Tüm aile bir araya gelmişti, Ayşe Nine’yi yolcu etmeye hazırlanıyorlardı. Dürüst olmak gerekirse, herkes ona açıkça Artık yeter, çok sıkıldık senden gibisinden sözler söylüyordu. Baharın geldiği için, Ayşe Ninenin uzun zamandır beklediği köye gitme zamanı da gelmişti. Her yıl baharı sabırsızlıkla beklerdi çünkü şehirde kimse ona iyi davranmazdı. Torunları ona mesafeliydi, gelini zaten hiç sevmezdi. Oğluysa sürekli iş seyahatlerine giderdi, eve döndüğünde de annesine içeriden bakardı, ne sevgisi vardı ne şefkati.
Ayşe Nine, onları yük altında bırakmamak için bir şey söylemezdi ama her şeyin farkındaydı. Yıllardır bu ağırlığı taşıyor, baharın gelmesini bir kurtuluş gibi görüyordu. Bu sene bahar erken gelmişti. Ayşe Nine sık sık apartmanın önünde oturur, güneşin altında sıcak İstanbul gökyüzünü izlerdi. Zayıf, küçücük bir hali vardı. Üstünde eski yamalı pardösüsü, ayakta ise iyice eskimiş kösele ayakkabılar; üstüne geçirilmiş plastik terliklerle dokunsan devrilecek gibi dururdu.
Ailesi ona mesafeli davransa da, mahalledekiler sıcak davranırdı. Her sabah selam verirler, sağlık durumunu sorarlar; beşinci kata çıkmasına yardım ederlerdi. Mahalledeki çocuklar, bazen marketten dönerken çantasını taşır, okuldan gelirken ona selam verirlerdi.
Ayşe Nine yaşına rağmen ev işlerini aksatmazdı; çamaşır yıkamak, yemek yapmak, evi toplamak hep onun sorumluluğundaydı. Geliniyse akşam işten gelip ayakkabılarını çıkartıp, Evde bütün gün oturuyorsun, bari şu işleri hallet, deyip üstünü başını fırlatırdı. Torunları ona selam bile vermezdi; arkadaşları geldiğinde odaya çıkmaz, çünkü bir torunu ona Senin yüzünden rezil oluyoruz, diye ağır bir laf etmişti.
Ayşe Nine kimseyle tartışmaz, daha çok susardı. Geceleri herkes uyuduktan sonra, küçük odasında sessizce ağlardı. Sabaha karşı ayrılacağı gün geldiğinde, onu taksiyle otogara gönderdiler; otobüslerde dolaşmasın diye. Yanında az eşyası vardı; eski bir valiz ve birkaç parça kıyafet. Bastonuyla yavaş yavaş peronda ilerledi. Bir banka oturup dinlendi. Kısa süre sonra otobüs geldi ve içeri geçti. Pencereden İstanbula sevgi dolu bakıyor, yolculuk başladığında çantasından buruşturulmuş bir fotoğraf çıkardı. Fotoğrafta oğlu ve torunları ile gelini gülümserken görünüyordu. Son zamanlarda bu gülümsemeyi sadece bu kâğıtta görebiliyordu. Fotoğrafı öpüp çantasına yerleştirdi.
Köy girişinde indiğinde biri onu neredeyse evinin kapısına kadar bıraktı. Bahçe kapısını açıp, çamurdan ağırlaşan patikaya yöneldi, köydeki eski evine kadar yürüdü. Orada her şey kendisine ait, ona ait. Yamuk duvarlar, yaşlı kapı, kırık saçaklar bile ona ihtiyaç duyuyordu. Burada onu kimse yabancı görmüyordu. Köyü, Ayşe Nine için her şeydi, çünkü burada doğmuştu; burada çocuklarının doğumunu görmüş, eşini burada kaybetmişti. Hayatının yarısından fazlası bu köyde geçmiş, büyük oğlunu da burada toprağa vermişti. Şimdiye kadar ondan başka hiç kimse hayatta kalmamıştı.
Ayşe Nine evin pencere kepenklerini açtı, sobayı yaktı. Cam kenarındaki tahta bankta oturup düşüncelere daldı. O bankta eskiden çocukları otururdu, o masada birlikte yemek yer ve yatakta uyurlardı. O zeminde koşar, pencereden dışarıya bakarlardı. Kulaklarında çocuklarının sesi yankılandı. O zamanlar anneleri olarak; en değerli, en yakın, en gerekliydin. O parlak güneş gene pencereden içeri sızıyordu; baharın neşesi, geçmiş yılların huzuru hep o duvarlarda vardı. Köyün baharı Ayşe Nineye yine gülümsedi
Sabah olunca Ayşe Nine uyanmadı. Sonsuza kadar kendi toprağında, köyünde kaldı. Masanın üstünde eski bir sürü fotoğraf, bir tane de yeni, ama buruşturulmuş bir fotoğraf vardı; dün gece o fotoğrafta ona gülümseyen insanlar
Biz hayattayken, daha çok şey yapabiliriz aslında. Özür dilemek, teşekkür etmek, hislerimizi söylemek Hayattayken böyle şeyleri ertelememeliyiz. Çünkü biri gittiğinde, geri dönmüyor; kalbimizde ağır taşlarla yaşamaya mecbur kalıyoruz. İnançla, samimiyetle, kalpten iyilik yapmak gerek. Sevmek, beklemek, başkalarının duygularına değer vermek, sana hayat tüken insanlar için minnettar olmak Böylece içimizdeki yük azalır, insan olmanın kıymeti artar.
Press «Like» and get the best posts on Facebook ↓



