Anneye Alınan Hediye: Marinanın Annesinin Doğum Günü İçin Yeni Fırın Hayali, Eşiyle Yaşanan Güven Kr…

Serkan, anneme hediye almamda bana yardım etmen lazım.

Elif telefonu bir kenara bıraktı ve salonda televizyon karşısında uzanmış eşine döndü. Serkan, kumandayı elinde tutuyordu ve sürekli kanalları değiştiriyordu, gözlerini bir an ekrandan ayırmıyordu.

Bir de ne hediyesi?
Ocak. Güzel, kaliteli bir tane almak lazım. İki hafta sonra doğum günü, unutmadın herhalde?

Serkan sonunda ona bakmayı başardı. Gözlerinde hafif bir sabırsızlık belirdi ama hemen yüzüne zoraki bir gülümseme kondurdu.

Eski ocak bozulmadı mı? Dışarıdan bakınca idare ediyor gibi.

Elif, koltuğun kenarına oturdu, ev elbisesinin katını düzeltirken dalgın dalgın konuştu.

Görmedin mi geçen sefer? Fırın anca çalışıyor, iki göz hiç yanmıyor. Annem sürekli şikâyet ediyor; börekleri, kekleri eskisi gibi pişmiyor. Bu onun için gerçekten önemli, biliyorsun.

…Nermin Hanım hamur işleriyle uğraşmaya bayılırdı. Mutfağı hep vanilya ve tarçın kokardı, pencere kenarında taze poğaçalar soğur, komşular bir çay içeriz diye sık sık uğrardılar, hepsi lezzetli bir tatla ayrılırdı. Eski ocak, çoook eski, zamanında zor bulunmuş, artık son nefesini veriyordu.

Tamam, Serkan vücudunu dikleştirdi. Ne yapmamı istiyorsun?
Bir model seç. Sen teknik işlerden anlıyorsun, benim kadar. Mağazaya git, bak, teslimatı ayarla. İşten güçten vaktim yok.

Elif çantasından banka kartını çıkardı ve eşine uzattı. Kart cam abajurun ışığında parladı.

Primim bu. Altmış bine yakın. Güzel bir ocak için yeter mi?

Serkan kartı aldı, parmaklarıyla döndürdü. Dudaklarında kısa bir titreme oldu.

Fazlasıyla yeter. Merak etme, hallederim.

Elif başını salladı. Beş yıllık evlilikte Serkana ev işlerinde güvenmeyi öğrenmişti. Pazarlıkta, indirimde, kampanya kovalamakta ustaydı, işinin ehliydi.

Ama geciktirme lütfen. Doğum gününde teslim edilmiş olsun.
Tamamdır, Serkan kartı rahatça pantolonunun cebine koydu, tekrar kumandaya döndü.

Bir hafta geçti. Elif, işten eve dönüyordu; tıklım tıklım bir otobüste, telefondan bankacılık uygulamasına girdi.

Harcama: 60.000 TL…

Elif rakamlara gülerek baktı. Demek Serkan sözünü tuttu. Altmış bin iyi para. Mutlaka annesinin hayal ettiği gibi, belki ızgaralı, zaman ayarlı, sürgülü kapaklı bir ocak seçmiştir. Nermin Hanım, sonunda keklerini rahat rahat pişirebilecek…

Elif, annesinin hediye karşısında vereceği tepkiyi düşündü. Gözlerinin kenarında yılların çizgileri sevinçle birleşir, dudakları titreşir, sonra mutlaka ünlü cümlesini kurardı: Evladım, bu kadar masrafa ne gerek vardı! Ardından hangi pastayı ilk pişireceğini planlamaya başlardı.

İyi bir beyaz eşya yıllarca kullanılır. Elif, babaannesinin Arçelik ocakını hatırladı; tam otuz yıl hiç bozulmamıştı. Tabii yeni teknolojiler başka ama kaliteden kaçmazsan, uzun ömürlü olur…

…Doğum günü cumartesiye denk geldi. Elif sabah erken kalkıp demet demet çiçek ve ufak hediyeleri paketliyordu. Serkan evde gezinip zaman zaman saate bakıyordu.

Zarfı unutma, Elif botlarının fermuarını çekerken hatırlattı. Ocak evrağı orada, değil mi?
Her şey tamam, Serkan iç cebini yokladı, rahatladı.

Nermin Hanıma öğlen ulaşabildiler. Ev kokuyordu kurabiye… Annem, eski ocakla bile bir harikalar çıkarıyordu. Antre kalabalık; akrabalar, kadehler, salon neşeyle doluydu.

Elif annesine sarıldı.

İyi ki doğdun, anneciğim. Bu da senin için.

Yolda Serkandan aldığı krem renkli kalın zarfı uzattı. İçine bakmaya gerek duymamıştı, nasıl olsa her şeyi eşi ayarlamıştı.

Nermin Hanımın gözleri parladı.

Ay, çocuklar, ne gerek vardı! Sakince zarfı açtı, merakla bakıyordu.

Elif annesini mutlu gözlerle izlerken bir anda Nermin Hanımın yüzü dondu. Gülümsemesi kayboldu, şaşkınlık belirdi.

Bu… ne?

Elif kaşlarını çattı, yaklaştı. Omzunun üstünden zarfa baktı.
Kozmetik mağazasında hediye çeki. Üç bin TL.
Üç. Bin.

Serkan, Elif hızla eşine döndü, o ise çoktan kapıya yaklaşıyordu. Bu ne şimdi?
Ya abartma, Serkan sırıtarak gözlerini kaçırdı. Güzel bir çeki, o mağazada kaliteli şeyler var…
Ocak nerede?!

Cevap vermedi. Hızla balkona geçti, kapıyı üzerine çekti.

