İkram dolu torbalarımı kaptım, hakkımda ne düşünmek isterseniz düşünün!

Büyük bir ailenin en büyük ablasıydım. Herkesi besliyor, ilgileniyor, kreşe ve okula götürüyordum. Ailem bana bunu isteyip istemediğimi hiç sormadı, böyleydi işte.

Neredeyse hiç arkadaşım olmadı, çünkü onlarla buluşacak vaktim yoktu. Yaşıtlarım benimle dalga geçerdi, çocukların altını silmekten başka bir şey bilmediğimi söylerlerdi. Çok kırılır, çoğu kez ağlardım. Babam bunu görünce kemeriyle döverdi. Kafandaki pisliği temizliyorum derdi.

Çocukluğum olmadı. 9. sınıfı bitirince, beni ilçedeki meslek lisesine gönderdiler. Seçimi ailem yaptı, ileride tüm aile iyi doysun diye aşçılık okumam gerektiğine karar verdiler.

Üç yıl sonra bir pastanede iş buldum. Babam oradan yiyecek çalmamı istedi, ama kabul etmedim. Annem bencillikle suçladı, herkesin benim yüzümden aç kaldığını söyledi. İlk maaşımı da elimden aldılar. İkinci maaşımı alınca kaçtım, ilk bulduğum trene atladım. Nereye gittiğimin önemi yoktu, yeter ki bu cehennemden uzaklaşabileyim. Eğer kalsaydım, hayatımı mahvedeceğimi biliyordum.

Evet, zordu; ama ailemin kölesi olmak daha zordu. Ne pahasına olursa olsun, kendi yolumda yürümeye karar verdim. Önce zeminleri sildim, sonra yeri süpürdüm, bulaşıkçı oldum, ancak ondan sonra mutfağa girebildim.

Maaşım birkaç kat artsa da biriktiriyordum. Her kuruşu bir kumbara kutusuna atıyordum. Kendi evimi hayal ediyordum; tek hâkim ben olacağım, sadece bana ait bir yer. Bütün bu zaman boyunca yaşlı anneannemle yaşadım. Benden sembolik bir kira alırdı, ben de ev işlerinde ona yardım ederdim. O yaşlı kadın, ailemin yerine geçmişti. Her iş çıkışında beni şifalı bitki çayıyla ve ev yapımı böreklerle karşılardı. O anlarda dünyanın en mutlu insanı olurdum.

Bir süre sonra, gelecekteki eşimle tanıştım. Düğün yapmadık, sadece gidip imzamızı attık. Sonra onun ailesinin evine taşındım. Birkaç ay sonra bir kızımız, ardından bir oğlumuz oldu.

Bu defa, ailemi rüyamda görmeye başladım. Eşimle konuştuk, birlikte onları ziyarete gitmeye karar verdik. Poşet dolusu hediyeler aldım, içimi umutla doldurdum. Beni görünce bana hakaret etmeye, yumruk sallamaya başladılar. Kardeşlerim alkolikti, kız kardeşim de kendini bırakmıştı.

Annemle babamın, yanımda başkalarının olduğunu fark ettikleri bile olmadı. Torunlarına bakmadılar bile, kapıyı suratımıza kapattılar. Belki bana küçük hesaplı dersiniz ama o anda arkamı döndüm ve çıktım. Otelleri de kendime aldım, bir daha asla geri dönmedim. Cenazelerine bile gitmem.

Rate article
Lifequest
İkram dolu torbalarımı kaptım, hakkımda ne düşünmek isterseniz düşünün!