Kaderini Bulacaksın, Acele Etmeye Gerek Yok: Her Şeyin Bir Vakti Var Polina’nın yıllardır sürdürdüğ…

Kaderini bulacaksın. Acele etmene gerek yok. Her şeyin bir vakti var.

Ekinin eski bir, biraz da tuhaf alışkanlığı vardı. Her yıl, Yılbaşından önce bir falcıya giderdi. İstanbulun kalabalık sokaklarında yaşadığı için, yeni bir falcı bulmak hiç de zor olmuyordu.

Ekin yalnızdı, hem de çok. Ne kadar efendi, iyi huylu bir gençle tanışmaya çalışsa da hepsi boşunaydı. Sanki tüm iyi kalpli adamlar çoktan kapanmış gibiydi

Bu yıl kaderini bulacaksın! dedi siyah gözlü falcı ciddiyetle, pırıl pırıl kristale bakarken.

Nerede? Nerede bulacağım onu? sabırsızca sordu Ekin. Her yıl aynı şeyi söylüyorlar. Yıllar geçiyor, ama ben hâlâ kaderimi bulamadım.

Sizi bana en güçlü falcı diye tavsiye ettiler. Şimdi bana kesin bir yer söyleyin! Yoksa öyle bir dedikodu yayarım ki tehdit etti Ekin.

Falcı içinden derin bir nefes aldı. Karşısındakinin kolay kolay peşini bırakmayacak bir deli olduğunu anladı. Eğer ona şimdi bir şey uydurmazsa, kız akşama kadar burada oturur, kaderini öğrenmek isteyenleri de bekletirdi.

Trende karşılaşacaksın! dedi, gözlerini kapatarak. Şimdi görüyorum Uzun boylu, sarışın ve çok yakışıklı bir adam. Gerçekten tam bir masal prensi

Vay canına! dedi heyecanla Ekin. Peki hangi tren? Ne zaman?

Yılbaşından hemen önce! dedi eğlenerek falcı. Git garı bul, kalbin hangi yöne bilet alacağını sana söyler

Çok teşekkür ederim! diye gülümsedi Ekin, gözleri parlayarak.

Falcının apartmanından çıkar çıkmaz bir taksiye atladı, Haydarpaşa Garına doğru yola koyuldu. Bileti nereden alacağını düşünerek tren gişesinin önünde heyecanı biraz sönmüştü. Kız, ekranda tren seferlerine dalgın dalgın bakıyordu Hangi bileti alsa, hangi trene binse hiç bilmiyordu.

Buyurun, ne istiyorsunuz! diye çıkıştı gişe görevlisi, Ekini dalgınlıktan çekip çıkardı.

İzmir Otuz Aralık. Kompartıman. dedi Ekin, sesini alçaltarak.

Hayali, kompartımanda oturmak, sıcak bir çay içerken aniden kapıdan beklediği adamın girmesiydi Ta ki, tren hareket edene kadar.

Eve döner dönmez Ekin telaşla bavulunu hazırlamaya başladı. O gece trenle gidecekti. Ne yapacağı, Yılbaşı gecesini bir başka şehirde nasıl geçireceği aklında yoktu. İstediği tek şey, falcının kehanetinin bir an önce gerçeğe dönüşmesiydi.

Kimseye lazım olmadığı hissi, yılın en acı günlerinde iyice ağırlaşırdı. Herkes ailesiyle alışverişte, yeni yıl sofrası kurma derdindeydi; hediyeler alınıp veriliyordu. Herkes, sadece o hariç

Saatler sonra Ekin, trenin kompartımanında elinde bir çay bardağı, tam da hayal ettiği gibi oturuyordu. Şimdi tek yapması gereken, kapı açılıp o prensin içeri girmesini beklemekti.

Selamlar! dedi yaşlı bir kadın, devasa valizini kompartımana yerleştirirken. İkinci yer neresi?

Şurası Ekin şaşkın gözlerle karşı koltuğu gösterdi. Emin misiniz? Sizin vagonunuz burası mı?

Eminim yavrum, eminim. gülümsedi kadın ve boş rafa oturdu.

Özür dilerim, geçebilir miyim? diye kekeledi Ekin. Nihayet yaptığı şeyin büyük bir saçmalık olduğunu fark etmeye başlamıştı. Lütfen, izin verin! Vazgeçtim gitmekten!

Dur bakalım, şu çantayı bir kaldırayım. dedi kadın, olanları anlamaya çalışmaksızın.

İşte Tren hareket etti. dedi Ekin derin bir iç çekişle. Artık ne yapacağız?