Elif peşinden gitti. Balkon kapısını öyle açtı ki cam titredi.

Açıkla! Şimdi!

Serkan korku dolu bir yüzle korkuluklara yaslandı.

Bak, Asuman tükenmişti, işte nefes alamıyor dedim yardım etmeliydim Yapamadım.
Ne yardımı? Kim Asuman? Elif yaklaştı, gözleri alev gibiydi. Annem için ocak parası verdim sana!
Tam o anda indirimli bir tatil vardı, anlıyor musun? Elli yedi bin sadece, Antalya, her şey dahil Kaçıyordu, yakalayamazdık.

Elif hızlıca Serkanın cebinden telefonu kaptı. Uygulamalarda gezinirken, tatil acentesi mesajlarını buldu: tarih, tutar, ablası Asumandan kalpler ve teşekkürü.

Canım kardeşim, sen harikasın! Cuma uçuyorum!

Elif eşine baktı. Serkan küçülmüş gibiydi.

Numarayı çevirdi. İkinci kez çaldı.

Merhaba, Pamuk Turizm, Ece ben, nasıl yardımcı olabilirim?
Merhaba. Asuman Yılmaz adına Antalya Tatili rezervasyonu. İptal etmek istiyorum.
Pardon, siz…
Kartın sahibi benim, ödeme iznim olmadan alındı.

Serkan ileri atıldı ama Elif elini kaldırarak onu durdurdu.

Bir dakika, operatör resmi bir sesle konuştu. Bulduk. Bu durumda şubemize uğrarsanız, on iş günü içinde iade gerçekleşir.

Teşekkürler, yarın uğrayacağım.

Elif telefonu Serkana attı.

Elif, ama bir dinle… Konuşalım bir…

Elif konuşmadı. Salonda sessizleşmiş misafirleri geçip annesinin yanına gitti. Nermin Hanım çaresiz bir şekilde hediye çekine tutunuyordu.

Anneciğim, hadi gidelim. Sana gerçek bir hediye alalım.

Nermin Hanım usulca paltosunu aldı, çantasını eline aldı, misafirleri unutup kızıyla birlikte dışarı çıktı.

Beyaz eşya mağazasında plastik ve yeni makine kokusu vardı. Satıcı yirmili yaşlarda bir genç, Baran yazılı yaka kartıyla sabırla ocak modellerini anlattı.

Şu en iyisi, Baran beyaz, zarif bir ocağa işaret etti. Hamur işleri için süper. Isı dengesi mükemmel, zamanlayıcı, ızgara, konveksiyon…

Nermin Hanım parmaklarını pürüzsüz yüzeyde gezdirdi.

Gerçekten çok güzelmiş, dedi fısıltıyla.
Alalım, dedi Elif. Yarın sabah teslim etmeniz mümkün mü?
Tabii, 9-12 arası boş.

On beş dakika sonra işlemler bitti. Dönüş yolunda Nermin Hanım hiç konuşmadı, apartman girişinde sadece kızının kolunu tuttu.

Elifçiğim, canım teşekkür ederim ama seni merak ediyorum.
Merak etme anne.
Serkan… o…
Elif annesini sarıldı.

Hallederim. Bugün doğum gününü düşün sadece.

Eve gece döndü. Serkan karanlıkta, televizyon kapalı, kanepede oturuyordu.

Konuşmamız lazım, dedi ayağa kalkarak.

Elif yanından geçti, dolabı açtı, Serkanın gömleklerini çıkarıp bavula düzgünce yerleştirdi.

Ne yapıyorsun? Serkan şaşkın. Elif, yeter ama! Ablama yardım etmek istedim, tükenmişti, tek şansıydı!

Pantolonlar, tişörtler, çoraplar… Elif mekanik bir şekilde dolabı boşalttı.

Bir ocak için mi yıkıyorsun yuvamızı? Tek suçlu sensin!

Elif durdu. Yavaşça döndü.

Sana emek verdim, annemin hediyesi için para verdim. Sen ise hepsini ablana yatırdın!
Yatırdım demek ağır…
Bile sormadın! Kararını verdin ve bana yalan söyledin!

Serkan yakınlaştı, Elif ise onun kazağını kalkan gibi kaldırdı.

Dokunma bana!
Asumana çok acıdım, anlasana…
Al eşyalarını ve çık!

…Bir ay sonra Elif, Nermin Hanımın mutfağındaydı. O bembeyaz, yeni ocak köşede pırıl pırıl duruyordu, fırından vanilyalı kek kokusu eve yayılmıştı.

Bak, pastacılık kursuna yazıldım! Nermin Hanım mutlulukla gülümsedi. Komşumuz Nilgün önerdi, hem Fransız bir ustadan ders alacağız!

Elif bir dilim pasta tattı. Krema ağızda eriyordu.

Anneciğim, harika olmuş. Ellerine sağlık.

…Boşanma kısa sürdü, uzatmadılar. Serkan küçük bir yardımın neden affedilmediğini anlamadı; Asuman, kendi birikimiyle tatile çıktı ya da çıkmadı, bu Elifin umrunda değildi.

Elif, annesinin yeni ocakta koşturmasına, neşesine bakıyordu. Akşam yavaşça inerken, önünde yeni bir hayat vardı yalan ve ihanet olmadan, güveni ve emeği harcanacak birileri olmadan.

Elif gülümsedi, kendine bir dilim pasta daha aldı. Hayat bazen en güzelini, huzuru kucaklayarak başlar. Güven, paylaşmak ve samimiyet olmadan hiçbir aile ayakta durmaz; doğruyu seçmek ise bazen en büyük hediyedir.

Rate article
Lifequest
Anneye Alınan Hediye: Marinanın Annesinin Doğum Günü İçin Yeni Fırın Hayali, Eşiyle Yaşanan Güven Kr…