Ailem, ablam için yeni bir daire aldı, bana ise kendi evlerini verdiler. İşlemleri resmileştirmek isteyince ailemde istenmeyen kişi oldum.

Uzun yıllar boyunca, annemle babamla ve ablamla hiç konuşmadım. Çok eskiden içimde yer eden bir acı vardı: Sevilmeyen bir evlat olduğumu anlamıştım. Onların yaklaşımı hep her şey birine, diğerine hiçbir şey gibiydi. Bu hikâyenin kahramanı Binnazdı. O günleri hatırladıkça hâlâ içimde ince bir sızı hissederim. Binnaz, on yedi yaşındayken ablası Feriha evlenmiş ve kısa bir süre sonra hamile kalmıştı. Ailemiz o sıralar genç ve varlıklıydı, ablama iki odalı bir daire hediye ettiler. Sadece evi vermekle kalmadılar; baştan sona tadilat yapıp yeni eşyalarla döşediler.

Binnaz, kendini eksik hissedip cesaretini toplayarak bir gün sordu: Benim de bir evim olabilir mi? Fakat annesiyle babası hemen reddettiler: Daha üniversitedesin, zamanı gelince, aile kurmaya hazır olunca konuşuruz dediler. Birkaç yıl geçti, Binnaz yirmi iki yaşına geldi, üniversiteden mezun oldu. Evlilik gibi bir planı olmasa da ailesinden bağımsız yaşamak istiyordu. Bir kez daha ayni konuyu açtığında, ailenin maddi durumu çok değişmişti. Eskisi gibi işleri iyi gitmiyordu.

Biz bu dünyadan gidince, bu daire senin olacak, dediler ona. Ablanınkinden daha güzel, üç odası var, değeri de daha yüksek. Şimdilik birlikte oturalım, yaşlanınca da bize bakarsın. Binnaz bu sözleri düşünürken içinden Bu söz nasıl resmiyete dökülür ki? Sonuçta, ablam da mirasçı sayılır, onun da hakkı olur diye geçirdi. Netlik kazanmak umuduyla yine sordu: Bu evi kendi adıma geçireyim mi? Ablam da hakkını ister mi, ne dersiniz? Zaten onun bir evi var, neden bir tane daha istesin ki? Fakat Binnaz kalbinin derinliklerinde şunu biliyordu: İnsana hiçbir zaman fazla evin zararı olmaz.

Zaman geçtikçe ailesinin ablasına olan düşkünlüğünü fark etmiş, her davranışlarında bunu görmüştü. O yıllarda ablasının kocası maddi sıkıntıya girmiş, ailesi de güçleri nispetinde hep ablasının yanında olmuştu. Fakat Binnaz, annesiyle babasından aynı ilgiyi, aynı desteği asla görememişti.

O günden beri on yıl geçti. Hâlâ ailesiyle arası kapalı. Evi kendi adına almak isteyince ailesi gururuna dokunmuş, Biz böyle bir şey yapmayız demişlerdi. Sonunda Binnaz apartman dairesi kiralayıp tek başına yaşamaya başladı. O günden sonra ailesi bir daha Binnazı aramaya, halini hatrını sormaya hiç kalkışmadı. Bugünlerde ise yalnızca kendisine güveniyor, hayatını kendi başına kurduğu o yılları hüzünle anımsıyor.

Rate article
Lifequest
Ailem, ablam için yeni bir daire aldı, bana ise kendi evlerini verdiler. İşlemleri resmileştirmek isteyince ailemde istenmeyen kişi oldum.