Onun Yanına Temiz Bir Başlangıç İçin Taşındım, Ama Sonunda Kendi Evimde Kanepeye Mahkûm Kaldım

Onun yanına taşındım, her şeyi sıfırdan başlatacağız sandım, sonuçta kendi evimde kanepede uyumaya başladım. Onunla birlikte yaşamaya evet dediğimde, birlikte bir hayat kuracağımıza gerçekten inanmıştım. Mahallemi, rutinlerimi, eşyalarımı bırakıp geldim. Sadece birkaç kıyafetim, hayallerim ve birlikte bir yuvamız olacak umudum vardı yanımda. O minicik bekar dairesinde oturuyordu ama şimdilik burada idare ederiz, sonra daha büyük bir yere çıkarız dedi. Ben de inandım tabii.

İlk aylarımız fena geçmedi. Birlikte uyuduk, mutfakta omuz omuza yemek pişirdik, akşamları dizilere sardık. Ev küçük mü? Küçüktü, ama bizimdi sonuçta. Ta ki bir gün elinde bir haberle çıkagelene kadar: annesi borca girmiş, kız kardeşi de evsiz kalmış. Birkaç gün idare ederiz, işleri yoluna koyunca giderler dedi. Ben de bencil görünmemek için kabul ettim.

Problemler tam burada başladı çünkü birkaç gün dediğimiz şey haftalara yayıldı. Yatak odası anında annesinin ve kız kardeşinin oldu, çünkü annem yaşlı, yatağa ihtiyacı varmış. Kız kardeşi dolabı ve banyoyu adeta karargâh ilan etti, evin hanesi sanki ona aitmiş gibi. Ben ise konuk gibi salondaki açılır koltuğa yerleştim. Başta geçecek bu, çözüm bulurlar dedim ama ne gelen var ne giden, konu bile açılmıyor. Her gece battaniyelerle yatağımı kurup sabah yine toplayıp yaşam alanını normal göstermeye çalışıyorum.

O rahatsızlıklar da peyderpey başladı tabii. Kendime ait bir köşem yok, eşyalarımın yerini unuttum, doğru dürüst dinlenecek köşe kalmadı. İşten perişan dönüyorum, köşeye çekilip kafamı dinleyemiyorum bile. Bir de annesi durmadan her şeye laf dizer oldu; nasıl yemek yapıyorum, nasıl giyiniyorum, eve kaçta geliyorum… Kız kardeşi desen, işsiz güçsüz yatıp kalkıyor, bulaşığını ortada bırakıyor. Bir tek ben misafir gibi hissetmeye başladım kendimi.

En çok canımı yakan neydi biliyor musun? Onun hiçbir şey yapmaması. Bir kez bile demedi ki: Benim hayat arkadaşımın da burada hakkı var. Ne duvar koydu, ne sınır çizdi. Aksine Sabret, anlayış göster, abartma deyip geçti. Bir akşam, yine yastığım kanepede sıkıntıdan katlanmışken, artık başka bir yol bulmamız gerektiğini, böyle misafir gibi uyuyamayacağımı söyledim. Burası annemin evi, bu benim ailem, sen de anlayış göster dedi. İşte o an merciğim düştü; ben bu listenin bir yerinde bile yokmuşum.

Annemi aradım ve büyüdüğüm eve geri döndüm. Arada hâlâ mesaj atıyor, Beraber oluruz ama aynı evde yaşamak şart değil diyor Ben de ne yapacağımı hala çözebilmiş değilim doğrusu.

Rate article
Lifequest
Onun Yanına Temiz Bir Başlangıç İçin Taşındım, Ama Sonunda Kendi Evimde Kanepeye Mahkûm Kaldım