Kızım, çocuğunu dizine oturt, şöyle güvenle kucakla

Hanımefendi, çocuğunuzu kucağınıza alın, diye sertçe seslendi bana, ellili yaşlarda, iri yapılı bir kadın. Oysa ben oğlum için otobüste ayrı bir koltuk satın almıştım ve koltuk için tam 2700 TL ödedim.

O gün Emiri babaannesinin evine götürüyordum. Bizim ailede Emir beş yaşında olmasına rağmen, herkes onu ilkokul öğrencisi gibi görür, hep büyük gibi davranırlar. Bu yüzden ona her zaman ayrı bir koltuk alırız, çünkü hem uslu duruyor hem de iri yapılı olduğu için kucağımda taşımam gerçekten zor. Hem ikimiz rahatsız olurduk, hem de oğlum başka yolculara ayakkabılarıyla temas edebilirdi kucağımda otursa. O yüzden Emir’in kendi koltuğunda oturması, herkes için daha rahat.

O gün Emir cam kenarında, ben ise yanında oturuyordum. Otobüsün ön tarafında yerimizi almıştık, çünkü diğer yolculardan önce inecektik. Şoföre de oğlum için koltuk satın aldığımı belirttim, kimseyi o koltuğa oturtmasın diye.

İstanbuldan çıkıp yola koyulduk. Bir anda otobüs yol kenarında durdu; kilolu bir kadın bekliyordu. Arka sıralarda boş koltuklar olmasına rağmen, şoför kadını aldı. Kadın otobüse binerken, neredeyse otobüs sallandı; yolcular şaşkınlık içinde onu izledi. Kapı kapandıktan sonra şoför içini çekti ve yola devam etti, kadın ise ön koltuklara doğru ilerledi.

Genç kız, çocuğunu kucağına al, diye tekrar sert çıktı. Ona oğlum için koltuk aldığımı ve onu kucağıma oturtmayacağımı sakin bir şekilde açıkladım. Şoför de bana destek oldu, Dilerseniz ön tarafta başka boş koltuklar var, dedi. Kadın ise kabaca Bana pencere kenarı koltuk verilmeli, siz yer değiştirin, ben hep burada otururum, diye tersledi.

Koltuğumu vermedim, otobüs hızlanmaya başladıkça kadın hala bizim yanımızda dikiliyordu, arkalara gitmek niyeti yoktu. Sinirden içim içimi yiyordu ama oğlumun yanında bir kavga çıkarmak istemiyordum. Emir’le sohbet etmeye başladım, kadını görmezden gelerek. Kadın benim sakinliğime daha da sinirlendi, bağırarak, Çabuk çocuğu kenara çek de oturayım! Anlamıyor musun? dedi. Ben ise aynı sakinlikle, Yeri vermiyorum, oğlum zaten büyük ve koltuğunu aldım. Önce biz bindik, koltuklarımızı seçtik. Burada numaralı bilet yok, dedim.

Şoför hiç ilgilenmeden yola devam etti, belli ki böyle durumlara alışık biri. Yolcular başta duruma aldırmadı; kimisi kulaklık takmış, kimi uyuyordu. Zamanla birkaç yolcu, Abla, arka tarafta boş koltuk var, geçin lütfen, Evinde değilsin, bağırma, diyerek kadına akıl vermeye başladı. Kadın ise sırf inat yapıp Ben arka tarafa geçemem, kiloma göre zor olur, diyerek bizim koltuğumuzdan vazgeçmedi.

Otobüste gerginlik büyüdü, herkes birbiriyle bakışıyordu. Sonra en beklenmedik şey oldu; şoför aracı durdurdu, direksiyonun başından indi, kabine gelip kadının torbalarını kapıdan dışarı attı, sonra kadını nazik ama kararlı bir şekilde indirdi. Kadın şaşkın ve öfkeli halde ne olduğunu anlayamadan otobüs yoluna devam etti.

Kabinde bir sessizlik hâkim oldu. Hepimiz aramızda topladığımız parayı şoföre verdik, kadının bilet parasını telafi ettik. Varınca şoföre parayı verdik, adam öyle mutluydu ki, bir daha o kadını otobüsüne almayacağını söyledi; çünkü her yolculukta insanlarla kavga çıkarıyormuş.

Rate article
Lifequest
Kızım, çocuğunu dizine oturt, şöyle güvenle kucakla