Hayırdır, birden ne oldu da gitmek istemedin? Bir şeyi mi unuttun? diye sordu kadın.

Ekin onun sorusunu duymamazlıktan geldi, pencereye döndü. Bilirdi ki kadıncağızın suçu yoktu, bütün bu belayı kendisi üzerine çekmişti.

Bu sırada Zehra Hanım, çantasından hâlâ sıcak böreklerini çıkardı, genç yolcusunu ikram etti.

Kızımda misafirlikteydim, dedi Ekine. Şimdi eve yetişeceğim, oğlumla gelini gelecekler, hep birlikte yılbaşını karşılayacağız.

Ne güzel Ben ise muhtemelen yeni yılı garın soğuk bekleme salonunda karşılayacağım. dedi Ekin hüzünle.

Laf lafı açtı, Ekin başından geçenleri yaşlı kadına anlatmaya sonunda cesaret buldu.

Ah akılsız kızım! Neden bu sahtekârlara koşuyorsun? dedi Zehra Hanım, sitemle. Kaderini bulacaksın. Acele etmene gerek yok. Her şeyin zamanı var

Ertesi gün Ekin, ilk kez gördüğü bir şehrin beton peronunda iniverdi. Yanındaki yol arkadaşına valizini taşımakta yardım etti, sonra ne yapacağını bilemeden durakladı.

Sağ ol, Ekin! Mutlu yıllar! dedi Zehra Hanım minnetle.

Size de diye gülümsedi Ekin, gözlerinde burukluk.

Kadıncağız, genç kıza nasıl teselli vereceğini bilemez halde baktı. Yılbaşı akşamını garın tekli koltuklarında geçirmek hiç hoş bir başlangıç olur muydu ki yeni yıla?

Ekin, hadi bana gel, dedi Zehra Hanım birden. Çam ağacımızı süsleriz, güzel bir sofra kurarız, birlikte kutlarız

Olmaz, hiç uygun değil diye şaşırdı Ekin.

Garın bankında oturmak mı daha uygun? gülümsedi yaşlı kadın. Hadi, naz yapma, karar verildi!

Ekin sonunda kadının davetini kabul etti. Zehra Hanım haklıydı. Dışarıda tipi başlamıştı, garın açık salonunda kalmanın hiçbir anlamı yoktu.

Mertle Zeynep çoktan eve varmış, dedi kadın gülerek.

Mert, annesini taksiyle geldiğini pencereden görmüştü. Asansör önünde bekliyordu; annesinin ağır valizini elinden almak için bir an önce çıktı.

Merhaba Mertim. Yanımda bir misafirim var, dedi Zehra Hanım Ekine bakarak. Eski dostumun kızı, Ekin. dedi göz kırparak.

Ne güzel! dedi Mert. Buyurun lütfen Ekin Hanım.

Ekin, uzun boylu yakışıklı sarışın Merte bakıp utandı. Tam da falda gördüklerinin aynısı Bir kez daha, kader sanki kendisiyle oyun oynuyordu.

Zeynep nerede anne? diye sordu Mert.

Oğlum, Zeynep artık yok, bir daha da olmayacak. Bunu konuşmak istemiyorum. Tamam mı? dedi Mert, gözleri dolarak.

Tamam kadın şaşkınca cevapladı.

Akşam, herkes sofrada eski yılı uğurlamaya oturdu.

Ekin Hanım, siz bizde fazla kalacak mısınız? dedi Mert, salata uzatarak.

Hayır Sabah dönerim, dedi Ekin, nedense üzgün bir sesle.

Burada, bu huzurlu evden ayrılmak Ekinin hiç istemediği bir şeydi aslında. Sanki yıllardır Zehra Hanımı ve Merti hep tanıyordu.

Nereye böyle acele ediyorsun? dedi Zehra Hanım şaşkınca. Ekin, biraz daha kal.

Aslında, kal Ekin. Bizim mükemmel bir buz patenimiz var, yarın akşam birlikte gidebiliriz. Şöyle hemen dönme, dedi Mert.

Tamam, ikna ettiniz beni, dedi Ekin. Seve seve kalırım.

Bir sonraki Yılbaşını artık dördü birlikte karşıladılar: Zehra Hanım, Mert, Ekin ve minik Arda

Siz Yılbaşı mucizelerine inanır mısınız?

Rate article
Lifequest
Kaderini Bulacaksın, Acele Etmeye Gerek Yok: Her Şeyin Bir Vakti Var Polina’nın yıllardır sürdürdüğ…