sıcaktı, çok gürültülüydü, yerler dar geldi, bir türlü rahat edemedim gibi yakınmalar.
Yazlığa vardık, ben de onlara evi göstermek istedim. Yengem duşu ve tuvaleti öyle bir suratla inceledi ki sanki hayatında ilk defa böyle bir yer görüyormuş gibi. Burakla hemen köşeye çekildiler, fısıldaştılar. Sonra Burak geldi, eşimden rica etti, onları merkeze götürebilir mi diye. Yengem, burada duş almam dedi. Şehre gittiler, duşunu alıp makyajını yaptı, sonra geri döndüler. Yemek masasına oturduğumuzda ise yine bir sorun çıktı; hazırladığımız sofradan hiçbir şey yemedi. O kadar emek vermiş, en güzel şekilde hazırlamıştık. Birseyde gluten varmış, bir yemek fazla yağlıymış, diğerini ise unuttum artık, neyin eksik ya da fazla olduğunu. Sonuçta hiçbir şey yemedi, biraz sebze yedi, onları bile kuşkuyla inceledi. Gece için hazırladığımız odada da kalmak istemedi, tekrar şehre evimize döndük. Ertesi gün şehir turu yapalım dedik, bu kez de üç yaşındaki oğlumdan daha fazla naz ve kapris yaptı. Ya sıcaktan yakındı, ya da bacakları ağrımış, ya da sıkılmış. İkisini uğurlarken derin bir nefes aldım ve nihayet rahatladım. Kardeşimin yıllardır bu kadına nasıl katlandığını düşündüm. Bizi iki günde perişan etti. Demek ki bazen uzaktan mutluluk yakın olup görebilmekten zor olabiliyormuş. Herkesin huyu kendine, sabır da büyük bir erdem.

Rate article
Lifequest
Kardeşim beş yıldır evliydi ama eşini hiç tanımamıştık. Bir gün bana, eşiyle birlikte iki günlüğüne bize geleceklerini söyledi. Geldiler ama ben o kadını asla çekemedim