Eve döner dönmez, kapıda komşum Hatice Hanım beni bekliyor ve aniden şöyle diyor: Senin evinden her gün bir erkek bağıra çağıra konuşuyor, bıktık artık. Oysa ben yalnız yaşıyorum, nasıl olur bu?
Ertesi gün işe gitmemeye karar verdim. Sabah erken kalkıp iş yerine hasta olduğumu bildirdim. Saat 07:45te giyinip dışarı çıktım, arabamı apartmanın önünde gören komşulara el salladım, sonra arabayı birkaç metre ileride park edip sessizce yan kapıdan tekrar evime girdim. Doğruca yatak odasına gidip yatağın altına saklandım, üstümü düzgünce örttüm ve nefesimi tuttum.
Saatler geçmek bilmedi. Tam aklımı mı oynatıyorum diye düşünürken, saat 11:20 civarında anahtarın kapıyı çevirdiğini duydum. İçeri bir adam girdi. Ayak sesleri odadan odaya dolaşıyor, gayet rahat, sanki evini dolaşıyormuş gibi hareket ediyordu. Ayakkabılarının yerleri sürtüş sesini tanıdım, ama bu mümkün değildi.
Şaşkınlık ve korku içinde yatarken, adam birden yatağıma geldi ve mırıldandı:
Yine dağıtmışsın ortalığı, Zeynep.
O anda sesini tanıdım ve dehşete düştüm. Bu basbayağı, dairenin sahibi Ahmet Beyin sesiydi! Kendi adımı söyleyince içim titredi. Artık kim olduğunu biliyordum
Olan biteni, her şey sona erdikten sonra tam olarak anladım.
Ahmet Bey, evin sahibi olarak neredeyse her gün anahtarıyla girip, ben yokken evde vakit geçiriyormuş. Benim ne zaman çıkıp ne zaman döndüğümü gayet iyi biliyor; ayaküstü sohbetlerde istemeden kendi programımı anlatmışım zaten. Anahtarları hiç değiştirmediğim için, istediği gibi girip çıkmış.
Ne hırsızlık yapmış, ne de bir eşya eksilmişti. Yalnızca evde yaşıyor gibi davranmış. Antrede ayakkabılarını çıkarıp, salon koltuğuna kurulmuş, televizyonu açıyor, dolaptan yiyecek alıp yiyormuş. Banyomu kullanmış, bazen de yatağıma uzanmış. Eşyaların yerini de gayet iyi biliyor çünkü daireyi ilk kiraya verirken her şeyi kendi yerleştirmiş.
Ara sıra kendi kendine yüksek sesle konuşuyor, ortalıktaki düzensizlikleri ya da bırakılan eşyaları eleştiriyormuş. Anlaşılan bu şikayetleri komşu odasından duyunca, Hatice Hanım da bana gelip şikayetçi oldu. O ana kadar olan bitene aklım ermiyordu.
Aynı zamanda adımı da biliyor, hatta alışkanlıklarımı ezbere sayabiliyordu. Nasıl olsa akşamdan önce gelmem diye, kendini tamamen rahat hissediyormuş. Ama ilk kez ben onu duydum, o ise buna hiç hazırlıklı değildi.
Polis gelip kendisini götürdüğünde gerçek anlamda şaşkındı. Kendisinde bir suç görmüyor, Ev zaten benim, anahtarı da benim. Sadece kontrol amaçlı giriyordum, diye açıklama yapıyordu.
O günden sonra, daire kiraladığımda ilk iş olarak mutlaka kilitleri değiştiriyorum. Hiç kimseye de programımı anlatmıyorum.




